MÜREBBİYENİN LİSAN TALİMİ VAZİFESİ

MÜREBBİYENİN LİSAN TALİMİ VAZİFESİ

(Terkip ve İnşa dergisi 19. sayı)

Lisan mühimdir, zira tüm mana ve müesseseler lisan havzasında mevcuttur ve lisan tarafından muhafaza ve intikal ettirilir. Keza lisan, aynı zamanda bir mana örgüsü ve mana meratibidir. Daha doğrusu her lisan bir mana örgüsüne ve mana hiyerarşisine sahiptir. Ne ki günümüzde lisanın bu ciheti kayboldu, bu sebeple mevzu olmaktan çıktı.
Bebeklikten başlayarak çocukluk ve ilk gençlik yıllarına kadar lisan talimi meselesi ehemmiyet arz eder. Bu dönemin büyük bir kısmı da ailede geçtiği için, lisan talimi özü itibariyle aile için tedrisat mevzularındandır. Mürebbiyelik müessesesi kurulursa mürebbiyenin, mürebbiyelik müessesesi olsa da olmasa da ailenin vazifelerinden birisi de, lisan talimidir.
*

Bebeklik ve çocukluk çağındaki lisan taliminin temel üç boyutu var; lisandaki mana örgüsü, lisandaki mana meratibi (hiyerarşisi) ve lisandaki zarafet… Çocukların başına gelen en büyük felaketlerden birisi, lisan talimi verilmemesi ve lisanı ebeveyninin kavgaları içinde öğrenmesidir.
Lisanın öğrenilmesi, aynı zamanda zihni evrenin açılması ve zemininin kelimelerle döşenmesidir. Bu sebeple lisan talimi, çocuğun zihni evreninin zeminini inşa etme tedrisatıdır. Batı, insan tahlilinde çok sığ olduğu için, derinlere inememekte ve şuuraltı gibi anlamsız ve izahsız kavramlarla (mefhum değil) meseleyi izah değil, izahsızlıkla çerçevelemek çabasına girmektedir. Mevzu, zihni evrenin açılması süreciyle lisan taliminin hemzaman olmasıdır. Bebek (ve çocuk) zihni evreni açıldıkça kelime öğrenir, kelime öğrendikçe zihni evreni açılır. Muhakkak ki zihni evren inşasının en mühim kısmı, zemininin döşenmesi, yani temelin atılmasıdır.
Mürebbiye (veya aile), en baştan itibaren, lisan talimini, lisandaki mana meratibini esas alarak yapar. İslamlaşmış lisanlarda mana meratibi, iman silsilesine tabidir. Allah Azze ve Celle’den başlar, Fahr-i Kainat Aleyhisselatü Vesselam ile devam eden iman mevzularını esas alır. İman mevzularından sonra usul silsilesini takip eder. Lisan talimindeki mana meratibi, aynı zamanda iman talimidir.
Bebeklerin “anne” veya “baba” diyerek dillenmesinden aşırı derecede hoşlanan ebeveyn, Lafza-i Celal ile dillenmesi gerektiğini hiç düşünmez. Bebeğin ilk telaffuz ettiği kelimenin Lafza-i Celal yerine anne veya baba olması çok mühim değildir ama telaffuz ettiği ilk birkaç kelimenin içinde Allah lafzının olmaması marazi bir durumdur ve lisan talimiyle ilgili hiçbir çabanın olmadığını gösterir.
Mürebbiye (veya aile), bebeğin ve çocuğun lisan taliminde, lisandaki mana örgüsünün, mana meratibine uygun olmasına dikkat etmelidir. Keza lisan taliminde telaffuzun sıhhatli olmasına, dil ve üslup güzelliğine hassasiyet göstermelidir. Karşılarındaki varlığın bebek ve çocuk olması, aguş, muguş gibi komiklikler yapmalarını gerektirmez, zira bedenen bebek olan varlıkta, kendileriyle yaşıt olan bir ruh bulunmaktadır. Güzel telaffuz, zarif hitap, nazik edalar, lisan taliminin esaslarındandır. Bebeğe bebek gibi, çocuğa çocuk gibi davranmak, bebeklik ve çocukluk sürecini ve süresini uzatır.
AHMET KAMİL TUNCER ahmetkamiltuncer@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir