KORKMAYIN… CESARETİNİZİ TEST EDİYORLAR

KORKMAYIN… CESARETİNİZİ TEST EDİYORLAR
Öncelikle namaz kılanların üzerine ateş açanlarla uzlaşma olmayacağını bilmeliyiz, bunların insani tek özelliği suretleridir. İnsan suretinde yaratılmış mahluklarla uzlaşma olmaz, domuzla uzlaşma yapmak abestir, suretlerine aldanmayın, tabiatları en vahşi hayvandan daha kötüdür. Dayanın, ne kadar hayvan, ne kadar alçak, ne kadar vicdansız olduklarını göreceksiniz, tüm maskeler düşecek, tüm suretler ve siretler çıplak şekilde görülecek, ümmetin ve dünyanın buna ihtiyacı var.
Korkmayın… Cesaretinizi test ediyorlar, dönüm noktası tam olarak burasıdır, cesaret testini geçmelisiniz, cesaretsiz yüz milyon insan, cesaretli yüz insan kadar güçlü değildir. Hiçbir mücadele, cesaret testinden geçmeden netice alamaz, hiçbir mücadele dirayet (dayanıklılık) testinden geçmeden zafer kazanamaz, korkmayın, tereddüt etmeyin, geri çekilmeyin.
Zannetmeyin ki sadece siz cesaret testinden geçiyorsunuz, aynı zamanda onlar da cesaret testinden geçiyorlar, mücadelenin bu safhası, imandan kaynaklanan cesaret ve dirayetin temerküz ve tecessüm ettiği yerdir. Burada başka bir şey kalmaz, başka bir şeye dayanılmaz, başka bir kaynak aranmaz. Sabredenlerin diğerlerinden ayrıldığı safhadasınız, Cenab-ı Allah Azze ve Celle halinize tebessümle bakıyor, muhtemeldir ki kullarının arasından “vaadini gerçekleştiren” yiğitleri meleklerine gösteriyor ve “Onlar benim sevgili kullarımdır, bana karşı taahhütlerini yerine getiriyorlar” diye buyuruyor. Hz. Resul-i Kibriya Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz içinizden komşularını seçiyor, geride kalmayın, tereddüt etmeyin, korkmayın, bu “ihsan” her zaman elinize geçmez.
Cennet ayaklarınızın altında, sanmayın ki uzakta, sanmayın ki erişilmez. Cennet ehli kollarını açtı yeni komşularını bekliyor, ne kadar azizsiniz, ne kadar kutlusunuz, ne kadar büyüksünüz. Cennet ehli size komşu olmak için sıraya giriyordur, ah, nasıl karşılanacağınızı bir bilseniz, nükleer silahın üzerine yürürsünüz. Sanmayın Kahire’nin meydanlarındasınız, cennet bahçesindesiniz, sanmayın Kahire’nin sokaklarındasınız, cennet ehlinin sizi karşılamak için açtığı koridorlardasınız.
Kahire, nurlu belde, cennet oldun bugün. Cennet ehlinin bulunduğu yer cennettir, dünyanın cenneti, cennet ehlinin ikamet ettiği yerdir. Kahire, her kapın cennete açılıyor bugün, her cadden cennete uzanıyor. Üzerine bu kadar nur yağdığına şahit oldun mu hiç, hiç bu kadar rahmet inmiş miydi üzerine? Daha susuzluk çekmezsin, şehit kanını içen toprak, susuzluk çeker misin bundan sonra? Allah’ım o şehitlerin şefaatini tüm Mısır’a, tüm ümmete yetecek kadar bereketlendir.
*
Mısır’ın yiğit evlatları… Belli merkezlere seçilmiş Allahsız askerleri yerleştirmelerine aldanmayın, ordu üzerinize yürüyemez. Yer yer böyle hadiseler olur ama ordu blok halinde üzerinize gelemez, tüm halkı katletmeyi göze alamaz, almaz. Bunlar taktik manevralardır, bunlar cesaret testidir, bunlar son çırpınışlarıdır.
Dayanın… Travesti generalin ayaklarınızın altına atılmasına az kaldı, Cumhurbaşkanlığı makamına oturan alçağın kaçmasına ramak kaldı. Onlar dayanamaz, onlar cesaret edemez, onlar iman edemez, onlar “yürüyen leşlerdir”, korkmayın zombilerden. Sonuna geldiniz, burası bırakılacak, kaçacak, tereddüt edilecek yer değil. Bilin ki cennetin kapısını çalıyorsunuz, dönmeyin, kapı açılmak üzere, vazgeçmeyin.
Hüzünlenmeyin, ümmeti hüzünlendirmeyin, bu gün vuslat günü, kollarını açmış tebessümle size bakan Hz. Resul-i Ekrem Aleyhisselatü Vesselamı bekletmeyin. Bu gün o gün, bu gün değilse hiçbir gün… Bırakın dünyayı, bırakın Avrupa’yı, bırakın ABD’yi, siz başka alemlerin çocuklarısınız… Başka alemlerden geldiniz, bu aşağıların aşağısına vazifeli indiniz, gün, o vazifenizi yapma günü… Gün, Allah’a yürüme günü…
*
Kahire’de bu gün, “ölmeden ölenlerle”, “ölüp de ölmeyenlerin” hasat vakti.

“KORKMAYIN… CESARETİNİZİ TEST EDİYORLAR” için bir yanıt

  1. Allah’ım o şehitlerin şefaatini tüm Mısır’a, tüm ümmete yetecek kadar bereketlendir.

    AMİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir