“SEÇİM” VESİLESİYLE…

“SEÇİM” VESİLESİYLE…

Pazar günü yapılacak mahalli seçimler, Cumhuriyet tarihinin bugüne kadar yapılan en mühim seçimidir. Kime oy vereceğimizden önce, seçimin ehemmiyetini anlamış olmamız gerekir. Ehemmiyeti anlaşılmayan bir mevzuda, kafi derecede hassasiyet göstermek beklenmez, hassasiyet dışı tutulan meselede doğru karar verebilmek, ancak tesadüfen mümkündür.

*
Tayyip Erdoğan, Müslümanların kahir ekseriyetinin üzerinde ittifak ettiği bir liderdir. Müslümanların kahir ekseriyeti yanlışta ittifak eder mi? Allah Azze ve Celle bu kadar geniş çaplı bir ittifakın yanlış olmasına müsaade eder mi? Tayyip Erdoğan, Müslümanların kahir ekseriyetinin üzerinde ittifak etmesi yanlış olan bir şahsiyet ise eğer, Allah Azze ve Celle, onu doğru şahsiyete kalbetmez mi? Allah bu ümmeti böyle bir vahim yanlıştan korumaz mı? Eğer Tayyip Erdoğan, bundan önce bu çapta bir ittifakın merkezi olmaya layık değilse, bundan sonra layık hale gelmez mi? Tayyip Erdoğan, kendine yönelen milyonlarca insanın dualarına, ümitlerine, hasretlerine, maksatlarına aykırı bir şahsiyet olabilir mi, kendisi öyle olsa bile milyonlarca insanın duası ona hiç tesir etmez mi? Allah Azze ve Celle, kendine açılan milyonlarca elin, kendine yalvaran milyonlarca dilin, kendine yönelen milyonlarca kalbin karşılığı olarak, dünyanın en kötü insanı olması halinde bile Tayyip Erdoğan’ı doğru insan, doğru lider, doğru şahsiyet haline getirmez mi?

Biliyoruz ki “müminin mümin kardeşi için yaptığı dua daha makbuldür”. Yurt içinde ve yurt dışında, Tayyip Erdoğan için yapılan milyonlarca müminin duası, dünyanın en günahkar insanı bile olsa Erdoğan’ı, tertemiz hale getirmez mi? Bundan önce yaptığı hataları, yanlışları, günahları, milyonlarca müminin, sadece Allah rızası için yaptığı dualar temizlemez mi, aklamaz mı, affına sebep olmaz mı?

Tayyip Erdoğan, yeryüzünün en ahmak insanı mıdır ki, milyonlarca müminin ümidine ve duasına mevzuu olduktan sonra, kendi şahsi menfaatinin peşinde koşsun. Tayyip Erdoğan, yeryüzünün en akılsız mümini midir ki, yüz milyonlarca müminin duasından meydana gelecek manevi hasılayı gözardı etsin ve onları umursamasın… Son bir asırdır hangi Müslüman için bu kadar çok el Allah’a açıldı, kim bu kadar çok mümin tarafından sadece Allah rızası için sevildi? Tayyip Erdoğan veya onun yerindeki herhangi bir Müslüman, bu sevgiyi beş paraya harcayacak kadar idraksiz olabilir mi?

*
Tayyip Erdoğan zaten seçildi. Yurt dışındaki yüz milyonlarca Müslüman tarafından seçildi, başlara taç edildi. Zaten başka bir aday mı vardı ki… Ümmetin önüne, riyasetine talip olmadan hizmetine talip olarak çıkan başka bir yiğit vardı da bizim mi gözümüzden kaçtı? Tayyip Erdoğan zaten seçildi, kalpten verilen oylarla… Biliriz, demokrasi kalpten verilen oyları umursamaz, o, mutlaka sandıkta görmek ister. İşte sandık kuruluyor, yüz milyonlarca kalpten verilen oyun yanında, yirmi beş milyon da sandığa atılmalı, kural böyle dediler, öyleyse yapalım şu işi…

Ne büyük mutluluk ki, ümmetin seçtiği adamı tasdik etme, resmileştirme salahiyet ve mesuliyeti bu ülkenin insanlarına ihsan edildi. Ey Türkiye halkı, Gazze’deki yetimin seçimini yok mu sayacağız? Balkanlardaki “Evlad-ı Fatihan’ın” torunlarının seçimini iptal mi edeceğiz? Arakan’daki mazlumun ümidini sinesine mi tıkayacağız? Mısır’da idam cezasına çarptırılan yiğitler için Mısır ordusunun ihaneti mi daha büyük olacak, Erdoğan’ı seçmeyen Türkiye halkının ihaneti mi? Bangladeş’te idam sehpasına dirayet ve cesaretle giden büyük alimin ruhu, bizim seçimimizle muazzep veya mesut olmayacak mı? Yaşarken elimizi uzatamadığımız o büyük şehidin, alem-i berzahtaki ruhuna bir borcumuz yok mu? Şeyh Ahmet Yasin, ümmetin sessiz kalanlarını Allah’a şikayet ediyordu, artık Gazzeliler Türkiye’yi Allah’a şikayet etmiyor nicedir, aksine bizim için dua ediyor, tekrar şikayet etmeye başlamaları için İsrail’i seçer miyiz?

*
Tayyip Erdoğan, halkı harekete geçiren, halka bir ruh ve heyecan üfleyen, halkı “dava” sahibi yapan adamdır. Herkes çevresindeki üç beş kişiyi herhangi bir konuda ikna etmeyi bir denesin de, bu halkın yüzde ellisini aynı noktada buluşturmanın ne kadar devasa bir istidat, maharet ve liderlik gerektirdiğini görsün.

Lideri pazardan almıyoruz, lider hıyar tarlasında da yetişmiyor. Unutmayın sipariş verebileceğiniz bir kuruluş da yok. Arada bir çıkıyor, genellikle yüzyılda bir ancak çıkabiliyor. Bizim yaşadığımız dönemde geldi, daha ne istiyorsunuz?

Bir asır önce Abdülhamit Han gelmişti, ona “hürriyet” diye karşı çıkan mümin insanların daha sonraki pişmanlıklarını unutmayın. Cennetmekan hünkar tahttan indirildiği için, sonraki dönemde toprağa düşen Müslüman sayısı milyonlara ulaştı. Aynı hatayı yapacak mıyız? Said-i Nursi, Mehmet Akif Abdülhamit Han’a isyan ederken önlerinde bir misal, bir tecrübe yoktu. Bizim önümüzde öyle bir tecrübe var, öyle bir misal var, zor zamanlarda hata yapmanın maliyetini bu millet çok ağır ödedi. Aynı hatayı yapacak mıyız, üçüncü Abdülhamit’i, masonlara, Yahudilere, batılılara, kafirlere, münafıklara teslim edecek miyiz? İkinci Abdülhamit ile birlikte tüm Osmanlıyı, tüm milleti, tüm ümmeti insanlık hainlerine teslim etmemiş miydik, şimdi Tayyip Erdoğan ile birlikte her şeyimizi onlara teslim etmiş olmaz mıyız?

*
İslam’ın tüm kalelerinin düştüğü, tüm cephelerinin çöktüğü, tüm mevzilerinin yok olduğu son iki asrın ağır mağlubiyetinden sonra, bugün, tüm İslam coğrafyasının kaynadığı, her Müslümanın çıkış yolu aradığı, bir büyük doğumun sancılarının şiddetlendiği vasatta, Allah’a ve Resulüne ihanet edenlerin mahşerdeki hesabı ne korkunçtur. Tayyip Erdoğan böyle bir geçiş döneminde iki milyara baliğ olan ümmetin ümidi olmuştur. Tayyip Erdoğan yanlış seçim olsa bile, müminlerle beraber olmak, müminlerle aynı hatayı yapmak, müminlerle birlikte haşrolunmak gibi bir imkanımız var. Ümmetin kahir ekseriyetinin yöneldiği bir merkez, yanlış da olsa mahşerde müdafaa edilebilecek bir karardır. Sorulduğunda deriz ki mahkeme-i kübrada, “Allah’ım, sen müminlerin kahir ekseriyetini yanlışa sevketmezsin çünkü sen mümin kullarını seversin, onlarla beraber olmak, onlarla beraber hesap vermek istedik. Ümmet ile beraber yanlış yapmayı, yalnız başımıza doğru yapmaya tercih ettik, ümmet olmanın böyle bir şey olduğuna inandık. Allah’ım, bu seçimimiz tevhidi ihlal etmek için değil, dininin bir ölçüsünü bile iptal etmek için değil, sadece bir lider seçimi içindi, riyaset seçiminde vahdetin esas olduğunu öğrenmiştik, seçilecek reisin bazı eksiklikleri olsa da, ümmetin vahdetini temin etmenin daha mühim olduğunu bilmiştik, ümmetin vahdeti Erdoğan’da gerçekleştiği için onu seçtik.”. Ümit ederiz ki, bu müdafaamız kabul görür, ümit ederiz ki Erdoğan, bizi, bu müdafaayı yapmak zorunda bırakmaz.

Share Button

“SEÇİM” VESİLESİYLE…” üzerine bir düşünce

  1. Allah’ın fazlı vede ihsanı ile bu defaki böyle olmayacak… Tayyip Erdoğan’ı (ikinci Abdülhamit Hanı ) batılılara ve dahi yerli işbirlikcilerine teslim etmeyeceğiz.Ümmet sevinsin ,ve onlara müjdeler olsun .Büyük medeniyet yürüyüşümüz yarından(31,03,2014) sonra dahada hızlanacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir