“REŞİT HAYLAMAZ” İSİMLİ HAİN…

“REŞİT HAYLAMAZ” İSİMLİ HAİN…

Reşit Haylamaz isimli bir hain, “Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı Efendimiz” isimli bir kitap yazmış. Muştu yayınlarından basılan ve piyasaya sürülen bu kitabın 252. Sayfasında şu ifadeler var;
“Ancak O’nun hedefi, öncelikle bütün insanları rahmet ve şefkatle kucaklayıp, ümmeti arasında da, kelime-i tevhidin ikinci yarısını söylemekten kaçınarak kendisini kabul etmese bile ‘La ilahe illallah’ diyen herkesi buraya getirmekti. Çünkü O, “Kim, la ilahe illallah derse cennete girer” buyuracaktı. Daha baştan O (sallallahu aleyhi ve sellem), bunun için yaratılmış ve onun için de, ilk yaratıldığı halde gelişi sona denk getirilmiş; peygamberlik güftesine kafiye koyacak Son Sultan olduğu için de, bedeniyle ruhunun buluşması risalet açısından en sona bırakılmıştı.”

Bu hezeyanın İslami ilimler cihetinden verilecek cevapları var tabii ki, o cevapları ilgililerine bırakalım. Mesele, “hikmet ve tefekkür” çerçevesinde sayısız soruyu celbeder. Bir şey değiştirildiğinde ne kadar çok şeyin değiştirilmesi gerektiğini gösteren bu sorular, İslam’da reform (dinde tahrif) yapmanın imkansızlığını da ifade eder.

*

İslam, bütün peygamberlere inanmayı iman esaslarından saymış ama kendi peygamberini bundan istisna mı tutmuş? Hem de son peygambere inanmayı şart koşmamış mı diyorsunuz? Hükmü kıyamete kadar sürecek olan peygambere, O’nun hükmünün cari olduğu zaman diliminde inanmamayı mümkün ve makbul görmek, Allah’a ve Resulüne karşı yapılabilecek en büyük iftiralardan biri değil midir?

İslam, Hz. Risaletpenah Aleyhisselatü Vesselam Efendimize inanmayı şart koşmamışsa, (haşa) lüzumsuz hale gelmiş olmaz mı? Siz İslam’ın lüzumsuz olduğunu mu söylüyorsunuz? Lüzumlu olduğunu söylemenizin zaten ne anlamı var ki, haftada bir defa, Pazar günü birkaç saat kiliseye uğrayıp vakit geçirenlerin (Hıristiyanların) cennete gidebileceğini söylediğinizde, İslam’ın lüzumsuz olduğunu söylemiş olmuyor musunuz?

Cennetin o kadar kolay yolu varsa, Müslümanlara neden Hıristiyan olmalarını teklif etmiyorsunuz? Yoksa sizin Müslümanlara bir husumetiniz mi var, kolay yolu Hıristiyanlara hasrediyor, Müslümanların çile çekmesini mi istiyorsunuz? Yoksa bizim haberimiz olmadan Müslümanları Hıristiyan olmaya teşvik mi ediyorsunuz?

Cennetin o kadar kolay yolu olduğunu söylemek, aynı zamanda tüm Müslümanların ahmak olduğunu iddia etmek değil midir? Kolay yolu varken, binlerce kat daha zor olan yolu tercih etmek ahmaklıktan başka bir şekilde tarif edilebilir mi? Siz, gizliden gizliye Müslümanları ahmak yerine koyarak, onları Hıristiyanlaştırmanın psikolojik altyapısını mı hazırlıyorsunuz?

Tarih boyunca Müslümanları Hıristiyanlaştırmanın yolunu bulamayan kilise, Hıristiyanların da cennete gireceğine Müslümanları inandırdığında en büyük hamlesini yapmış olmuyor mu? İslam’ın içinde kurulan ve Müslüman kisvesi taşıyan bir ihanet örgütü tarafından ortaya atılan ve İslami esaslardan hareketle “sahih İslam” anlayışı olarak benimsetilmeye çalışılan bu iddia, on dört asırlık İslam tarihinde kilisenin gerçekleştirmiş olduğu en büyük manevra değil midir? Hıristiyanların da cennete gireceğine inanmaya başlayan Müslümanların, Müslüman kalmasını temin etmek mümkün mü? Hıristiyanların Müslüman olmasını önleyecek buna mukabil Müslümanların Hıristiyan olmasını teşvik edecek bu iddiayı dillendirenler, kendinizi ajan ve reformist olarak hissetmenizi engelleyen nedir?

Hıristiyanların da cennete gireceğini söyleyen ahmak, bir tane Hıristiyan din adamının, Müslümanların da cennete gireceğini söylediğini niye duymuyoruz? Siz Hıristiyanlara “cennet bileti” keserken, Hıristiyanların bir tane Müslümana bile “cennet vizesi” vermemesi, içinde olduğunuz hareketin ve ihanetin tam anlamıyla bir Vatikan projesi olduğunu göstermeye kafi değil mi?

İslam, kendi peygamberine inanmayı şart koşmamışsa, kitabına inanmayı da şart koşmamış demektir. Bu durumda, tahrif edilmemiş tek Allah kelamı Kur’an-ı Kerim olduğuna göre, muharref kitaplara dayalı (yani kitapsız) dinler nasıl “hak din” kabul edilebilir? Allah’ın kitabına dayanmayan hak din olur mu?

Muharref kitaplara dayalı dinlere hak din muamelesi yapıldığında, tahrif edilmemiş tek kitap olan Kur’an-ı Kerime inanmamak mümkün hale geliyor, bu durumda Kur’an-ı Kerime inananların dışındaki insanlığı “kitapsız” bırakmış olmuyor musunuz? İnsanlığa en büyük zulüm, onları Allah’ın kelamı dışında tutmak, Allah’ın kelamına muhatap etmemek, muhatap olma ihtiyacını ortadan kaldırmak değil midir? İnsanları hakikatten mahrum etmek, hakikati lüzumsuz hale getirmek değil midir?

Allah’ın gönderdiği bir peygambere ve kitaba inanmamak meşru ise, (haşa) Allah’ın abesle iştigal ettiğini söylemiş olmuyor musunuz? O’nun gönderdiği bir peygambere ve kitaba inanamamayı mümkün gören bir anlayış, O’nun dinine nasıl uygun olabilir?

Diğer dinleri (Hıristiyanlığı ve Yahudiliği) hak din olarak görüyorsanız, onların mevcut (muharref) kitaplarını da Allah’ın kelamı olarak mı görüyorsunuz? Muharref Tevrat ve İncil’i, mevcut haliyle Allah’ın kelamı olarak kabul ediyor ve inanıyorsanız, neden yeni bir peygamber ve kitap gönderildiğini nasıl açıklıyorsunuz? Muharref Tevrat ve İncil’in mevcut halini Allah’ın kelamı olarak kabul ediyorsanız, onların muhtevasındaki Kur’an-ı Kerim’e mugayir metinleri açıklamayı düşünüyor musunuz? Kur’an-ı Kerime aykırı olmalarına rağmen muharref Tevrat ve İncil’in mevcut halinin Allah’ın kelamı olduğuna inanıyorsanız, Cenab-ı Allah Azze ve Celle’nin birbirine mütenakız (birbiriyle çelişkili) beyanlarda bulunduğuna, bulunacağına mı inanıyorsunuz? Siz nasıl bir “ilaha” inanıyorsunuz?

*
Kur’an-ı Kerim’e mugayir metinler ihtiva eden muharref Tevrat ve İncil’i Allah’ın kelamı olarak kabul ettiğinizde, hem İslam’ı tahrif ediyorsunuz hem de Hıristiyan ve Yahudileri İslam’a ihtiyaç duymayacak hale getirerek onlara zulmediyorsunuz.

Bu nasıl bir sinsilik ve hainliktir…

*
Dinler arası diyalog denilen hezeyan, yirminci asrın en büyük dinde reform hareketidir. Fethullah Gülen isimli ihanet örgütü lideri, günümüzün en büyük ve en sinsi reformistidir. Mesele sadece paralel devletten ibaret olsa neyse, tam bir paralel din kuruluyor.

Reşit Haylamaz isimli hainin kitabı, “Herkes O’nu okuyor” programı çerçevesinde Fethullah Gülen örgütü tarafından okullarda okutuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı derhal bu kitabın okullara girmesine mani olacak tedbirleri almalıdır.

İBRAHİM SANCAK
ibrahimsancak2011@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir