SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-7-ÖRGÜTLENME PRENSİPLERİ

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-7-
ÖRGÜTLENME PRENSİPLERİ
Örgütlenmenin problemli noktaları var. Mesela örgütlenme ve faaliyetlerin giderlerinin karşılanması ciddi problemdir. Ticari faaliyet olmadığı için, giderlerin karşılanmasında önemli prensipler oluşturulması gerekir. Yine, örgütlenmede hiyerarşi konusu, problem kaynağıdır. Siyasi ve idari alandaki “yetkiye” yani kanuna dayalı hiyerarşi olduğu için fazla problem yaşanmaz. Keza ticari örgütlenmelerde hiyerarşiyi tayin eden mali güçtür ve orada da umumiyetle hiyerarşik problem yaşanmaz. Fakat sosyal iktidar bunların tamamından mahiyet olarak farklıdır. Onlarda problem olmayanlar sosyal iktidarda problem, onlarda problem olanlar sosyal iktidar da problem olmamaktadır. Umumiyetle ters ilişki olduğunu söylemek kabil…
Örgütlenme prensipleri üç alanda toplanabilir. Hiyerarşi ve otorite prensipleri, gelir ve gider prensipleri, faaliyet prensipleri.
*Hiyerarşi ve otorite prensipleri
Yönetim kadrolarına seçilecek olanların, sosyal iktidarı kendi menfaatleri istikametinde kullanmak istemeleri mümkün. Bu hususta dikkatli prensipler geliştirmeli ve tavizsiz tatbik etmeli.
Ülkedeki istismar kültürü, dehşet boyutlarda. İstismara açık kapı bırakmamak, istismar etmek isteyenler çıktığında da imkan sunmamak lazım. Örgütlerdeki görevliler, umumi menfaatle (halkın menfaati) iktifa etmek durumunda bırakılmalı. Faydalanmak isteyenler, şahsi menfaatlerini, umumi menfaat içinde eritmek zorunda kalmalı. Yani şahsi menfaatler, ferdi faydaya ayarlı halde değil, umumi faydaya ayarlı hale getirilmeli. Umumi fayda elde edildiğinde, ondan görevliye ne düşüyorsa, onunla iktifa etmeli. Görevliler şahsi menfaatlerini, umumi fayda çerçevesinde takip etmeli. Yani bir uygulamadan görevliler de zarar görüyorsa ve o uygulama yanlışsa, o uygulamanın peşine gidilmeli fakat umumi netice (fayda) elde edilene kadar devam etmeli. Görevlilerde halkın bir ferdidir ve onların problemlerine duyarsız kalmak, meselenin ruhuna aykırı. Ne var ki, görevlilerin, ferdi menfaatleri hususunda fevkalade hassas olmalıdır.
*Gelir ve gider prensipleri
Meselenin en hassas noktası, gelir gider konusudur. Ticari bir işletme olmadığı için para kazanma imkanı yoktur. Kamu müessesesi olmadığı için kamu kaynaklarından fonlanması da sözkonusu olmayacaktır. Fakat ciddi bir giderle karşı karşıya kalınacağı malum. Giderlerin karşılanması hususunda, şahıs veya firma menfaatlerini takip etmek zorunda kalınmayacak bir gelir kalemlerinin bulunması lazım.
Bağış ve aidat gibi klasik gelir yolları var. Fakat insanların bu tür çalışmalara bağış yapma ve sivil kuruluşlara aidat ödeme gibi alışkanlıkları maalesef yok. Bunların dışında gelir kalemleri oluşturmak gerekiyor.
Verilecek hizmetlerin bazılarından gider kalemlerini karşılamak için küçük bağışlar alınabilir. Gider hesabına uygun olarak gelir elde etmek, kasayı şişirmemek ve para ile meşgul olmayı önlemek temel prensip olmalıdır.
Mesela hukuk ünitesinde beş altı avukat gönüllü olarak çalışabilir ve fakir insanların avukatlığını ücretsiz olarak yapar. Dernek, kendine başvuranlardan 100 TL gibi bir bağış karşılığında avukatlarından birine sevkeder ve avukat o işi ücretsiz olarak yapar. Bu yolla elde edilecek gelir, tüm faaliyetlerin maliyetini karşılayabilir. (Bu husus ayrı bir yazı konusu olarak tetkik edilecek). Aynı şekilde mesela birkaç mühendis ve mimar gönüllü olarak fakir insanların projelerini çizer ve dernek küçük miktarlarda bağış alır. Hem insanlara hizmet edilmiş hem de faaliyetler için gelir elde edilmiş olur.

*Faaliyet prensipleri
Faaliyetleri yürütürken, idari, hukuki, siyasi mekanizmaları çalıştırmak gerekir. Siyasi ve idari mercilerle gereksiz tartışmalara girmeden, hem onların çalışmasını hem denetlenmesini gerçekleştirmek mümkün. Yapılan yanlış işler için kamu kurumuna başvurmak, bilgi istemek, verdikleri bilgi tetkik edilerek, bilgi verilmediyse verilmediği not edilerek raporlar hazırlayıp, önce idari mercii silsilesini, sonra siyasi makamları ve daha sonra yargı kurumlarını harekete geçirmek ve nihayet kamuoyuna sunmak gerek. İdari süreçte tamamlanan ve düzeltilen yanlışları, diğer süreçlere sokmamaya dikkat etmek gerekir. Çünkü her insanın veya kurumun yanlış yapması mümkündür ve eğer yanlıştan dönmüşse, konuyu kapatmak gerekir. Ki itimat telkin edilebilsin ve sistem işletilebilsin.
Bu konuları, dernek şeklinde teşkilatlanılacaksa, dernek tüzüğünde teferruatlı şekilde tanzim etmek gerekir.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir