ŞAHSİYET BOZUKLUKLARI-1-TARİF

ŞAHSİYET BOZUKLUKLARI-1-TARİF

Şahsiyet ve kişilik… Bu mefhumlar birbirinin yerine kullanılıyor ama aslında çok farklıdır. İdrak ve tefekkür ucuzladığı günden beri bu iki mefhum gibi birçok mesele anlaşılamaz hale geldi ve yanlış kullanılmaya başlandı. Türkiye’de alfabe devrimiyle birlikte dil devrimi de yapılmak istenmiş, Osmanlı Türkçesindeki her kelimenin karşısına bir “sözcük” uydurulmaya çalışılmıştır. Alfabe müşahhas (somut) bir mesele olduğu için değiştirilebilmiş fakat dil (mefhumlar, ıstılahlar ila ahir) daha mücerret meseleler olduğu için uydurukça hamlesi ancak kısmi neticeler vermiştir. Mefhumlarımızdan (dilimizden) koparılmak istenmemizin sebebi; İslam’ı anlayamaz hale gelmemiz ve batı kültür ve uygarlığına bağlanmamızdı. Bu sebeple uydurukça kelimeler, bu milleti batıya taşımanın lisan manivelalarıdır.

Müslümanlar “şahsiyet” sahibidir, batılılar kişilik… Müslümanlar, ferdiyetini şahsiyet ile ifade eder, batılılar birey olmakla… Buradaki batılılar ifadesine, bu ülkede yaşayan Batılılaşmış bireyler de dahildir. Şahsiyet; İslam’a aittir ve İslam’a aidiyeti ifade eder. Birey ve kişilik kelimeleri ise batıya aittir ve batıya aidiyeti ifade eder.
***
“Şahsiyet bozuklukları” yazı serimiz, siyaseti ve siyasetçileri konu edinmektedir. Hayatın her sahasında şahsiyet bozuklukları mevcuttur ama burada tetkik edilecek olanlar, siyasi sahaya ait olanlardır. Zaten en derin şahsiyet bozuklukları genellikle siyasette olduğu için, başka hayat alanlarından önce siyasetin tetkik edilmesinde fayda vardır.
Kuvvet ve iktidar meselesi, insanın iç dünyasına en ağır baskıyı yapan birkaç unsurdan birisidir. Bazı mizaçlara yaptığı tesir ise çok daha fazladır. Özellikle ciddi zafiyetleri olan mizaçlar üzerinde tahrip edici tesiri olduğu görülmüştür.
Siyasetteki insanların büyük çoğunluğunun dengesiz olmasının temel sebebi de budur. Kuvvet ve iktidar, ortalama insanın iç dünyasını tahrip eder, dengesini bozar, tuhaf davranışlar kazanmasına yol açar. Siyasete girmek isteyenlerin, çok kuvvetli iman, mizaç ve ahlak sahibi olması şarttır, aksi halde o insanın kendini kaybetmesi sıradan bir vakadır.
***
Fatma Büşra Akdemir arkadaşımızın, “Mahalli Siyasetin Manzarası” isimli yazı serisinde yaptığı bir tespit çok güzel; “Mahalli siyasette ters süzgeç var”. Ters süzgeç, yani iyilerin elendiği ve kötülerin kabul gördüğü bir eleme sistemi.
Şehrimizin siyasi hayatında ters süzgeç olduğu için, siyasete giren ve siyasette kalan kişilerin çoğunluğu, kuvvet ve iktidarın iç dünyalarına uyguladığı baskıya dayanamamaktadır. Bu sebeple mahalli siyaset, dengesizlerden geçilmiyor, dengeli az sayıdaki insan ise görünmüyor.
Şahsiyet bozuklukları önemli bir meseledir. Siyasette ise daha önemli… Bu meseleyi gündeme getirmezsek, mahalli siyaset ile ilgili söyleyeceğimiz tüm sözler eksik demektir.

ZEYNEP ŞEHRİYAR

takipmaras.com sitesi yazarı, yazı o siteden iktibas edilmiştir.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir