MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-15-AÇIK TEŞKİLAT MODELİ

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-15-
AÇIK TEŞKİLAT MODELİ
Açık teşkilat modeli, legal-illegal tasnifi ile alakalı değildir. Tüm faaliyetlerini halka açık olarak yapacak, yönetim kurulu toplantılarını bile halkın izlemesine müsaade edecek bir teşkilat modelidir. Teşkilatların en büyük problemi, çift dilliliktir, yani çifte standartlılıktır. Hakikaten ülkemizdeki tüm teşkilatlar, devlet teşkilatları da dahil olmak üzere, bir kamuoyuna karşı kullandıkları dil ve halka açıkladıkları hususlar bir de kendi içlerinde kullandıkları dil ve konuştukları konular var.
Çift dillilik, çift gündemlilik, çift maksatlılık tabiatı gereği problemlidir. Zaten bu problem biraz derinleştiğinde legalite sınırını aşmakta ve illegalite alanına geçmektedir. İllegalite, teşkilatın kanuna uygun olarak kurulmasıyla ilgili bir husus değildir sadece, teşkilatın gizli maksat taşıması bir sınırı aştığında illegalite meydana gelmektedir. Türkiye’de devlet halka rağmen kurulduğu ve halkı düşman kabul ettiği için illegaldir. Anayasasının bile olması bir anlam ifade etmez.
Devlet sırrından bahsetmediğimiz anlaşılıyor herhalde. Tabii ki her devletin sırları olabilir ve halktan da gizlenebilir. Fakat eğitim-öğretimin hedefini halktan gizlediğinizde, müstemleke idaresi kurmuş olursunuz ve tam olarak illegalsinizdir.
Çift dil kullanmak, halka hizmet etmek iddiasıyla ortaya çıkıp halktan gizli işler yapmak, en hafif netice olarak “itimadı” yok eder. Çift dilin normalleşmesi, aynı zamanda istismar ve yolsuzluk imkanının artmasıdır. Kapalı kapılar arkasında, önce veya sonra ikinci toplantıların yapılması, teşkilatların kime ve ne için çalıştıklarına dair sorular üretiyor.
Çift dil ve çift gündem alışkanlığı ve kültürü, siyasi rejimlerin baskısına karşı emniyet tedbiri olarak geliştirilmiştir. Sebep ve kaynak olarak lüzumlu ve zaruri olabilir. Fakat biraz rahatlayan, nispeten hürriyetlerin genişlediği ülkelerde, çift dil ve çift gündemin iptal edilmesi gerekir. Şartların değişmesine rağmen alışkanlıkların değişmemesi, değiştirilmemesi ya tefekkür zafiyeti ya da istismar iştiyakından kaynaklanıyor.
*
Teşkilatların tüm faaliyetlerini halka (üye olmayanlara bile) açık olarak yapabilmesinin teorik altyapısı, dünya görüşlerini veya maksatlarını olduğu gibi halk ile paylaşabilme imkanıdır. Bu imkanın olduğu ülkelerde Müslümanlar mutlaka “açık teşkilat modelini” hayata geçirmelidir. Bu model, dünyada uygulanmamıştır ve kabul göreceği istikametinde derin bir hüsnü zannımız var.
Açık teşkilat modeli, illegaliteye kaymayı önler, halka nüfuzu kolaylaştırır, halkta itimat üretir, istismar ve yolsuzlukları engeller, dünya görüşü ile halkın ünsiyet kesbetmesine sebep olur, mert ve ahlaklı insanlar yetişmesini mümkün kılar, teşkilat kültürünü ve refleksini halka ulaştırmakta vasıta olur, halkı teşkilat bahsinde eğitir ve tecrübe sahibi yapar, halktaki teşkilatlılık halinin gelişmesine sebep olur vesaire. Bir çırpıda saydığımız ve aslında çok daha fazla faydası olan bu teşkilat modeli, bir an önce üretilmeli, geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.
*
Açık teşkilat modeli, aynı zamanda kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat teşkilatlarının dikkatin üzerinde yoğunlaştırmasına mani olur. Bilgi almak istediklerinde toplantılara katılmaları kafi olan bir teşkilatı takibe almaları, rahatsız etmeleri sözkonusu olmaz. Eğer kanuna aykırı bir husus olduğunu düşünürlerse meseleyi mahkemeye havale ederler. Tabii ki bundan ibaret değil, başarılı olan ve halka nüfuz eden teşkilatlar için başka işler de yapmak isterler fakat halka açık olan teşkilata karşı yapabilecekleri şey sınırlı kalır.
*
Açık teşkilat modeli nasıl uygulanır? Basit birkaç misalle iktifa edelim. Yönetim kurulu toplantıları halka açık olarak yapılabilir. Müşahit (gözlemci) olarak halkın katılması sağlanır. Misafirlerin toplantında söz hakkı olmaz. Toplantı bittikten sonra misafirlerden fikir beyan etmek isteyenler olursa söz verilir ve dinlenir. Ola ki güzel bir fikir sahibidir. Zayi edilmesi halinde yazık olur. Misafirlerin uygulanabilir fikir ve teklifleri olduğunda kayda geçirilir, o toplantı konuları ile alakalı ise ilgili konu tekrar müzakereye açılır. Teşkilatın başka faaliyet konuları ile ilgiliyse kayıt altına alınır ve ilgili toplantıda gündem maddesi yapılır.
Halka açık olarak yapılan yönetim kurulu toplantılarında alınan kararlar daha sonra (kapalı kapılar arkasında) asla değiştirilmez ve olduğu gibi tatbik edilir. Bu nokta azami derecede hassas olunması gereken bir konudur. Halka açık toplantı yapıyormuş gibi intibaı vererek, ikinci toplantılarda farklı kararlar almak, ahlaksızlıktır.
*
Son olarak, her alanda “açık teşkilat modeli” ile teşkilatlanmak kabil olmayabilir. Bazı alanlar hususiyet arzedebilir. Bu alanlar, halka gizli olması gerektiğinden değil ama halkın ilgilenmeyeceği alanlardır. Mesele akademik teşkilatların halka açık olmasında bir fayda düşünülmez, derin ve ağır ilmi meselelerin tartışıldığı teşkilat toplantılarının halka açık yapılması halinde zaten misafir katılımcı bulmak kabil olmaz.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir