SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-6-HEDEFLERİ

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-6-
HEDEFLERİ
Sosyal iktidarın üç ana hedefi olmalıdır. Devletin işgal ettiği alanları geri almak, devletin ve idarenin çalışmalarına katkıda bulunmak ve muhalefet etmek, halka hizmet etmek…
*
Devletin işgal ettiği alanları geri almak…
Modern devlet (demokrasiler de dahil) tarihte hiç olmadığı kadar fazla bir alanı işgal etti. Sığ şekilde bakıldığında bile olmaması gereken o kadar çok alanı işgal etmiş durumda ki, insanlar devletin karşısında kendilerini çocuk gibi hissediyorlar. Devlet bilir, devlet yapar, o devletin alanı, o alana girmek yasak gibi düşünce kodları zihni evreni işgal etmiş halde. Devlet sadece fiziki anlamda işgal etse bir derece fakat insanların zihinlerini işgal etmiş halde. Bu nokta çok kötü… İnsanlar sanki tecavüze alışmışlar ve devlet tecavüz ettiğinde namusları bozulmamış gibi davranıyorlar. Başka bir insanın kendine yaptığı muameleye karşı onu öldürecek kadar tepki gösterenler, devlet yaptığında “eline sağlık” diyecek durumdalar.
Bu durum devleti güçlendiriyor ama halkı ve insanı zayıflatıyor. En vahim olan husus ise insanların “şahsiyet” sahibi olmasına mani oluyor. Şahsiyet sahibi olamayan insanlardan müteşekkil olan devlet ise, sadece “yetkiye” dayanıyor. Şahsiyete değil, yetkiye dayanan devlet ise bunu çok hoyrat ve vahşi şekilde kullanıyor.
Mevcut yapı içinde bu problemin çözümü yok. Yapılabilecek tek iş, devletin geriletmek, halkı ilerletmek… Halk, devletin işgal ettiği alanları, tedrici şekilde ele geçirmeli. Devlet ise harekete direnmemeli aksine işgal ettiği alanları halka devretmeli. Halk, hem kendi işini kendisi halletmeyi öğrenir hem de şahsiyet sahibi haline gelir. Halkın ve insanların şahsiyet sahibi olmasından şikayet edilmemeli. Zaten şahsiyet sahibi insanlar (yetkililer) bundan şikayet etmez. Olsa olsa bazı imtiyazlı sınıf buna itiraz eder. Onların da görüldüğü yerde başı ezilmeli.
En kolay alandan başlamak üzere, devlet, yavaş yavaş ve planlı şekilde geri çekilmeli. Bir anda alanı boşaltmak gibi bir garabete de düşülmemeli. Halkın, boşaltılan veya boşaltılacağı açıklanan alanları doldurması beklenmeli. Bunun için risksiz bazı alanlar pilot uygulamalar için açılmalı ve sosyal iktidarlara terk edilmeli. Halkın, sosyal iktidarı kurması ve kültürünü oluşturmasına paralel olarak geri çekilme devam etmeli.
*
Devlete yardım etmek ve sosyal muhalefeti yerine getirmek…
Devletin, tüm hizmet kalemleri için her zaman kafi miktar kaynak bulması mümkün olmuyor. Kaynak bulmak için hoyratça ve kuralsızca (ülkede kanunlar da kuralsız) vergi koymak yerine, sosyal iktidarların boşlukları doldurması istenmeli ve beklenmeli. Gönüllü olarak insanların devletin eksiklerini kapatma çabası içine girmesinden daha sağlıklı ne olabilir. Elinizde ordu ve polis gücü var diye istediğiniz kanunu çıkarıp istediğiniz vergiyi tahsil edebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Velev ki bunu yaptınız, yaptığınız işi kanuna dayandırmanız, mahiyeti eşkıyalık olan işinizin niteliğini değiştirir mi? Yaptığınız işleri, ordu ve polise dayanmadan yapmaya çalışın da meşru mu gayri meşru mu görün.
Meşruiyet halkın rızası değil mi? İkna etmeye çalışın da görün halinizi. Halkın kendi rızasıyla katkıda bulunmasının yolunu açmak varken, tepesine süngüyle binmekten hususi bir zevk mi alıyorsunuz?
Halkın devlete yardım etmesi, devlete vergi vermesi ve bağış yapması şeklinde anlaşılıyor. Niye böyle yapmak zorunda bırakılsın ki… Toplanan kaynakları birilerine peşkeş çekmeniz için mi? Bırakın halk kendi işini kendi görsün ve devletin yükü azalsın. Aynı neticeye çıkmıyor mu? Çıkmıyor diyenler, hazineden geçinen asalaklar değilse akıl yerine ahmaklığı satın alanlar olmalı.
Müsaade edin, halk gerekirse devlete doğrudan da yardım yapsın, devletin işlerini üstlenerek de yardım etsin. Ama sosyal iktidarın devlete karşı muhalefet yapma imkanlarını da oluşturun. Sadece yardım yapmak ve katkıda bulunmak şeklinde düşünürseniz, hala oligarşik zihniyetin alçak hakimiyeti altındasınız.
*
Halka hizmet etmek…
Sosyal iktidar halkın kendisi olduğu için, halkın kendi problemlerini kendinin çözmesi, kendi ihtiyaçlarını kendinin karşılaması, kendi kendine hizmet etmesi demektir. Üç beş kişilik hücre yapılanmalarından milyonluk organizasyonlara kadar, halkın örgütlenmesi ve kendi kendine hizmet etmesi imkanı hazırlanmalıdır. Halk ise kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilecek olduğu her alandan devleti kovmalı ve inisiyatifi eline almalıdır.
Halkın kendi kendine çok daha ucuz maliyetlerle yapabileceği işler, devlet el attığında fevkalade pahalıya maloluyor. İktidarların siyasi tercihlerinden dolayı adaletsiz hizmet dağıtıldığı da vaki. Ve daha bir çok problem…
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir