Medeniyet Akademisi Başkanımızın, CHP yöneticilerini şikayeti ile ilgili “Basın Açıklaması”

BASIN AÇIKLAMASI

*Vatan, millet, devlet unsurlarını ihtiva eden, bunların üçünü birden ve birlikte muhafaza eden “Kıymetler Birliği” şiarımız vardır.
*Devleti; yasama, yürütme, yargı unsurları teşkil eder; bunlar “Kuvvetler Ayrılığı” şiarıyla ifade ve tanzim edilmiştir.
*“Kuvvetler Ayrılığı” şiarı, “Kıymetler Birliği” şiarıyla birlikte tatbik edilmezse, birbirinden bağımsızlaştırılmış olan yasama, yürütme, yargı kuvvetleri, temel kıymetlerimiz olan vatan, millet ve devleti birbirinden ayrıştırır.
*Devletteki üç kuvvet, hem ayrı ayrı hem de işbirliği yaparak “Kıymetler Birliği” şiarını tesis ve muhafaza etmekle vazifelidir. Temel kıymetlerimiz olan vatan, millet ve devletin veya bunlardan herhangi birinin tehlikeye düşmesi ve beka meselesiyle karşılaşması halinde, “Kıymetler Birliği” şiarının muhafazası için tüm millet mensupları ve devlet kuruluşları işbirliği içinde çalışmakla mükelleftir.

***

*Sadece yürütmenin (iktidarın), diktatörleşme temayülüne sahip olduğu konuşulur, buna mukabil seçim yoluyla iktidar olma ümit ve ihtimali kalmayan muhalefetin darbe temayülüne sahip olduğu, birçok misaline rağmen konuşulmaz.
*“Kuvvetler Ayrılığı” şiarı gereğince iktidarlar sınırlandırılmış ve denetlenmiştir fakat ülkemizdeki siyasi kültür, muhalefetin denetlenmesi ve sınırlandırılması konusunu gündem yapmamıştır. Oysa iktidarın diktatörleşme tehlikesi ile muhalefetin darbeleri destekleme tehlikesi eşit derecede vahimdir.
*Hiçbir darbe teşebbüsü, hükumetin gayrimeşru olduğu zannını halkın zihni evreninde oluşturmadan başarılı olamaz. 15 Temmuz darbe teşebbüsünün başarılı olamamasının temel sebebi de budur, halk; mevcut hükumeti meşru görmüş ve itimat etmiş, ona karşı darbe teşebbüsünü ise terör olarak kabul etmiş ve namlunun üzerine yürüyecek bir cesaretle mukavemet etmiştir.
*Darbelerin hazırlık safhası, hükumetin gayrimeşru olduğu iddiasının yaygınlaştırılması ve ülkede kaos şartlarının oluşturulmasıdır. Hiçbir muhalefet partisinin; darbenin hazırlık safhasını oluşturmaya matuf beyanda bulunmak ve faaliyet yapmak hakkı ve hürriyeti yoktur.

***
*CHP, tek parti döneminden kalan mutlak hakimiyetini unutamamış ama 1950 yılında başlayan çok partili serbest seçimlerden sonra iktidar olamamıştır. Mutlak hakimiyetini kaybeden CHP, 1950 yılından itibaren mutlak hürriyet sahibi olduğu vehmini sürdürmüştür.
*CHP, 1960 darbesi, 28 Şubat darbesi, 27 Nisan e-muhtırasını desteklemiştir. Hala 1950 darbesini “devrim” olarak nitelendirmekten kaçınmamaktadır.
*Türkiye Cumhuriyeti tarihi on yılda bir darbelerin yapıldığı ve on yılda bir darbelerin beklendiği bir siyasi kültür oluşturmuştur. Seçimle iktidar olma ümidini kaybeden ana muhalefet partisi, zihninin bir tarafında darbe fikrini sürekli canlı tutmuş, darbe ihtimalinin kuvvet kazandığı her dönemde siyasi ve içtimai altyapının oluşması için katkı sağlamıştır.

***
*15 Temmuz darbe teşebbüsüne açıktan destek vermeyen CHP, sonraki süreçte destek vermediğine pişman olduğu kanaatini oluşturacak beyanatlar vermekte ve faaliyetler yürütmektedir.
*15 Temmuz darbe teşebbüsünün, “kontrollü darbe” olduğu iddiasını ileri süren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; darbe teşebbüsünde bulunan Fetö’yü meşrulaştırmak ve hükumeti gayrimeşru ilan etmek çabasındadır.
*Sayın Cumhurbaşkanının ve hükumetin 20 Temmuzda ilan ettiği olağanüstü hal için “darbe yaptılar” iddiasında bulunan Sayın Kılıçdaroğlu, mevcut iktidarın gayrimeşru bir darbe hükumeti olduğunu söyleyerek, 15 Temmuzdaki darbe teşebbüsüne karşı her şeyiyle mücadele eden milleti, isyana teşvik ve tahrik etmektedir.
*Milletimiz, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı, dünyanın gıpta ettiği bir kahramanlıkla mücadele vermiştir. Artık bu ülkede darbe yapmanın çok zor olduğu ve halkı ikna etmeden hiçbir şey yapılamayacağı anlaşılmıştır. Bu gelişmeleri gören CHP yöneticileri; hükumetin Anayasal bir müessese olan OLAĞANÜSTÜ HAL ilanının “darbe” olduğunu iddia etmekte ve gayrimeşru hükumet vehmini oluşturarak millete isyan çağrısı yapmaktadır.
*Hükumetin 20 Temmuzda darbe yaptığını iddia etmekle adalet yürütüşü yapmak; gayrimeşru olduğunu iddia ettiği iktidara karşı isyan hareketini başlatmaktır. Darbe hükumeti olduğu iddiası ile adalet talebi birbirini desteklemekte, böylece darbenin altyapısı ve hazırlık safhası oluşturulmaya çalışılmaktadır.

***
*Bu meseleleri ve daha birçok meseleyi, 37 sayfalık bir şikayet dilekçesinde teferruatıyla izah ettik. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MKYK ve PM (Parti Meclisi) üyelerini, darbeye teşebbüs suçu dahil toplam on suçtan savcılığa şikayet ettik.
*Şikayet dilekçemizi; 07.07.2017 tarihinde K.Maraş Cumhuriyet Başsavcılığına, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere verdik.

***
*Adalet; sadece kişinin lehine olan menfaatlerin değil, hem lehine hem de aleyhine olan hukuk hükümlerinin tatbik edilmesidir. Sayın Kılıçdaroğlu adalet talebinde samimiyse, önce yargı önüne çıkmalı, milletvekilliği dokunulmazlığına iltica etmemeli, yargıda aklandıktan sonra lehine olan hükümlerin tatbikini talep etmelidir.
*Adalet arıyoruz fakat biz adaleti, adalet mercilerinde arıyoruz.
*Tüm halkımızı, aynı şikayet dilekçesini kendi isimlerini yazarak bulundukları şehrin Cumhuriyet Başsavcılığına vermeye, şikayet ve ihbarda bulunmaya davet ediyoruz. 08.07.2017

AVUKAT HAKİ DEMİR
MEDENİYET AKADEMİSİ BAŞKANI

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir