İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır

İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır

Kemalistlerin “Herkesin, anısı önünde saygıyla eğileceği bir devlet adamı, bir dünya büyüğü, onur anıtı ve ulusumuzun göğsünde kıvançla taşıdığı iki madalyadan biridir…” dediği İsmet İnönü, Chp’li künyesinden baktığımızda M. Kemal’den önce ilk Amerikancılardandır.

Halide Edip gibi isimlerin de bulunduğu “Amerikan Wilson Prensipleri Cemiyeti’nin Türkiye üyelerince Millî Mücadele yıllarının başında Türk devletinin Amerikan mandasına girmesini teklif edenlerin arasındaydı.

Prof. Dr. Cemil Koçak’ın “Resmi Tarihe Meydan Okuyorum” kitabına göre İnönü, mandacıların teklifini destekleyenler arasındadır. “Eğer Anadolu’da halkın Amerikalıları herkese yeğ tutuğu yolunda Amerikan milletine başvurulsa, pek çok faydası olacaktır deniliyor ki, ben de tamamıyla bu kanaatteyim. Bütün memleketi parçalanmadan Amerika’nın denetimine bırakmak, yaşayabilmek için tek çâre gibidir” diyordu. İkinci Dünya Savaşı sonunda “Almancılığı” bırakıp, Türkiye’nin yönünü Amerikancılığa çeviren odur. Okumaya devam et

Share Button

AMERİKANCILIK HERKESE BULAŞABİLEN BİR VİRÜSTÜR

Amerikancılık Herkese Bulaşabilen Bir Virüstür

Amerikancılık herkese bulaşabilen bir virüstür. Dahası, Ali Hocam’ın ifadesiyle “Amerika, hava kirliliği gibi bir şey.” Öyle ki, bugünlerde CHP’ye dikkat ediniz. Bahçeşehir Üniversitesi eski rektörü Süheyl Batum, üniversite bünyesindeki “Amerikan Araştırma Merkezi” kurulundaydı. “Partnerleri” ise CIA’nın yan kuruluşu Rand Corporation ve Foundaiton For Defeense Of Democraies adlı Amerikan Vakfı’dır (Aylık Yorum Dergisi, İlk Kurşun, 16 Kasım 2010).
USA Brookings Enstitüsü Başkanı Strobe Tallbott’un yürüttüğü Türkiye 2007 Projesi’nin hem Amerika, hem Türkiye toplantılarında birçok Türk gazeteci, siyasetçi, akademisyen gibi Süheyl Batum da hayli faaldi. Malûmdur ki, Batum, derecesi yüksek Amerikancı Tüsiad’a rapor da hazırlamıştı.
Şüpheci olanlara tavsiyem, Amerikan Siyaset Okulu Think Tank’ların Türkiye dosyasını bir araştırsınlar.
60’lı yılların hızlı solcusu Deniz Baykal 2005’de “ABD bize dengeli yaklaşmıştır. Amerika aleyhtarlığı bir oluşum doğru değildir. Türkiye’nin ABD ile paralel hareket etmesine karşı olmak için bir neden göremiyorum. ABD ile aramızda ideolojik bir görüş farkı yok (…) Türkiye’de Irak savaşı ile Amerika karşıtı hava oluştu. Amerika aleyhtarı bir oluşuma hiçbir şekilde katkı vermedik. Hiçbir şekilde Amerikan düşmanlığı sergileyecek bir tavır içine girmedik. Meydana çıkmadık. Örgütümüze kesin talimat verdik” diyebiliyordu (1 Mayıs 2005 Star Gazetesi). Okumaya devam et

Share Button

İLK AMERİKAN YANDAŞLIĞI CHP İKTİDARINDA BAŞLAMIŞTIR

İlk Amerikan Yandaşlığı CHP İktidarında Başlamıştır

M. Kemal’in 1933 yılı ortalarında ABD Başkanı Roosvelt’le mektuplaşma yoluyla sıcak temaslar kurması, Türkiye’nin Amerikan rotasında hızla ilerlemesinin bir başka delilidir. Bu münasebetler, 1947’de Truman Doktrini, 1948’de Marshall Yardımları, 1950’de Kore’ye Asker gönderme, 1952’de Nato üyeliğiyle en üst noktaya ulaşır.
İktidarda solcu aydın ve bürokrat ağılıklı İnönü CHP’sinin olduğu 1946’da Amerikan Missouri Zırhlısı’nın bizzat ABD Türkiye elçisi Münir Ertegün’ün cenazesini Türkiye’yi getirmesi, resmî Amerikancılığın başlamasının jesti olarak kabul edilir.
Tek partili yıllarda Amerikalı Conilere yalakalık yapanların arasında CHP’li siyasiler ve yandaşı gazeteciler vardı. Devrin ünlü Kemalist gazetecisi Zekeriya Sertel, Tan Gazetesinde “Amerika emperyalist değil, dost bir ülkedir” başlığıyla yazılar yazıyordu.
1949 ve 1950 yılları, ordunun eğitimden kışla düzenine, kıyafet biçiminden rütbelerin şekline, silah ve teçhizatların yenilenmesi kadar bütünüyle Amerikan askerî sistemine uyarlanmaya başladığı yıllardır.

27 MAYIS DARBECİLERİNE DERİN AMERİKAN YARDIMI
Okumaya devam et

Share Button