ŞU ZEYNELOV MESELESİ…

ŞU ZEYNELOV MESELESİ…

Mahir Zeynelov… Today’s Zaman muhabiri… Azerbaycan vatandaşı… Geçtiğimiz günlerde sınır dışı edildi. Sınır dışı edilme sebebi, Zaman gazetesinin haberine göre başbakanı eleştirmesiymiş. Pekala başbakanı nasıl eleştirmiş? Zaman gazetesinin 07.02.2014 tarihli haberinden takip edelim;

“Başbakan Tayyip Erdoğan da Zeynalov hakkında, “hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Zeynalov, geçtiğimiz hafta emniyet müdürlüğüne giderek suçlamalarla ilgili ifade verdi. Söz konusu suçlamalar, Zeynalov’un @MahirZeynalov hesabından attığı “Turkish prosecutors order police to arrest al-Qaeda affiliates, Erdoğan’s appointed police chiefs refuse to comply (Türk savcılar, polise El Kaide ile bağlantılı kişileri tutuklama emri verdi. Erdoğan’ın atadığı polis şefleri, bu emri yerine getirmeyi reddetti)” ve “Al-Qaeda’s Turkey operatives flee after Erdoğan-appoited officials block raid (Erdoğan’ın atadığı yetkililer baskını engelleyince, El Kaide’nin Türkiye mensupları kaçtı.)” şeklindeki iki tweeti kaynak gösterildi. Zeynalov, ifadesinde söz konusu tweetlerin medyada yayınlanan haberlere dayandığını ve hiçbir yorumda bulunmadığını dile getirdi.”

Haberi Zaman gazetesinden iktibas ediyoruz ki, asılsız haber uydurmasıyla itiraz etmesinler. Mahir Zeynelov’un sınır dışı edilme sebebi, Zaman gazetesine göre neymiş; “Turkish prosecutors order police to arrest al-Qaeda affiliates, Erdoğan’s appointed police chiefs refuse to comply (Türk savcılar, polise El Kaide ile bağlantılı kişileri tutuklama emri verdi. Erdoğan’ın atadığı polis şefleri, bu emri yerine getirmeyi reddetti)”

Bu bir eleştiri değil, bu tam olarak bir suç ithamı… Zeynelov isimli kişi, Türkiye’de, başbakanı, El-Kaide taraftarı olmakla veya El-Kaide’ye yardım etmekle veya El-Kaide mensuplarını korumakla suçluyor. Bu bir eleştiriyse, şu da bir eleştiridir; Fethullah Gülen, Mossad ve CIA ile anlaştı, İslam’ı ve Müslümanları yeryüzünden silmek için, Müslümanların içinde on binlerce ajanı olan bir örgütü yönetiyor. Zeynelov da o ajanlardan birisidir. Böyle bir eleştiri olur mu? Meseleyi bu kadar seviyesizleştirmeli miyiz?

Genel anlamda hürriyet, özel anlamda ise basın hürriyeti, bir ülkenin başbakanına, dünya çapında tanınmış bir terör örgütü taraftarı denmesine müsaade eder mi? Hürriyet bu ise, insanların birbirine neler söyleyeceğini hayal edebiliyor musunuz?

Suç ithamı hürriyet değil, iftiradır. Bir kişinin suç işlediğini iddia ediyorsanız tek şansınız var, o da iddianızı ispat etmektir. İddianızı ispat edemediğiniz takdirde siz suç işlemiş olursunuz, suçun adın da iftira… Bu arada hatırlatalım, iftira bir suç çeşididir.

Mahir Zeynelov hakkında yapılması gereken sınır dışı etmek değil, iftiradan ve devlet adamlarına hakaretten soruşturma açılması ve yargılanmasıydı. Hükümet, Zeynelov’u yargılamak yerine sınır dışı etme kararı aldığı için, Fethullah Gülen cemaatinin tetikçileri cesaretlenmiş olmalı ki hem iftiralarına devam ediyor hem de iftira suçunu işleyeni (yani suçluyu) korumaya…

Zaman gazetesi, 10.02.2014 tarihli haberinde, Zeynelov meselesini takip ediyor, peşini bırakmaya niyeti yok anlaşılan. Haberin başlığı şu;

“Türkiye’deki yabancı gazeteciler endişeli
‘Haberlere isminizi yazmayın, özgürlük yok’”

Haberin veriliş şekli tam bir facia… Şu ifadeler, haber metninden alınmıştır;

“Türkiye’de basının her zaman belli güç odakları tarafından yönlendirilmeye ve bastırılmaya çalışıldığını, medyanın hiçbir zaman tam anlamıyla özgür olmadığını dile getiren Amerikalı bir gazeteci ise, sınır dışı kararıyla ilgili, “Ben buna karşıyım çünkü bu korkunç bir şey. Gazeteciler yazdıklarından dolayı kontrol altına alınmamalı ya da sınır dışı edilmemeli. Bu bir sansürdür.”

Türkiye başbakanı ile ilgili bir meseleyi ABD li bir basın mensubundan hem de ismini bile vermeden naklediyor. Türkiye Başbakanını ABD li bir basın mensubuna değerlendirttiyor, hem de Türkiye’nin milletlerarası kuşatmaya alındığı bir dönemde. Bütün bunlar cemaat için normal çünkü kuşatmayı isteyen kendiler. Çünkü kendiler dış güç haline geldiler.

Fethullah Gülen başta olmak üzere tüm cemaat ve Zaman gazetesini yöneten Ekrem Dumanlı çıldırmış olmalı. Birisi kalksa, Ekrem Dumanlı’nın karısı ile ilgili, kamuoyuna açık şekilde “Başka erkeklerle yatıyor” dese, bu basın hürriyeti içinde değerlendirilebilir mi? Bu hadise gerçek olsa bile, ispatlanmadığı müddetçe düpedüz iftira olmaz mı, bundan dolayı Ekrem Dumanlı dava açmaz mı? Bu mizansendeki hadise ile Zeynelov’un yaptığı şey arasında mahiyet farkı var mı? Mahiyet, yani iftira suçu olması bakımından aynı değil mi? Hangi hukuk sistemi, ne zamandan beri iftirayı basın hürriyeti içinde değerlendirmeye başladı?

Müslüman düşmanlığınız ne hale geldi? Gözünüz dönmüş, tüm ölçüleri ihlal ediyor, tüm çerçeveleri kırıyor, tüm zemini yok ediyorsunuz. Temel hukuk ilkelerini bile çiğniyorsunuz artık. İftiraya basın hürriyeti dediğiniz andan itibaren ülkeyi tam bir kaosun eşiğine getirirsiniz. Gerçek niyetiniz yoksa bu mu? Ülkeyi kaosa mı sürüklemek istiyorsunuz?

Amerikalı gazetecinin şu ifadesine bakın; “Gazeteciler yazdıklarından dolayı kontrol altına alınmamalı ya da sınır dışı edilmemeli. Bu bir sansürdür.” Yani her şeyi söyleyebilmeli ve yazabilmeli mi gazeteciler? Alay mı ediyorsunuz bizimle? Gazetecilere suç işleme hürriyeti mi arıyorsunuz?

ZEYNELOV’UN İFTİRASI BASIN HÜRRİYETİYSE, FETHULLAH GÜLEN KÖŞE YAZARLARINA NEDEN DAVA AÇIYOR? HİÇBİR KÖŞE YAZARI ZEYNELOV’UN BAŞBAKANA YÖNELİK İFTİRASI KADAR AĞIR BİR İTHAMDA BULUNMADI. BU NE KOMİKLİK BÖYLE…

FETHULLAH GÜLEN’İN DAVA AÇTIĞI YAZARLARA BİR TAVSİYEMİZ VAR; ZEYNELOV MESELESİNİ DAVALARINDA DELİL OLARAK GÖSTERSİNLER, EĞER ZEYNELOV’UN İFTİRALARI BASIN HÜRRİYETİ İÇİNDE YER ALIYORSA, KENDİ YAZILARI MUTLAKA BASIN HÜRRİYETİ İÇİNDE KALMAKTADIR.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir