RAPOR-2-MEDENİYET ŞEHRİ

TAKDİM

Kanun, faaliyetin muhtevasını tespit etmez, mesuliyetin (yetki ve sorumluluğun) sınırlarını tayin eder. Bir kanunun öngördüğü işlerin, “doğru”, “iyi”, “güzel” şekilde yapılması, ilim ve fikirle mümkündür. Türkiye’de belediye idaresi, mevzuata bakıp belli başlı işleri yapmaktan ibaret bir cahillik ve basitliğe mahkum olmuştur. Burada bahsini ettiğimiz mevzu; hukuksuzluk, yolsuzluk, usulsüzlükle ilgili değildir, bunlar ayrı birer meseledir. Bahsini ettiğimiz husus, hukuka tamamen riayet eden kadroların bile içinde debelendiği cahillik, kibir, kifayetsizlik gibi marazlardır.
Belediyelerin tüm faaliyetleri için bir muhteva yekununa ihtiyaç var, “Medeniyet Şehri Fikriyatı”… Yolsuzluk ve usulsüzlük yapanların muhatabı hukuk ve yargıdır, idrak ve tefekkür sahibi olmayan yetkililerin muhatabı ise münevver camiadır. Ne var ki cahillik, münevver camia ile muhatap olmak, onlarla istişare etmek, bir muhtevaya bağlanmak gibi asil davranışlara manidir.

Devlet olmakla dernek olmak arasında fark olduğu gibi, bina yığını ile şehir arasında da fark var. Binaları yan yana dizmek ve aralarına yol yerleştirmekten ibaret bir şehir anlayışı, hayatın altyapısını imha etmekte, en azından içtimai altyapıyı iptal etmektedir. “Şehir” mefhumunu, sadece maddi cihetiyle anlayan mahalli idare yetkilileri, “insansız” bina yığınına şehir deme gafletini gösterecek kadar cahildir. Oysa şehir, öncelikle “cemiyet”, yani içtimai nizam demektir.
Önce binaları ve yolları, yani maddi yatırımı yapmak ve sonra halka “burada yaşa” demek, önce elbiseyi dikip, sonra da “bu elbiseye uy” demek gibidir. Bu kadar açık bir meselenin anlaşılmaması çok hususi bir cehalet çeşidiyle mümkündür. Tüm ülkeyi tarassut altında tutan siyasi iradenin ise, mahalli yetkilileri cehaletleriyle baş başa bırakması, izahı kabil bir durum değildir.
Ülkede ilim, irfan ve tefekkürün kıymet ve itibarı yoktur. Bunun birinci sebebi ise siyasetçiler, ikinci sebebi ise bizzat bu meselelerle meşgul olan zevattır. İlim, irfan ve tefekkür ehli, siyaset meşgul olmamakta, siyasetçiler ise onlara gerekli kıymeti vermemektedir. İlim, irfan ve tefekkür ehli siyasete müdahale etmemekte, müdahale etmediği ve pay istemediği için siyasetçiler onları yok saymaktadır. Böylece birbirine şiddetçe ihtiyacı olan iki saha birbirinden ayrı yaşamakta, birlikte çalışmaları halinde elde edilecek yüksek verim kazanılamamaktadır.
Kifayetsiz ve ahlaksız siyasi kadrolar; ilim, irfan ve tefekkür ehlini tahkir etmekte, başka bir ifadeyle fareler aslanlara tepeden bakmakta, münevver camia ise onları köpek yerine bile koymamakta, böylece ülke en hassas ve elzem irtibat ve münasebet haritasını kaybetmektedir. Tefekkürün olmadığı yerde cahillik ve taklit kaçınılmaz hale gelir. Türkiye, başına gelebilecek en büyük belalardan birisi olan bu durumu uzun süredir yaşamaktadır.
Genel idarenin (merkezi iktidarın) meseleyle ilgilenmesi zaruret sınırın bile geçmiştir. Ak Parti, bir dönem daha bu meseleyi halledemeden devam ederse, bugün başlamış olan ve yavaş ilerleyen münevver camianın muhalefeti, derinleşecek, şiddetlenecek ve açıkça cephe açacaktır. İlim, irfan ve tefekkür kadrolarının muhalefeti, başka muhalefet hareketlerine benzemez. İlim, irfan ve tefekkür adamlarının muvafakat veya muhalefeti, doğrudan “içtimai meşruiyet” meselesidir ve müthiş tesirlidir.
İlim, irfan ve tefekkür ehlini, “Medeniyet Şehri” muhtevasına yönelik çalışmalar için belli müesseselerde toplamak; fikir ürettikleri takdirde faydalanmayı, üretemedikleri takdirde şikayet ve muhalefet yapma imkanından mahrum kalmalarını sağlar. Bu durum, muhtemel iki netice için de faydalıdır. Siyasi iradenin bunu görememesi, tefekkür kadrosuna sahip olmamasıyla ilgilidir.
Mütekamil kıvam; fikir ile kuvvetin (iktidarın) vuslatıdır. Kuvvetsiz fikir, bedensiz ruh gibidir, bu dünyada var olmamıştır. Fikirsiz kuvvet ise ruhsuz beden gibidir, tam bir zombi misali… Fikirsiz kuvvet, Cengiz vahşetidir. Kuvvetsiz fikir ise hayatiyet kazanamaz. Siyasi iradenin birinci mesuliyeti, kuvvet ile fikri, fikriyat ile tatbikatı birleştirmektir.

Bu dosya, “Medeniyet Şehri” mevzuunun temel fikriyatını ortaya koymaya yöneliktir. Temel fikriyat, doğrudan tatbiki mümkün olan bir fikir çeşidi değildir. Fakat temel fikriyat ortaya konulmadan, tatbik edilebilir fikirler ve projeler üretilemez. Bu sebeple takip ettiğimiz usul; bir sahanın önce temel fikriyatını, sonra tatbik fikrini, sonra da projelerini telif etmektir. Temel fikriyat olmadan tatbikat çabası, kaçınılmaz olarak taklide kayar, bugünün dünyasında hakim kültür batı uygarlığı olduğu için, taklit doğrudan batılı kaynaklara ve şablonlara yönelir. Bu durum ise milletimiz için intihardır.
Bu dosyada bahsi geçen tüm meseleler (başlıklar) için raporlar hazırlanmaktadır. Öncelik müesseselere verilmiş, müesseselerin raporları hazırlanmıştır. Medeniyet Şehri fikriyatı mahiyetindeki bu dosyanın muhtevasına dönük çalışmalar sürmektedir. Bu dosyada bahsi edilen müesseseler ve meselelerden ibaret olmayan bir çalışma hacmi ve programı Medeniyet Akademisi kadrolarının masasındadır.

FİHRİST

TAKDİM-5-

M-E-3-1-ŞEHİR TASAVVURU-7-
M-E-3-1-1-Medeniyet şehri fikriyatı-9-
M-E-3-1-2-Medeniyet şehrinin resmi (siyasi) kabul ve yaygınlığı-13-
M-E-3-1-3-Medeniyet şehrinin içtimai kabul ve yaygınlığı-18-
M-E-3-2-NİZAM FİKRİ-19-
M-E-3-2-1-Nizamın fikri örgüsü-19-
M-E-3-2-2-Nizamın resmi altyapısı-22-
M-E-3-2-3-Nizamın içtimai altyapısı-24-
M-E-3-2-4-Nizamın maddi altyapısı-25-

M-E-3-3-MÜESSESELER-27-
M-E-3-3-1-Şehir Şurası-28-
M-E-3-3-2-Camilerin Müesseseleştirilmesi-31-
M-E-3-3-3-Mahallenin müesseseleşmesi-35-
M-E-3-3-4-Hakem Müessesesi-38-
M-E-3-3-5-Karz-ı Hasen Müessesesi-41-
M-E-3-3-6-İçtimai müesseseler-44-
M-E-3-4-TEŞKİLATLAR-45-
M-E-3-4-1-Müesseseleşemeyen teşkilatlar-45-
M-E-3-4-2-Müesseseleşmesi mümkün teşkilatlar-47-
M-E-3-4-3-Atıl teşkilatlar-48-

M-E-3-5-İÇTİMAİ ALTYAPI-49-
M-E-3-5-1-İçtimai ihtiyaç ve talep-49-
M-E-3-5-2-İçtimai seviyenin yükseltilmesi-51-
M-E-3-5-3-İçtimai seviye ve Medeni Cemiyet-52-
M-E-3-6-SİYASİ İRADE-53-
M-E-3-6-1-Siyasi irade zarureti-53-
M-E-3-6-2-Siyasi iradenin istikamet tayini-55-
M-E-3-6-3-Siyasi iradenin muhteva üretimini teşviki-56-
M-E-3-7-İDARİ ÇERÇEVE-57-
M-E-3-7-1-Mahalli idarelerin medeniyet şehrine yönelmesi-57-
M-E-3-7-2-Mahalli idarelerin medeniyet şehri muhtevasına bağlılığı-60-
M-E-3-7-3-Mahalli idarelerin tefekkür ehliyle birlikte çalışması-63-

EK-MAHALLİ SEÇİMLERE TESİRİ-65-
1-Millete orta büyüklükte hedef göstermek-65-
2-Millete mesuliyet yüklemek-67-
3-Milleti harekete geçirmek-68-
4-Milletin itimadını kazanmak-69-

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir