MÜCADELE TARZIMIZ-3-AHLAK MÜCADELESİ

MÜCADELE TARZIMIZ-3-AHLAK MÜCADELESİ

(takipmaras.com sitesinden iktibastır)

Mücadelemiz; ahlak ve şahsiyet mücadelesidir. Ahlaksız ve şahsiyetsizlere karşı şiddetli mücadele yürütmekten başka çare olmadığına inanıyoruz. Ahlaksız ve kibirli kişiler, naiflikten, tevazudan anlamazlar.
Hakikatin insandaki ilk tezahürü ahlak ve şahsiyettir. Hakikat mücadelesinin tabii ve zaruri cephelerinden birisi, ahlak ve şahsiyet mücadelesidir. Madde, kainattaki en değersiz varlık çeşididir, maddi menfaatin peşinde koşan bir insan ise kendini en değersiz derekeye düşürmüş demektir.
İnsan suretinde yaratılan varlığı, “Hz. İnsan” yapan kıymetler, ulvi kıymetlerdir. Ulvi kıymetlerin fertteki toplam karşılığı, şahsiyettir. Şahsiyet sahibi olmak, “Hz. İnsan” olmaktır. Ulvi kıymetleri tek tek saymak yerine, şahsiyet ve ahlak mefhumlarıyla hepsini birden ifade ediyoruz.
***

İnsan ya nefsini terbiye ederek veya zapt altına alarak şahsiyet sahibi olur ya da nefsini serbest bırakır ve ona köle olur. Birinci ihtimalde şahsiyet ve “Hz. İnsan” ortaya çıkar, ikinci ihtimalde dünyanın en vahşi hayvanı… Çünkü nefs, insanın hayvani boyutudur, tamamen nefse köle olmak, insanlıktan istifa etmek ve hayvanlıkta karar kılmaktır.
Her şey insanda düğümlenir. İnsan; şahsiyet sahibi olursa Allah Celle Celaluhu’nun yeryüzündeki halifelik makamını kazanır, şahsiyet sahibi olmaz ve nefsine bağlanırsa hayvan, hatta hayvandan da aşağı (belhüm adal) seviyelere iner. Bir şehirde şahsiyet mücadelesi yürüten küçük bir gurup bile kalmamışsa, o şehir insan cehennemine döner. Maraş’ta olduğu gibi… Bu sebeple şahsiyet mücadelemiz, bir tercih değil, bir zarurettir.
Şahsiyet mücadelesi, anlayanlar için aynı zamanda bir cemiyet davasıdır. Cemiyeti şahsiyet sahibi fertler kurar ve korur. Bir şehirde, kafi sayıda şahsiyet sahibi insan yoksa o şehrin halkı cemiyet olmaktan çıkar ve kalabalık haline gelir.
Soytarıların bir maksadı da, halkı kalabalık haline getirmektir. Bunun için önce şahsiyeti aşağılar ve şahsiyet sahiplerini yokluğa mahkum eder, sonra da halk kalabalık haline getirerek her ferdi kendi başına bırakır. Yalnızlaştırılan fertler, milyonlarca sayıda olsa da soytarılara karşı mücadele edemez, böylece soytarılık rakipsiz şekilde varlığını ve hakimiyetini sürdürür.
Şahsiyet sahipleri, soytarıların karşısında soytarılık yapmayacağı için soytarılar tarafından nefret edilen insanlardır. Şahsiyet sahibi insanın kafi sayıda olduğu bir şehirde soytarılar, hakimiyet kuramaz.
***
Şahsiyetin tarifini bile bilmeyen sırtlanlar, soytarılar, asalaklar şehirde etkili duruma gelmiştir. Etkili ve yetkililerin hepsi şahsiyetsiz soytarılar değil muhakkak ki ama çoğunluğunun öyle olduğu görülüyor. Şahsiyet sahibi etkili ve yetkililer ise soytarılar tarafından ağır şekilde baskıya, iftiraya, tasfiyeye tabi tutuluyor. Mücadelemizin bir cephesi de, halen yetkili mevkilerde bulunan şahsiyet sahiplerini korumaktır.

TALHA SAĞLAM

takipmaras.com sitesi yazarı

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir