RAPOR-13-LİDERLİK

TAKDİM

Ülkedeki mücerred tefekkür zafiyeti, akılları doğrudan müşahhas meselelere sevk ediyor. Fakat anlaşılmayan nokta şu; mücerred fikir olmadığında müşahhas meselelerin izahı da muhaldir. Sıhhatli silsile; mücerred fikir, tatbikat fikri ve tatbikattır. Mücerred fikir olmadığı için tatbikat fikriyatı da telif edilemiyor, tatbikat fikriyatı telif edilemediğinde tatbikat sıhhatli ve doğru şekilde gerçekleşmiyor.
Tatbikat fikriyatı, mücerred fikir (mefkure-dünya görüşü) ile tatbikatı birbirine bağlayan, tatbikatı fikriyata nispet eden, fikriyat ile tatbikat arasındaki mesafenin açılmasını engelleyen, “inandığınız gibi yaşamayı” mümkün kılıp, “yaşadığınız gibi inanmanıza” mani olan fikri ve fiili bir zarurettir.
Tatbikat fikriyatı telif edilemediğinde müşahhas meseleler dedikodu haline gelir. O şunu dedi, bu şunu yaptı ila ahir… Tatbikat fikriyatı olmadığında müşahhas meseleler, kaçınılmaz olarak fikri nispetini kaybeder ve şahıslarla hadiselerin konuşulduğu bir kahvehane havasına mahkum olur.
Tatbikat fikriyatı, tatbikatla da ilgilidir ama müellifleri mücerred tefekkür sahipleridir. Mütefekkirler tatbikat fikriyatıyla ilgilenmezlerse, tatbikat hayatın ve insanın tabiatındaki terbiye edilmemiş mecralara dökülür. Terbiye edilmemiş mecraların kaynağı, nefistir. Bu ihtimalde tatbikat, nefsin şehvetlerini fikir, bunların karşılanmasını da fikrin uygulaması haline getirir. Bu ihtimalde köşe yazarları mütefekkir, dedikodu da fikir muamelesi görmeye başlar.

Mütefekkirlerin sadece mücerred tefekkürle meşgul olması ve tatbikat fikriyatını ihmal etmesi, entelektüel gevezeliktir. Telif edilen fikriyatın tatbikatını göstermemek, tatbikatı gösterme işini de tatbikat fikriyatı çapında ortaya koymamak, mütefekkirler için affedilmez bir cürümdür. Mütefekkirlerin doğrudan tatbikatın başına geçmesi zordur ve lüzumlu da değildir. Zira tefekkür sahası zaten yeterince boştur ve orayı tamamen boşaltmak izahsız ve mazeretsiz bir meseledir. Fakat mütefekkirlerin tatbikat fikriyle ilgilenmemesi, fikriyat ile tatbikat arasındaki köprüyü inşa etmemesi akıl karı değildir.
Bugünün Türkiye’sinde, tatbikattan fikir doğmaz, zira tatbikat tamamen batının altyapısını inşa ettiği bir hayatla mahdut hale gelmiştir. Bu sebeple tatbikat fikriyatını, tatbikatın içinde gelenler telif edemez. Tatbikatın, hamle ve hareket adamlarına bırakılması, fikre kör bir bakışa razı olmaktır. Diğer taraftan tatbikat fikriyatının mütefekkirler tarafından telif edilmemesi, tatbikatı hamle ve hareket adamlarına emanet etmek anlamına gelir ki, şikayet hakkımız da kalmaz.
Bugünün dünyasında tatbikat fikriyatının ana sütunu, inşa fikridir. Batının bilgi (epistemolojik) işgalinin her mevzumuzu zehirlediği bir devirde, İslam’ın hayata tatbikatı, öncelikle İslami hayatın altyapısının ve ana müesseselerinin inşaı yoluyla mümkündür. “İnşa fikri” ise çok çetin bir meseledir ve ancak mütefekkirlerin altından kalkabileceği bir iştir.
“Fikir Kadro Hareket” rapor serisi, tatbikat fikriyatının bir kısmıyla alakadar olmak için düşünülmüştür. Fikriyat ile tatbikat arasındaki köprünün inşaını hedeflemektedir.
*
Rapor çalışmalarımızdaki “Fikir Kadro Hareket” serisi, Medeniyet Akademisi külliyatında olan ve Haki Beyin hazırladığı 12 ciltlik eserle ortaya konulan Enderun Mektebinin muhteva haritasının bir kısmını takip edecektir. Böylece Enderun Mektebi külliyatı raporlaştırılmış olacaktır.
Medeniyet Akademisi kadroları, bütün faaliyetlerini kitap çapında yapmak gayretindedir, bu sebeple her çalışma aynı zamanda bir eser (kitap) telifidir. Takip ettiği usulün temel kaidesi ise bir faaliyet sahasına girmek istediğinde öncelikle titiz bir mevzu haritası hazırlamaktır. “Fikir Kadro Hareket” rapor silsilesi de aynı anlayış ve usule tabidir ve her rapor bir kitap muhteva ve tertibine sahiptir.
*
Mezkur serinin birinci raporu, liderliktir. En üstten başlayıp, aşağıya doğru inerek, bu çerçevede meselenin fikri altyapısını inşa etmek ve aynı zamanda nizami bir teklif sunmak çabasındadır. Liderlik meselesi, sadece birinci raporla sınırlı değildir, mesela ikinci raporun başlığı “Lider ve Kadro”, üçüncü raporun başlığı “Lider ve Teşkilat”tır. Raporlar bu şekilde devam etmekte, her rapor lider ile başka bir temel meseleyi ele almaktadır.
On iki raporda liderlik bahsinin tetkik edilmesi, meselenin ne kadar zenginleştirileceği manasına gelir. Veya meselenin aslında ne kadar zengin olduğuna, buna karşılık ülkede ciddi meselelerin bir makaleyle geçiştirildiğine işaret eder. İnşallah on iki sayılık rapor bittiğinde, yazar kadrolarımızın meseleye hangi derinlik ve genişlikte baktığı, anladığı ve anlattığı ortaya çıkacaktır.
*
Ülkemizde mücerret tefekkür zafiyeti olduğu malum… Mücerret tefekkür, aslında müşahhas meselelerin kaynağını oluşturduğu için, o sahadaki zafiyet aynı zamanda hayatın ameli ve tatbiki boyutunda da ciddi bir zafiyete sebep oluyor. Fakat müşahhas meseleleri herkes anladığı zannıyla doludizgin devam ediyor. Oysa medeniyet tasavvuru olmadan devlet tasavvuru, devlet tasavvuru olmadan lider tasavvuru olmaz ki… Bu silsile ise ancak mücerret tefekkür mahareti olanlar tarafından anlaşılabilmektedir.
MESUT BÜLBÜL-EDİTÖR

FİHRİST
Takdim Mesut BÜLBÜL-Editör

A-LİDERLİK

A-1-Lider kimdir? Haki DEMİR
A-2-Tefekkür ile tatbikatın berzahındaki şahsiyet; lider Prof. Dr. Veysel ASLANTAŞ
A-3-Liderliğin, “Karargah Anadolu” için zarureti Ömer Faruk SANCAKTAR
A-4-Liderliğin vasıfları Ayhan KARATAY
A-5-Dünden bugüne lider meselesi A.Bülent CİVAN
A-6-Liderliğin zuhur şartları Cahit KARADEMİR
A-7-Lider halkın itimat kaynağıdır Ünal YILMAZ
A-8-Lider ve müeyyide Hamza KAHRAMAN
A-9-Lider ve istişare İbrahim SANCAK
A-10-Liderlik ve tek adamlık Nurettin SARAYLI

B-LİDERLİK ÇEŞİTLERİ

B-1-Lider çeşitleri nedir? Ekrem AKINCI
B-2-Fikri liderlik Necip Fazıl TOPRAK
B-3-İçtimai liderlik Abdullah TATLI
B-4-Siyasi liderlik Alihan HAYDAR
B-5-Manevi liderlik Ebubekir Sıddık KARATAŞ

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir