Mevcut matematik, sıfır ile bir arasına sıkışmıştır

*Mevcut matematik, sıfır ile bir arasına sıkışmıştır

(Not: Bu yazı, “Riyaziye-1-Yeniden Riyaziye” isimli kitabımızdan nakledilmiştir)

Batının bizden yarım olarak aldığı ve tam muamelesi yaptığı riyaziye, matematik haline geldikten sonra, eksikliği görülemediği için, sıfır ile bir arasına sıkıştırılmıştır. Riyaziyenin ufku, sıfır ile bir arasındaki sahadan ibaret değildi, ikmal edilemediği için orada kalmıştı.
Riyaziye tecrit ve terkip güzergahını ikmal, ufkunu tespit, mevzu haritasını teşkil etmediği için, bugünkü matematiğin eksikliğini izah etmek zordur. Batının bunu idrak ve izah etmesi ise zaten beklenmezdi.
Batı, “bir”den sonraki sayılara toplama yoluyla ulaştığı için, “bir matematiğine” mahkum oldu, bu sebeple de sıfır ile bir arasında sıkıştı. Bu sıkışmanın en bariz alameti, bilgisayar dilini sıfır ile bire, bu ikisinin arasına hapsetmesidir. Bugünkü teknoloji, sıfır ile bir arasındaki sahanın teknolojisidir, eğer “iki” sayısı keşfedilebilirse, mevcut teknoloji ikiye katlanmayacak, onlarca katına ulaşacaktır.
*
Mevcut matematik, riyaziyeyi devralırken, riyaziyenin temelindeki izahları idrak edemedi. Sıfır ile biri izah edemediği için, naklettiği riyaziyeyi tam zannetti. Felsefi mecra, nihayetinde materyalizmde karar kıldı, bugünkü batıyı, batının varlık, insan, hayat ve bunları izah eden bilgi (ve ilim) telakkisini, materyalizm üzerine bina etti. Materyalizm, maddeye mutlak varlık muamelesi yaptı, mutlak varlık kabul edince maddenin ezeli ve ebedi olduğuna iman etti. Maddeyi, ezeli ve ebedi vasıflarla mutlak varlık kabul etmek, sıfırın reddidir.

Materyalist temelli matematik telakki, sıfır ile ilgili her ne söylerse söylesin sıfır kıymetindedir. Materyalizm vaki ise sıfır yoktur, buna rağmen sıfırdan bahsetmek, muhayyel bir sahtekarlıktır. Ne var ki sıfır olmadan matematik olmaz, kurulamaz, kullanılamaz. Materyalist felsefenin ufkunun ne kadar dar olduğunu gösteren bu misal, yalnız başına materyalizmin iflasını ilan etmeye kafidir.
“Matematik-1-Matematik ve Varlık” isimli eserimizde, mevcut matematiğin muhayyel hale geldiği iddiamızın bir delili de budur. Materyalizm, hem sıfırı izah edememekte hem de sıfırsız bir matematik kuramamaktadır. Bunun ikisi birden vaki ise, adı sahtekarlıktır, bunu felsefeyle yapıyor olmak neticeyi değiştirmez, olsa olsa felsefi sahtekarlık olur.
Materyalist bilim telakkisinin mütemmimi haline getirilen matematik, sıfırı izah edemediği, edemeyeceği için, aslında sıfır ile bir arasına değil, bir ile bir arasına mahkumdur. Yani, bir bölü sonsuz (bir/sonsuz) ile bir arasına hapsolmuştur. Sıfırı kabul edişi ve kullanışı ise, matematik bir telakki olmayıp, matematik işlem kolaylığından ibarettir. Bu sebeple riyaziyenin, kendi bilgi sahasının bidayetini sıfır olarak tespit etmesi, materyalist matematik için bir anlam ifade etmez, bu ihtimalde materyalist matematik, bidayetini bir/sonsuz olarak tespit etmiştir. Matematiğin diliyle ifade etmek gerekirse, her rasyonel sayı, aynı zamanda tabii sayıdır. Mevcut matematik bu hükmü bugün için kabul etmekte zorlansa da, varlık yekunu (kainat) bunu teyit etmektedir. Zira “saf bir”, mevcut matematik tarafından keşfedilememiştir. Öyleyse birlerin her biri, bir terkip denklemidir ve sayısız birin terkibi ile ortaya çıkmıştır. Mesela “bir insan”; “bir” kalb, “bir” ciğer, “bir” mide, iki adet “bir” göz ila ahir uzuvlardan terkip olmuştur. Ve varlık aleminde rasyonel sayı yoktur, hiçbir şeyin yarısı (1/2) yoktur, sadece farklı sayılardaki birlerin terkibi mevcuttur. Hal böyle olunca, materyalist matematik, bir ile birin arasında, yani birler aleminde sıkışmış demektir.
Bir ile bir arasına sıkışmak ne demek, böyle şey olur mu? Bir ile bir arasına sıkışmak mümkündür ve adı materyalizmdir. Çünkü materyalizm, maddeyi sonsuz kabul edince, bidayeti ve nihayeti olmayan birler alemine mahkum ediyor. Kainattaki varlık adedinin çokluğu, o çokluk içindeki “bir”lerle meşgul olmayı mümkün hale getiriyor.
Birler evrenine sıkışan mevcut matematik, kendi bünyesine dönük olarak büyük keşifler yapamaz. Bu sebeple riyaziyenin eksik hali olan mevcut matematik, kendini tamamlayamaz. Birler evrenine takılan matematik, riyazi tasavvurun zenginliğine, riyazi idrakin derinliğine, riyazi tecridin ufkuna, riyazi terkibin irtifaına ulaşamaz. “Birler evreni” riyazi tasavvurun hacmine çok dar gelir. Bu sebeple mevcut matematik üzerinde çalışarak, matematik biliminin inkişaf, inşa ve ikmalini gerçekleştirmek muhaldir.
“Birler evreni” çok dardır, o kadar dar bir ufukta sıkışan tefekkürün büyük hamleler gerçekleştirmesi beklenmemelidir. “Birler evreninin” ufkunu geniş görenler, başka ufuktan haberi olmayan veya o ufkun ötesinde bir saha olmayacağına iman eden sığ idrak sahiplerinin iddiasıdır.
*
Sıfır sayı değildir, doğal sayı hiç değildir. Mevcut (materyalist) matematiğin sıfırı doğal sayı kabul etmesi, sıfır meselesinde içine düştüğü derin çelişkiden kurtulmanın ucuz bir manevrasıdır. Sayı nazariyesi, sıfırın sayı olduğunu hiçbir şartta ispatlayamaz, tüm ispat teklifleri matematik bir manevradır ve hiçbir temele dayanmaz.
Sıfırı doğal sayı kabul etmek, mevcut matematiğin ve onun içinde bulunduğu materyalist bilim telakkisinin sıfırı idrak ve izah edememesindendir. Sıfırı batı keşfetmediği için, idrak etmesi de beklenmemelidir. Fakat sıfırsız bir matematik inşa edilemeyeceğini bedahet olarak gördükleri, onu da idrak edemedikleri için, doğal sayı olarak “kabul” etmekte, böylece idrak ve izah derdinden kurtulduklarını zannetmektedirler. Buna itiraz eden olmadığı için de, keyifleri yerindedir.
Batının matematik (aslında riyaziye) üzerinde yaptığı büyük operasyonlardan birisi sıfır mefhumundadır. Materyalizm, sıfırı doğal sayı kabul ederek, kendi felsefi altyapısını inşa etmiştir. Sıfırın sayı olmadığını kabul ettiği andan itibaren mevcut matematik ve materyalizm iflas eder. Sıfır mefhumu bu kadar mühim bir meseledir, materyalizmin (ve mevcut matematiğin) bu kadar mühim bir meseleyi sessiz sedasız halletmiş olması, batının felsefi ve ilmi sahtekarlıkta nerelere kadar gidebileceğini göstermesi bakımından ibret vericidir. Gerçekte halletmiş midir? Tabii ki hayır… Problem ortada durmakta, sadece dünya bu derinlikte idrak istidadına sahip olamadığı için batının sahtekarlığı “gerçek” olarak görülmektedir. Dünya batının epistemolojik işgaline maruz kaldığı son birkaç asırdan beri bu derinlikte idrak ve bu irtifada tecrit maharetini kaybetti ama Müslümanlar kadim müktesebatına sadık olsalar ve onu anlasalardı bu sahtekarlığa itibar etmeyeceklerdi.
Artık yeniden İslam çağı başlıyor, ilimler yeniden tasnif edilecek, yeni ilimler kurulacak, eksik kalan ilimler ikmal edilecek. Öyleyse rahatlıkla ilan edebiliriz ki, batının tüm sahtekarlıkları bitmiş, ilim üzerindeki “bilim” tasallutu kalkmaya başlamıştır.
*
Mevcut matematiğin “birler evrenine” demir atması, materyalist temelli bilim telakkisiyle uyum içindedir. Materyalist temelli matematiğin sıfırı sayı kabul edip, onu varlık alemine dahil etmesi, temelde sahtekarlık olsa da, materyalist bilim telakkisine uygundur. Buradaki problem, matematik problem olmaktan ibaret değil, daha derinde, temellerde bir probleme işaret eder. Felsefi anlamda materyalizmin tabiatındaki tenakuz, ilmi anlamda pozitif bilim anlayışının mahiyetindeki tenakuz, nihayet matematiğin esasındaki tenakuz olmak üzere, temelden teferruata kadar bir seri problemi delillendirir. Buradan da anlaşılmalıdır ki, batının dünyaya “objektif bilim” veya “evrensel değerler” gibi “muhkem” zannederek pazarladığı hiçbir şey, içinden doğduğu kültür ikliminden ve o kültür ikliminde yeşeren dünya görüşünden müstakil değildir. Zira matematikteki sıfır mefhumunu sayı olmaktan çıkardığı andan itibaren, önce matematik çöker, sonra matematiğin içinde bulunduğu pozitif bilim mecrası çöker, sonra pozitif bilim mecrasının içinde bulunduğu materyalist felsefe çöker.

Share Button

Mevcut matematik, sıfır ile bir arasına sıkışmıştır” üzerine bir düşünce

  1. Metin Acıpayam ve Haki Demir’in yazılarından oldukça istifade ediyoruz. Fikir teknesi platformu olarak ülkenin gündemine acilen yerleşmeniz gerekiyor. Fikirsiz ve seviyesiz zamanda kendinizi fikrinizle ortaya koymanız ne büyük bir iş sizin adınıza. Alaka ile takip edenlerdenim siteyi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir