“PENCERESİZ KALDIM ANNE…”

"PENCERESİZ KALDIM ANNE…"

Beynim zonkluyor, gözlerim kararıyor, omzumun sol yanı göçtü!
Yusuf'um hayâl olmuş, Yusuf Hayaloğlu ölmüş!..
İyi adamlar birer birer gidiyor, dünyayı sevmeye değer kaç gerekçemiz kaldı?
"Göğsüm daralıyor, yüreğim yanıyor", "suskunuz bu akşam üstü , hasrete yanmışız, neylersin.."

Türkiye'deki feodal yapıya onurlu ve namuslu bir itirazın sesiydi o, tıpkı Ahmet Arif gibi, Ahmet Kaya gibi. Bizden farklı görünürdü ama, sapına kadar bizdendi o. Cuntaya, faşizme, inanca yapılan baskıya, yüksek sesle "başkaldırıyorum" diyenlerin belki de ilklerindendi.

Allah günahlarını affetsin diyor, rahmetle uğurluyorum.

Hoşça kal "Yoldaş!"

İşte onun en sevdiğim şiirlerinden biri:

ASİ BİR KÜHEYLAN

Aşiret çocuğuyam adım Küheylan
Kızılca kıyamet yaylasında doğmuşam
Koyaklarda kartal uçurmuşam,
Kurt kovalamışam, adam vurmuşam
Onursuz yaşanmaz demişem
Rezil rüsva etmemişem kendimi böceklere
Yavri yavri
Bu yüzden dik bakaram adamın yüzüne
Bu yüzden böyle hoyrat kalmışam

Asi bir Küheylanam
Anam rüzgar, babam gurbet
Bin yıldır bu koğuştayam
Diz çöktürmez beni hasret

Seni sevmişem
Bir kekliğin sesini üzmekten sakınır gibi
Seni sevmişem
Gururlu dağ çiçeklerini göğsüme takınır gibi
Ben sazımı kılçadırların boynuna asıpta
Öyle gelmişem buraya
Yavri yavri
Ölürsem iradi ölürem
Harlanmış bir kılıca alnımla dokunur gibi

Asi bir Küheylanam
Gözlerini benden ayırma
Kırılıp düşerem sonra
Kimse bakmaz yarama

Bana ne getirmişen Cicom
Karda çürümüş sümbül soğanları mı
Yoksa tozkaldıran taylarımı
Dargeçitlerde mi kanatmışan
O göçebe sevdamızın yamacına
Şimdi kimler konmada söyle
Yavri yavri
Söyle kınalı kuzum nerde
Onu hangi soysuzun sürüsüne katmışan

Asi bir Küheylanam
Mahmuz vurma döşüme
Delerem bu duvarları delerem
Candarma kavuşmaz peşime

Ben ki dipsiz uçurum boylarında
Paramparça olmuş ölmemişem
Ben ki huysuz nehir yataklarında
Yaralarımı çamurla sıvamışam
Nasıl sığaram düşündünmü
Şu altı adımlık tosbağa voltasına şimdi
Yavri yavri
Dağları çıldırtan öykümü
Ben bu demirlere dişlerimle yazmışam

Asi bir Küheylanam
El süremezler yeleme
Bırak yırtılayım bırak,
Gem vurma benim dilime

Hüznün duvarlarında
Sıvası dökülmüş bir yer vardır bilir misen Yavri
Bilir misen çiçekler çentik çentik solar
Bu gavur ölüsü akşamlarda
Bırak gözyaşlarımın açtığı çukurlar
Öylece betonda kalsın
Dolansın peşime bi metelik etmez bu sırtlan adımları.
Dolansın
Yavri yavri
Şapkam namusumdur
Koma buralarda koma
Tespihim dağılmasın

Asi bir Küheylanam
Kesmez beni bu acılar
Beni vursada bu puştlar
Ancak sırtımdan vururlar

Share Button

“PENCERESİZ KALDIM ANNE…”” üzerine 4 düşünce

  1. yazı için teşekkürler hislerimize tercüman oldu.

  2. “Beni vursada bu puştlar
    Ancak sırtımdan vururlar”

    Aman bu ne harikulade bir ifade…
    Mert ile namerdin kavgası ancak böyle anlatılır.
    Secaatin karşısında hain, erir gider de, hınzırca arkasını dönmesini bekler, bir adı da puşttur…
    Oooof of… Yiğit görmez oldu bu topraklar nice zamandır ve unuttu yiğidin neye benzediğini…
    Her taraf puşta kesince, yiğit ile puşt karıştırılır oldu.

    Sağol hocam, kendisi yoksa da yiğidin, bari sesi kalsın baki…

  3. Arkadaşlar çok büyük etmişsiniz. inanın sizlerin yorumlarıda olmasa büyük edene raslamayacağız alemde, tabi dürüstede, ama ne gam biz hüznüde severiz. hoşçakalın baharın habercileri, kardelenler.

  4. Kemalizm sadece
    Namert puşt yetiştirdi
    Müslümankarı sırtından vurmak için
    Kancık yetiştirdi
    Namertlik kanına işlemiş puştun
    Öyleki
    Bir piç çıktı
    Ebu Cehil-Fravun-nemrud-şeddat gibi Mert değildi
    Sadece puşt yetiştirdi
    Müslümanları vurmak için
    Dine karşı dini kullandı
    İslamı dondurmak için
    Anadolu İrfanı imdada yetişti
    Puştu imha İÇİN
    Kemalizmi mahfetti
    Adalet için

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir