Manzum ve Mahzun- Şimdi Sen Olsan…

Şimdi sen olsan!
Kor aleve, kır çiçeğine dönerdi içimdeki buz-ayaz. Yoksun kelimesizim.
Sazımın teli kırık, gönlümün dili buruk. Her saat başında içimde öten o ses:
Ayrılık,
ah ayrılık,
ayrılık…Dekoratif-Ahsap-Ayna-El-Oymasi-Ahsap__57055384_0

Şimdi sen olsan! Gök açılsa, yıldızlar hârelense, ben sonsuz bir şubata boyun bükmesem. Oyunsuz kalmış bir çocuk gibi içlenmesem, şarkılar seni söylemese… Sen şarkılar söylesen. Sen şarkı söylesen sebebim çarelense…
Keder neymiş anlardım.
Beni unutmadın biliyorum, ama yoksun, onu da..

Şimdi sen olsan!
Bir kelebeğin kanadında tutunduğumuz dünya yeniden dönse. Çocukların gülüşlerini bir avuç şekere satın alsak. O gülücükleri bütün umutsuzlara serpelesek. Onlardan yeni gülücükler edinsek. Tebessüm ticareti yapsak. Zarardan kâr ederdik. Kendimizi tekrar ederdik. Yeniden dünyaya gelir, yeniden ölesiye yaşardık. Doyasıya güler, kıyasıya ağlardık.
Yoksun fakat. Ücreti ödenmeyecek gözyaşlarım var.
Alacağın olsun, karşılığın var..

Şimdi sen olsan!
Bir nihavend, geceyi laciverte bulasa. Kalbine ayna tutsam, orada kendimi bulsam.
Kendimi ortada bulsam, kendimle kalakalsam. Çalakalem söylesen adımı, harcıâlem sevinsek.
Ama sevinmek için herkesten farklı sebeplerimiz olsa, kimse bilmese, anlamasa…
Sen anlardın.
Bizans’ı yalanlardın.
Roma’yı ve Mısır’ı haritaya katmadan eski bir yenilik tasarlardık.
Geçer karşısına, susardık. Bu bile yeterdi.
Fakat yoksun.
Otobüs duraklarından ebemkuşağı geçmiyor.
Hiçbir acı eskimiyor, hiçbir yara iyileşmiyor.
Hiçbir hikâye mutlu sonla bitmiyor.

Şimdi sen olsan!
Ben böyle ben olmazdım.
Kimbilir…
Kader neymiş, belki anlardım.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir