İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-KONJONKTÜREL VERİMLİLİK MESELESİ

İSTİKLAL GÜNLÜKLERİ-KONJONKTÜREL VERİMLİLİK MESELESİ

(11 Nisan 2014)

İstiklal cephesinde bazı yanlışlar var. Bunları konuşmanın zamanı değil diye bir müddet bekledik ama zaman geçtikçe bünyeye yerleşiyor ve kalıcı marazlar oluşuyor. İhanet cephesine de zamanında müdahale etmediğimiz için bu günkü gücüne ulaştı ve bugün mücadele etmekte bazı zorluklarla karşı karşıya kaldık.
İstiklal cephesi, ihanet cephesiyle mücadele ederken konjonktürel verimlilik meselesine fazla bel bağlamış, bu noktaya fazla yığınak yapmış, bazı mevzileri konjonktürel verimliliği olan kişilere teslim etmiş durumda. Konjonktürel verimlilik meselesi gözardı edilecek kadar önemsiz bir konu değil tabii ki ama lüzumundan fazla kıymet vermek konjonktürü aşan bir etki oluşturuyor.

İstiklal cephesi medyası, “konjonktürel verimlilik” meselesinin fikri (veya stratejik) anlamda tarifini yapmış ve özellikleri ile sınırlarını tespit etmiş değil. El yordamıyla farkına vardığı, kör bir kurşun gibi kullandığı için, koordinatlarını tespit etmeden, haritasını çizmeden mayın tarlası oluşturuyor. Gün geliyor kör kurşun kendini vuruyor veya kendisi mayına basıyor.
Okumaya devam et “İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-KONJONKTÜREL VERİMLİLİK MESELESİ”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(13.02.2014)-ŞEFKAT TEPE DİZİSİ HEZEYANLARI

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(13.02.2014)-ŞEFKAT TEPE DİZİSİ HEZEYANLARI

Cemaatin televizyonundaki diziler her bölümüyle felaket bir anlayış çarpıklığına işaret ediyor. Fazla izlenmiyor olmalı ki gerekli tepkileri almıyor, mesela biz kamuoyuna yansıyan sahnelerden haberdar oluyoruz. Genellikle umursanmayan bu diziler, takipçilerin akıl bünyelerini ve zihni evrenlerini ağır ve etkili şekilde zehirliyor. Bu sebeple takip ve tenkit edilmesinde fayda var.

Şefkat Tepe dizisindeki Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam ile ilgili sahneler, izleyicilerin zihinlerini zehirlemek için istismarın nerelere kadar varabileceğini göstermesi bakımından ipucu mahiyetinde. Fethullah Gülen örgütünün istismar etmeyeceği hiçbir kıymetin olmadığını böylece anlamış olduk.

Dizideki o sahneler, mütedeyyin basın yayın kuruluşlarında yoğun şekilde tenkit edildi. Bazı yazarlar müstakil yazılar yazdılar. Star Gazetesinde bu gün (13.02.2014) Ahmet Taşgetiren’in yazısı dikkat çekiciydi. Ahmet TAŞGETİREN, “Nasıl Yapabildiniz bunu?” başlıklı yazıda meseleyi tetkik ediyor. Ahmet Taşgetiren’in yazısındaki bazı bilgiler önemli, zira Taşgetiren daha önce cemaat medyasında (Bugün gazetesinde) uzun süre çalıştı. İçeriden bazı bilgileri var ki bunlar önemli…
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(13.02.2014)-ŞEFKAT TEPE DİZİSİ HEZEYANLARI”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(07.02.2014)-YAZARLAR ALEYHİNE DÖNÜYOR

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(07.02.2014) YAZARLAR ALEYHİNE DÖNÜYOR

Cemaatin yüksek dozlu taarruzundan sonra kamuoyundaki gelişmelerin seyri, cemaatin öngörülerinin aksine gelişiyor. Cemaat kendi yayın organlarındaki yazarlarına hakim olamadığı gibi diğer yayın organlarındaki yazarların kendi aleyhlerine yayınları devam ediyor. Taarruz başladığından beri cemaat medyası kayıp veriyor, karşı taraf ise dirayetli şekilde dayanıyor ve cemaatten yazar kazanıyor. Cemaat medyasından ayrılan yazarlar bir tarafa, hala ayrılmamış olanların içinde de cemaat aleyhine veya orta yollu fikir beyan eden sayısı her geçen gün artıyor.

Ahmet Taşgetiren gibi aslında cemaate mensup olmayan, gazetecilik ve yazarlık gereği Bugün gazetesinde yazan, aklı ve fikri sağlam yazarların cepheden ayrılması ve tam karşı mevzie yerleşmesi, cemaat dışında herkes tarafından beklenen normal bir gelişmeydi. Cemaat de bunu hesaplamışsa eğer, tahammül edilebilir kayıplar listesinde görmüştür. Ama esas zor olan, kendi medyasından ayrılmayan, kendilerinin de atmaya cesaret edemedikleri, attıkları takdirde gazetelerinin boşalacağını bildikleri bazı kalemlerin, kendi medyalarında kendi aleyhlerine yazmaya başlamasıdır.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(07.02.2014)-YAZARLAR ALEYHİNE DÖNÜYOR”

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-7-TARTIŞMAYA KATILMAYANLAR

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-7-TARTIŞMAYA KATILMAYANLAR
Bir de tartışmaya katılmayanlar var, ülkede ilk defa önemli bir tartışma başlamış ama fikir adamlarının bir kısmı tartışmaya katılmıyor. Birçok kişinin merak ettiği fikir ve ilim adamları var bunların içinde. Tartışmaya katılmadıkları gibi, neden katılmadıklarını da izah etmiyorlar. Hani tartışmaya katılmamanın özel bir sebebi olabilir, en azından neden katılmadığınızı açıklayın.
Bazılarında tam bir ölü sessizliği… Kendi sütununun karşısındaki sütunda canhıraş bir tartışma sürüyor, köşe komşusu bir mevzii tutmuş ve canla başla uğraşıyor, zannedersiniz ki, yazı yazdığı gazeteyi (ve diğer gazeteleri de) okumuyor.
Bazı insanlar vardır, çok sinsiler, içten hesaplılar. Bir kavga varsa, kenara çekilip, taraflarını belli etmek için bitmesini seyrederler, çünkü her zaman kazanan taraftadırlar. Aşağıda isimlerini sayacağımız insanlar için böyle bir şey söylemek mümkün değil. Fakat adamlar, kör, sağır, dilsiz… Hallerine bakınca, insanın aklına bin bir türlü düşünce geliyor.
*
Herkesin takip ettiği, itibar ettiği, fikrini merak ettiği yazar listesi farklıdır tabii ki, benim ilk aklıma gelenler, Ahmet Taşgetiren, Rasim Özdenören, Akif Emre… Bunlar gazetelerde köşeleri olan adamlar. Bir de gazetelerde yazmayan fikir adamları var ki mesela birisi fevkalade önemli; Sezai Karakoç… Sezai bey nerede yazsın diye itiraz etmeyin, yazısını hangi gazete basmaz ki. Okumaya devam et “İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-7-TARTIŞMAYA KATILMAYANLAR”