SANAT NEDİR?

SANAT NEDİR?

Sanat, en girift bahislerden biridir. Tabiatındaki müphemlik, zuhurunda geniş bir alanı işgal etmesine imkan tanıyor. İzahındaki zorluk, bitmez tartışmaları ateşliyor. İdrakten ziyade tatbikat olarak karşımıza çıktığı için, eserlerine muhatap oluyoruz. Çerçeve oluşturmak tabiatına mugayir… Çerçevesiz bırakmak, dost mu düşman mı olduğunu tayine imkan vermiyor.
Akılla bir şeyler anlar gibi olduğumuz ama bir türlü meseleyi kuşatamadığımız malum. Belli ki akıl ötesi bir vakıadan bahsediyoruz. Akli tertip ve tanzim, sanat eserini vücuda getirmek için kafi olmadığına göre, “ruhi nizam” veya “mana nizamı” gibi bir meseleden bahsediyor olmalıyız. Ne var ki akılsız bir faaliyetin neticesine sanat eseri demek mümkün değil. Öyleyse sanat; ruhun, aklı kullanmaksızın keşfettiklerini, akılla şekillendirmesidir.

*
Akılla sınırlı bir bakış, meseleyi şekle hapsetmektir. Sanatın suret (şekil) buudunun varlığı ve ehemmiyeti inkar edilemez. Ama sanatın bir şekil bilgisi veya becerisi derekesine düşürülmesi, mesela şiirde sadece kafiye peşinde koşmak demektir. Hiçbir tetkik çabasına girmeden biliyoruz ki şiir, kafiye nizamından ibaret değildir. Öyleyse sanatın akılla münasebetini inkar etmeksizin, akıl üstü bir mana keşfinden bahsediyor olmalıyız.
Akıl dışı bir tertip ve terkip olmaz. Akıl üstü bir mana keşfedilse bile onu akılla terkip etme ihtiyacımız açık. Akıl dışılık, terkip ve nizam dışı bir savrukluk anlamına geldiğinde sanattan bahsetmek imkansızlaşır. Öyleyse akıl üstü bir manayı keşif ve terkip aletine ihtiyacımız var. Suret terkibini akla havale ettiğimize göre, buradaki terkip mana terkibidir. Öyleyse sanat; ruhun akıl üstü manaları keşfettikten sonra, akıl üstü bir ruhi terkibe tabi tutması ve bundan sonra meseleyi akla havale etmesidir.
*
Sanat, meçhulde mukim mananın keşfi ve “güzel” bir suretle inşa edilerek malum alana naklidir. Sanat faaliyeti, meçhulü kurcalamak, ihtimalleri taramak, yeni bir terkip kıvamı bulmaktır. Sanat faaliyetinin “malum” alan ile tek ilgisi, yeni bir terkip kıvamı keşfetme halidir. Yeni bir terkip kıvamı bulmak bazen yeni bir keşif yapmaktan daha harikulade eserlere vücut verebilmektedir. Ne var ki sanatı yeni bir terkip kıvamı bulmaktan ibaret görmek, bir adım ilerisinde şekle mahkum etmektir. Bu cihetle sanat, öncelikle yeni bir mananın keşfidir.
Şekil bilgisi (marifeti) haline getirilen sanat, hendesenin bir mevzuu olur. Hendesenin bir alt dalı haline getirilen sanat, sanat olmaktan çıkar ve ilmi bir meseleye tahvil edilir. Bugünün teknolojisi, hendese mevzuu haline getirilen sanatı, fabrikasyon imalatına çevirir. Tabii ki bu sanat değildir.
*
Sanat, netice itibariyle ruhi nizamdır. Ruhi nizam, nihai tecritte mana nizamıdır. Saf mana nizamı olduğu içindir ki akıl üstüdür. Akl-ı Selim ve zevk-i selime olan ihtiyacımızın en derin olduğu saha da burasıdır.
İBRAHİM SANCAK

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir