SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİ Mİ SUÇLARIN GİZLENMESİ Mİ

SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİ Mİ SUÇLARIN GİZLENMESİ Mİ

Ceza muhakemesi kanununda zikredilen “soruşturmanın gizliliği” konusu, son zamanlarda ülkenin gündemini sürekli işgal etmeye başladı. Sebebi herkes tarafından bilinen bir tavır olarak, hakkında soruşturma açılan her şahıs veya müessese bu kuralı mutlaka gündeme getiriyor ve ihlal edildiğinden şikayet ediyor. Gerçekten de bu kural yoğun bir şekilde ihlal edilmektedir.
Bu kuralın ihlali, şekil ihlali midir esas ihlali midir? Doğru soru bu ve bu sorunun peşinden gitmek gerekiyor. Soruşturmanın gizliliğinin maksadı, soruşturma faaliyetinin engellenmesi, saptırılması, delillerin karartılması (imha edilmesi), savcıların soruşturmayı yürütmesine mani olacak baskılara maruz kalması gibi ihtimalleri ortadan kaldırmaktır. Pekala aynı ihtimaller soruşturmanın gizliliğinin sağlanması durumunda yok mudur? İşte can alıcı soru budur.
Soruşturmaların gizli yürütülmesi ve kamuoyunun bilgi sahibi olmaması durumunda, şüpheliler ile savcılar arasında pazarlık yapılabilmesi, savcılara baskı yapılabilmesi, halkın menfaatlerine aykırı olarak bir takım kirli ilişkilerin ve suçların örtbas edilmesi imkanı bulunmaktadır. Kapalı kapılar arkasında yürütülen pazarlıklara müdahale etme imkanı bulunmadığı için, hukuki süreçlerin nerede akamete uğratıldığını görmek ve bunun peşinden gitmek imkansızlaşmaktadır.
Soruşturmanın gizliliğini mutlak manada temin edebilmek zaten imkansızdır. Zira soruşturma faaliyeti, uzandığı her nokta için aşikar hale gelmektedir. Başka bir ifadeyle, savcı şüphelileri sorguladığında soruşturma, şüpheliler için zaten aleniyet kazanmaktadır. Bunun gibi soruşturmanın her boyutu, kendi çerçevesinde gizlilikten çıkmakta ve aleniyet kazanmaya başlamaktadır.
Delilleri karartma ihtimali, savcıya baskı yapma ihtimali, soruşturma faaliyetini önleme çabası gibi durumları kim gerçekleştirir? Bu gibi çabaların şüphelilerden gelmesi beklenir. Şüpheli şahıs veya müesseseler için zaten aleniyet kazanmış olan soruşturmanın güvenliğini ve devamını sağlamanın yolu, soruşturmayı kamuoyuna açmak ve kamuoyu desteğini almaktır.
Kamuoyundan gizlenmiş olan soruşturmalarda, savcıların baskılarla soruşturmayı gerektiği kadar derinleştirmeden veya herhangi bir sebeple gereğini yapmadan kapatma ihtimali her zaman vardır. İşte bu ihtimal, ülkenin tarihinde binlerce defa gerçekleşmiş olan ve “kamu güvenliği” veya “devlet sırrı” veya başka isimler altında gerekçeler bulunarak yapılması alışkanlık haline getirilen hukuki süreçleri tıkama faaliyetlerine açık kapı bırakmaktadır.
Kamuoyuna mal olan soruşturmalar üzerinde rahatlıkla pazarlık yapılamamakta, yapıldığı takdirde dikkatlerden kaçmamakta ve açıklanması imkansız hale gelmekte, bu sebeplerle soruşturmaların devamı sağlanabilmektedir. Medya, kamu adına hadiseleri takip etmekte ve halkın menfaatlerini korumaktadır. Savcılık makamı da zaten kamu adına soruşturmaları yapmaktadır. Medya ile savcılık arasındaki maksat birliği veya paralelliği açıkça görülmüyor mu?
Savcıların ciddi soruşturmalarda (özellikle devlet kurumlarına karşı yürüttükleri soruşturmalarda) baskılara maruz kalmaları ihtimali öngörülmelidir. Devlet iktidarının herhangi bir parçasını kullanan müesseselere veya bu müesseselerin başında bulunanlara yönelik soruşturmalarda savcıları koruyacak ve en azından moral destek verecek bir güç kaynağının bulunması zarureti malumdur. Devletin savcıları koruma görevi vardır ama devletin müesseselerine karşı yürütülen soruşturmalarda savcıları kimin koruyacağı sorusu zor cevaplanır. Suçlulara karşı soruşturma yürüten savcıları devlet korur ama devlete karşı soruşturma yürüten savcıları koruyacak tek güç, kamuoyudur. Kamuoyunun organize olmuş hali ise basın yayındır.

*
Soruşturmanın kamuoyu ile paylaşılması, hem savcıların güvenliğini ve hem de soruşturmanın güvenliğini sağlayacak bir yoldur. Öyleyse CMK Madde 157 nasıl okunmalıdır? Önce madde metnini verelim.
Madde 157 – (1) Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.
Maddedeki gizlilik hükmü, soruşturmanın devamını, soruşturma merciinin (savcılığın) güvenliğini temin etmeye matuftur ve bu hükmün yürütülmesi savcılık yetkisindedir. Görüldüğü üzere konunun üç ayağı bulunmaktadır. Bunlar; soruşturmanın devamı ve gereği gibi yerine getirilmesi, soruşturma merciinin güvenliği ve çalışma şart ve imkanlarının temini ve hükmü yürütme yetkisi…

*Soruşturma yetkisi veya hükmü icra yetkisi

Soruşturma yetkisinin savcıda olması, savcının soruşturmanın gizliliği ile ilgili kararları verme yetkisini de kapsar. Hangi süreçlerin gizli hangilerinin aleni, hangi konuların gizli hangilerinin aleni olması gerektiğine veya genel olarak soruşturmanın ne zaman gizliliğinin bittiğine karar verme yetkisi savcının uhdesinde bulunmaktadır.

*Soruşturmanın hakkıyla yapılabilmesi şartı

Soruşturmanın hakkıyla yapılabilmesi, devamının sağlanabilmesi, süreçlerin tıkanmasına mani olunması ve daha bir çok konu, soruşturmanın bazen gizli bazen de aleni yapılması ile mümkün olabilir. Özellikle Ergenekon Terör Örgütü gibi soruşturmalarda mümkün olduğu kadar aleni yapılması ve süreçlerin ve aşamaların kamuoyu ile paylaşılması, soruşturma konuları ile ilgili bilgi, ihbar, şikayet ve belge temini için hayati önemdedir. Soruşturma konuları ile ilgili sivil veya askeri alanlarda birçok kişinin bilgi ve belge sahibi olma imkan ve ihtimali bulunmaktadır. Bu imkanı kullanmamak, soruşturmanın hakkıyla yapılmasına mani olmaktır.
Soruşturma çapının büyük olduğu göz önüne alınırsa, konu ile ilgili bilgi ve belge sahibi insanların savcılığa yardımcı olma imkanları, soruşturmanın konusu, aşaması ve süreçlerini genel hatlarıyla bilmesine bağlıdır. Savcılığın gizli soruşturma yürütmesi halinde insanların ne soruşturmadan haberi olur ne de yardım edeceklerse nasıl yardım edeceklerini bilirler. Büyük çaptaki soruşturmaların en zengin kaynağı, savcılığın kendi araştırması ile elde ettikleri değil, soruşturmayı öğrenerek elinde bilgi ve belge olanlardan savcılığa başvuranlardır. Gizli soruşturmalarda bu kaynağı kullanabilmek nasıl mümkün olur?

*Soruşturma merciinin güvenliği ve çalışma imkanları

Devlete karşı yürütülen soruşturmalarda Savcılığın güvenliğini temin etmenin tek yolu, soruşturmanın mümkün olduğu kadar kamuoyu ile paylaşılması ve kamuoyu desteğinin alınmasıdır.

*

Netice olarak, yürütülen tüm soruşturmalardan haberdar olmak istiyoruz. Çünkü devlet kurumlarının (buna savcılık da dahil) halka hizmet etmesi gerekirken halka karşı cürüm işlemek maksadıyla organize olmadığından emin olmak istiyoruz. Kudretli insanların haklarında açılmış olan soruşturmaları, kapalı kapılar arkasında tehdit, şantaj, baskı ve başka sebeplerle akamete uğratmasına imkan verilmemesini istiyoruz. Eğer varsa zayıf tabiatlı savcıların, tehditlere boyun eğerek soruşturmaları sümen altı etmelerini istemiyoruz.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir