SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-15-FİKİR ÜRETİM MERKEZİ

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-15- FİKİR ÜRETİM MERKEZİ
Kamu kurumlarının halkın problemlerini çözmek, ihtiyaçlarını karşılamak için fikir üretmeleri gerekir. Fakat kamu kurumlarının siyasi alandan üretilen ve halktan bağımsızlaşmış iktidarlar tarafından yönetilmesi, halkı fazla umursamamalarına sebep oluyor. Türkiye gibi askeri vesayete dayalı ve siyasi rejimini (Kemalist rejimi) koruma düşüncesini halkın tüm menfaatlerine önceleyen ülkelerde, silahlı ve sivil bürokrasi halktan tamamen bağımsızlaşıyor. Halktan bağımsızlaşan bir devlet örgütünün halka hizmet etmesi beklenir mi? Bunlara devletlerin hantal yapılarını da eklediğinizde halkın faydasına fikir üretmek ve onu tatbik etmek neredeyse imkansız hale geliyor.
Halk tarafından ve halkın içinde örgütlenen sosyal iktidar, dünya çapındaki stratejileri geliştirmek konusunda yetersiz olabilir ama halkın ihtiyaçlarının kahir ekseriyetini kamu kurumlarından ve devletten (ve siyasi iktidardan) daha iyi bilir, anlar ve hisseder. Problemi yaşayan insanların katkısı olmadan çözüm formülleri geliştirmeye çalışmak çok komik olmuyor mu? Bürokratlar halkın içinden çıkmıyor mu, sorusu mantıklı gelebilir ama halkın içinden çıkıp da bürokratik çerçeveye girdiğinden çok hızlı şekilde halka yabancılaştığı malum. Seksen yıllık Cumhuriyet tecrübesi bu konuda çok şey öğretti.
Sivil hayatta hem problemin kaynağı açıkça görülebilir hem de uzman insanlar bulunabilir. Bürokrasiden çok ileri imkanlar elde edilebilir. Amatörlükle profesyonellik birleştirilebilir ve çok daha iyi çözüm formülleri geliştirilebilir.
Herhangi bir iktidar (sosyal ve siyasal iktidar) başkalarının fikirlerinden faydalanabilir mutlaka. Fakat başkalarının fikirlerine muhtaç hale gelirse iktidarını kaybeder. Fikri bağlılık mali bağlılıktan çok daha derindir ve bağımsızlığı çok derinden etkiler. Bu sebeple sosyal iktidar, kendi varoluşu ve faaliyetleri için fikirlerini kendisi üretmelidir. İktidar olabilmesinin en şartı, fikir ihtiyacını kendinin karşılamasıdır.
Fikir ihtiyacını kendisi karşılamalıdır ama önce fikre ihtiyacı olduğunu bilmelidir. Türkiye’de nedense kimsenin fikir ihtiyacı içinde olduğunu görmedim. Fikirden kıymetli bir şey yok ama fikir ihtiyacı hisseden de yok.
Sosyal iktidar fikir üretim merkezi kurmalıdır. Kendisiyle ilgili olduğu kadar, halkın her türlü problemlerini araştıracak, çözümler geliştirecek, ihtiyaçlarını anlayacak ve karşılamak için teorik üretim yapacak bir merkeze ihtiyacı var. Hayatın her alanında araştırmalar yapmak, mümkün olduğunca her alanda fikri üretmek lazım. Esas iktidar fikirde ve fikir üretiminde…
İnsanlar kamu kurumlarının yaptıkları işleri beğenmemek gibi bir alışkanlığa sahipler. Yapılan işlerin bir tarafında kusur bulmakta maharet sahibidirler. “Şurası yanlış olmuş” diye konuşmaya başlıyorlar. Sorarsanız orijinal fikirleri vardır ve bundan da emindirler. Fakat kırıntı düşünceleri fikir zannediyorlar. Yapılan işin bir boyutunda bir yanlışlık olabilir ama tamamına baktığınızda o yanlışlık gibi duruna husus gereklidir belki de. Üzerinde yarım saat çalışmadıkları (düşünmedikleri) konular hakkında fikir beyan etmekten imtina etmiyorlar. Tabii ki tüm beyanları şikayet üzerine. Yani sürekli mızmızlanıp duruyorlar. Adına toplantı denilen meclisleri kadınlar hamamına çeviriyorlar, farkında değiller. Fikir üretimini ayaküstü yapılacak çok basit bir işmiş gibi görüyorlar. Dolayısıyla ne fikre ihtiyaçları var ne de fikir adamına…
Kamu kurumlarının ve siyasi iktidarların gücü, kendi bünyelerinin dışında fikir üretilmemesinden kaynaklanıyor. Devletin dışında ve sivil hayatta ciddi fikirler üretildiği takdirde siyasi alanın iktidar tekeli kırılır. Doğru, faydalı ve güzel bir fikre karşı durma gücü ve iktidarı kimse de yok. Ama kimse de fikir de yok. Dolayısıyla siyasi alanda üretilen iktidarlar gücü hoyratça kullanıyorlar. Halk da mızmızlanıp duruyor.
Fikir üretim merkezi, sivil toplum kuruluşlarını sosyal iktidara taşıyacak maniveladır. Fikir adamları olmaz, fikir üretim merkezi kurulmazsa, sivil toplum kuruluşları küçük işlerle meşgul olmaya devam ederler ve sosyal iktidarın rüyasını bile göremezler.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir