ŞAHSİYET -İnsan Olmanın Asil Hali-E-KİTAP Haki DEMİR

Kendini kendine konu edinmeyen insan şahsiyet sahibi olamaz. Kişilik, insanın kendini hayatın tabi seyrine ve çalkantılarına bırakması halinde içinde yaşadığı hayat ile mizaç hususiyetlerinin harmanlanmasından meydana gelebilir. Fakat kendine ve hayata müdahale etmeyen insanda şahsiyet oluşmaz ve gelişmez.

İnsanın kendini konu edinmesi fevkalade zordur. Buradaki zorluğun en önemli sebebi, idrak mekanizması ile ilgilidir. İdrak faaliyeti, genellikle idrak eden ile idrak edilenin farklı varlıklar olması ihtimali üzerine bina edilmiştir. İdrak eden ile idrak edilenin aynı olması, insanın kendini konu edinmesidir. Bunun gerçekleşebilmesi için idrak faaliyetinin büyük bir manevrayla insanın kendine doğru kıvrılması gerekir.

İdrak faaliyetinin tahlili yapılırken, idrak eden ile idrak edilen unsurların yanında bir de idrak unsurunun varlığı fark edilmelidir. İdrak faaliyetini idrak eden ile idrak edilen unsurlardan müteşekkil görmek çok kaba bir tasniftir. İki unsurlu bir idrak mekanizmasında insanı, idrak faaliyetinin konusu haline getirmek fevkalade zor hatta imkânsızdır.

Varlığın kendini idrak etmesi imkânsızdır. Başka bir ifadeyle idrak eden ile idrak edilen aynı olduğunda idrak mekanizması faaliyete geçmek için gerekli ve yeterli alanı bulamayacak ve sıkışıp kalacaktır. İdrak mekanizmasının faaliyeti için gerekli olan alan, idrak eden ile idrak edilen arasındaki mesafedir. İdrak eden ile idrak edilen aynı olduğunda aradaki mesafe sıfır olduğu için idrak mekanizmasının faaliyet alanı kaybolacaktır.

İki unsurlu idrak mekanizmasında insanın kendini tanıması mümkün olmayacağı için kendine müdahale etmesi istenen seviyede gerçekleşmeyecektir. İdrak etmeden müdahale etmekten bahsetmek ne kadar garip ve manasız görünmektedir. İnsanın kendini idrak etmeden de kendine nispeten müdahale edebildiği müşahede edilebilmektedir. İnsandaki girift yapı, sahip olduğu imkânları tanımadan da nispeten kullanabildiğini göstermektedir. Fakat tanımadan kullanabilmek ve özellikle de müdahale edebilmek, kasabın ameliyat yapmasına benzer. Mümkündür ama neticesi ile ilgili hiçbir öngörü veya teminat vermek kabil olmayacaktır.

İnsan iç dünyasının teşhis ve tasnifi yeterince hassas ve derinliğine yapıldığında görülecektir ki, birden çok ve farklı idrak unsurları bulunmaktadır. Birden fazla idrak unsuruna sahip olmak insan için en büyük nimetlerden birisidir. Eğer insan tek idrak unsuruna sahip olsaydı kendini tanıma ve kendine müdahale etme imkânına asla sahip olamayacaktı.

Birden fazla idrak unsurunun bulunması, idrak unsurlarının her birinin kendi dışındaki insan iç dünyasını idrak faaliyetine konu edinme imkânına sahip olduğunu gösterir. İdrak unsurlarının birbirini de idrak edebilme imkânı bu özelliğinden kaynaklanmaktadır. İdrak unsurlarının diğer unsurları idrak etme imkân ve kudreti kendi bünyeleri sözkonusu olduğunda yine sıfırlanmaktadır. Zira bu durumda da idrak eden ile idrak edilen tek varlık haline gelmektedir.

İdrak eden ile idrak edilenin aynı olduğu ve idrak faaliyetinin gerçekleştiği tek ihtimal (unsur) vardır. Şuur… Şuur, hem diğer unsurları ve hem de kendi varlığını idrak edebilecek özelliklerle mücehhezdir. Şuurun idrak faaliyeti bu meyanda sıfır mesafeli (sıfır alanlı) faaliyettir. Bu faaliyetin mümkün olmasının sebebi ise idrak faaliyetinin genişlik boyutunda değil derinlik boyutunda gerçekleşmesidir.

İdrak unsurlarının birbirini anlaması mutlak değildir. Daha doğru bir ifadeyle idrak unsurlarının idrak seviyeleri farklıdır. Alta olan idrak unsurunun üstekini anlaması imkânsızdır. Üstte bulunan idrak unsuru alttakini anlama imkânına sahiptir. Bu meyanda şuur tüm idrak unsurlarının üstünde bulunur ve diğerlerinin tamamını anlama imkân ve kudretine sahiptir ama şuuru hiçbiri anlayamaz.

Şahsiyeti arayacağımız yer tam burasıdır. Zira şahsiyet öncelikle insanın kendini bilmesi, tanıması, idrak ve inşa etmesidir. İçine doğduğu cemiyetin hayat seyrine kapılıp giden ve idrak faaliyetini kendine çeviremeyen insanda şahsiyet oluşmaz.

Şahsiyetin gerçekleşmesi için insanın kendini tanıması şartı, şuurun oluşmasını ilzam eder. Şuur hem kendini hem de insanın diğer unsurlarını anlayabilen tek idrak merkezi olduğu için şahsiyetin gerçekleşmesi şuur ile kaimdir.

Akıl veya zekâ, şuur oluşmadan şahsiyeti inşa edemez. Buna idrak kudretleri yetmez

E-Kitabı indirmek için tıklayınız

 

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir