MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-6-TEŞKİLAT VE YÜKSEK ZEKA İSTİHDAMI

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-6-
TEŞKİLAT VE YÜKSEK ZEKA İSTİHDAMI
Yüksek zekaların istihdamı kadar sıkıntılı bir iş yoktur. Büyük sıkıntıları göğüslemekten imtina etmemenin sebebi, yüksek zekaların verimlerinin çok fazla olmasıdır. Problemleri ne kadar büyük ve fazla olursa olsun yüksek zeka istihdamının yolunu bulmak gerekir.
Bir teşkilatın yüksek zeka istihdamının ilk şartı, teşkilatın yüksek zeka ürünü olmasıdır. Yüksek zeka, basitlik, sığlık ve aleladeliğe tahammül edemez. Bunları görmesi, fark etmesi ve anlaması ise fazla zamanını almaz. Yanlış ve hata yapılması değil kastettiğimiz, her şahıs veya kuruluş yanlış yapabilir ve zeka bunları bir oranda anlar. Fakat sığlığı gördüğünde, oradan son sürat kaçar.
Ortalama bir zekanın kurduğu teşkilat, aleladedir. Zeka bunu birkaç günde anlar ve daha intibak etmeden itiraz eder. İntibak etmeden yapılan itiraz, mensubiyete mani olur. Mensup olduktan (intibak ettikten) sonra yapılan itiraz, iç itirazdır ve faydalanılabilir. Fakat mensup olunmadan yapılan itiraz dış itirazdır ve yıkıcı tesir icra eder. En küçük zararı yüksek zekayı istihdam edememektir.
*
Teşkilatı yüksek bir zekanın kurmuş olması, başka bir yüksek zekanın istihdamı için ilk şart fakat kafi şart değildir. Yüksek zekayı istihdam edebilmek için onu tatmin edecek muhtariyet tanınmalı ve alan açılmalıdır. Yüksek zekanın bağımsızlık karakteri, mahkumiyete manidir. Onlar ancak müstakil hale gelmekten alıkonabilir ama bunun yolu da muhtariyettir. İstiklalini ilan etmesi teşkilatı yıkar, böler, etkisizleştirir. İstiklalini önlemek için zapt altına almaya çalışmak beyhudedir. Kainatta sıkıştırılmaya müsait olmayan tek şey zekadır. Çabuk patlar.
Yüksek zekayı patlatmayacak kadar muhtariyet verilmeli fakat bu muhtariyet teşkilatı dağıtmayacak sınırda tutulmalı. Teşkilat demek, nihayetinde merkezi bir yapı demektir. Merkezi yapı muhtariyete tahammül edebilir ama muhtariyetin kendini dağıtmasına müsaade etmez. Bu denge fevkalade zor kurulan, bir defa kurulduğunda da sürekli muhafaza edilemeyen, belli aralıklarla yeniden ve başka şartlarda kurulması gereken bir muvazenedir. Hareketli muvazene… İşin zorluğu asıl bu noktada kendini gösterir.
Siyasi rejimler de dahil olmak üzere, keskin bir merkezi yönetim, insanın ve hayatın tabiatına uygun değil. Fakat aynı şekilde mutlak bir ademi merkeziyetçilik de uygun değil. Zayıf mizaçlı insanlar üzerinde katı merkeziyetçi teşkilatlar kurulabilir ama bu insanlardan (zayıf tabiatlı insanlardan) müteşekkil teşkilat, zayıf olur, başarılı olamaz, uzun yaşayamaz. Merkezi yapıyı etkisiz kılacak kadar yayılmış bir ademi merkeziyetçilik ise teşkilatı baştan dağıtır. Diktatörlerin, diktatörlük temayülündeki kişilerin ve buna uygun siyasi düşüncelerin (mesela oligarşik yapıların) piyasayı işgal etmesinden kaynaklanan katı merkezi yapı düşüncesinin tesirinde kalmamak gerekir.
Devlet teşkilatlarından küçük dernekleşmelere kadar, her türlü teşkilat, katı merkeziyetçi yapıyla sürdürülemez. Bunun birçok sebebi var. Bizim konumuzla ilgili kısmına temas ile iktifa edelim. Katı merkeziyetçi teşkilatlar ilk olarak zeka katliamı yaparlar. Yüksek zekadan tecrit edilmiş teşkilatların ise hayatta ve dünyada yapabilecekleri bir şey yok. İmkan bulurlarda gücü ellerine geçirirlerse, başka yolunu bilmedikleri (çünkü zeki değiller) için büyük katliamlar yaparlar. Küçük teşkilatlarda ise adam öldürme imkanları olmadığı için iftiraya gibi haysiyetsiz işlere meylederler.
*
Yüksek zeka istihdamının diğer bir şartı, hiyerarşik akışkanlıktır. Yüksek zekanın önü açık değilse ve başarılı olduğu takdirde yükselmeyeceğini görmüşse, olduğu yerde kalmaz. Mutlaka hiyerarşik yapıyı yıkar veya ona zarar verir.
Teşkilatlanma ve idare anlayışında meydana gelebilecek en vahim hatalardan birisi, yüksek zekayı normal zekanın emrine vermektir. Bu özel şartlarda mümkün olabilir ama geçici olarak… Normal zeka, yüksek zekanın üstünde de olsa onun karşısında kıvranır. Makam olarak sahip olduğu pozisyonu şahsiyet olarak dolduramayan ve koruyamayan insan, tehlikelidir. Normal zeka, üstün zekalı bir kişinin amiri olduğunda çok tehlikeli hale gelir. Yüksek zeka da normal zekanın altında yer aldığında tehlikeli hale gelir. Bu kompozisyonda üretim değil boş yere enerji tüketimi olur.
*
Yüksek zekaların en uygun istihdam yolu, idari hiyerarşiye katmamak ve uzman olarak faydalanmaktır. Fikir adamı, ilim adamı veya muhtelif uzmanlık alanları yüksek zekalar için çok verimli olur. Özellikle tefekkür istidadı olan yüksek zekaların fikri, ilmi çalışmalarda bulunmasına imkan hazırlamak en yüksek verimi almaktır.
Yüksek zekaların istihdamı konusu devam edecek.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir