HİZBULLAH BEŞ ÇAYINDA…

HİZBULLAH BEŞ ÇAYINDA…

İran ve Hizbullah, yıllardır İsrail’e karşı olduklarını söyleyerek Müslümanlar arasında meşruiyet sağlamaya, reklam ve propaganda yapmaya, İslam’ı ve cihadı kendilerinin temsil ettiğini iddia etmeye çalışıyordu. Bizim de bir müddet samimiyetlerine inanmak gibi bir gaflet içinde olduğumuz Hizbullah denilen hainler topluluğu, Gazze havadan, denizden ve karadan ateş altına alındığı bugün, beş çayına çıkmış görünüyor. Şiilerin İsrail ve ABD gibi bir derdinin olmadığı, Irak’taki ABD işgali zamanında ABD ordusuyla birlikte Müslümanları katlettiği, Suriye’de ise İran, Hizbullah ve Esed isimli yezidin çevresinde toplanarak tüm Şiilerin Müslümanları ve mazlum halkı katlettiği görülüp de maskeler düşünce, Gazze’nin saldırı altında olmasını umursamalarına bir sebep kalmadı.

İsrail’in Gazze saldırısına sessiz kalan iki kesim var, İslam dünyasında Şiiler ve Türkiye’de de Fethullah Gülen… Şiilerin ümmete ihaneti artık açıkça ortaya çıktı, zannedilmesin ki bu yazıda Hizbullah’ın Gazze’ye destek için İsrail’e saldıracağını ümit veya talep ediyoruz. Böyle bir şey yapmayacakları bugüne kadar ki tavırlarından açıkça ortaya çıktı. Hizbullah, Suriye’de Müslümanları ve halkı katletmekle meşgul, İsrail’e karşı savaşacak adamı yok.
Okumaya devam et

Share Button

UKRAYNA GÜNLÜKLERİ-(09.04.2014)-İÇ SAVAŞ BAŞLIYOR MU?

UKRAYNA GÜNLÜKLERİ-(09.04.2014)-İÇ SAVAŞ BAŞLIYOR MU?

Rusya, batının, “demokrasi” lafını kullanarak ülkeleri gizli veya açık şekilde işgal etmesine artık dayanamadı ve “madem ki güçlü olanlar kuralları koyuyor” diyerek, kendi kurallarını masaya sürdü. Seçimle işbaşına gelmiş Ukrayna devlet başkanının bir avuç azınlık tarafından, batının stratejik aklıyla iktidardan düşürülmesiyle birlikte “öyle olmaz böyle olur” diyerek askeri harekata başladı. Önceleri açıktan yapmadığı, kimliklerini gizlediği askerlerini “milis” görüntüsüyle Kırım’a sevketti ve orayı işgal ederek (demokrasi oyununu da bir miktar oynayıp referandum yaparak) ilhak etti. Aslında Kırım ABD ve AB için bir testti, batının nasıl tepki vereceğini bekledi, gördü ki gevezelik yapıyorlar. Bunu görünce aynı güzergahtan devam etmeye başladı ve Ukrayna’nın doğu ve güneyinde Rus azınlıkları harekete geçirdi, hükümet binalarını işgal etmeye başladı.

Rusya’nın yaptığı şey, özü itibariyle şuydu; anlamadığı demokrasi oyununu oynamak ve kaybetmek yerine, kendi oyununu oynamaya başladı ve batıyı kendi oyununa (sahasına) çağırdı. Batı Rusya’nın oyununa tabii ki gelmezdi ama bu oyun başkaydı, doğrudan işgal ediyor ve sonra da ilhak ediyordu. Batı, Kırım’da verdiği hafif tepkinin cezasını çekiyor, Rusya Kırım’da test ettiği batıyı fena halde zorluyor. O kadar ki, Rus dışişleri yetkilisi batıyla alay etmeye başladı.
Okumaya devam et

Share Button

ABD SURİYE’YE MÜDAHALE EDERSE…-3-

ABD SURİYE’YE MÜDAHALE EDERSE…-3-
Suriye meselesinde batının temel tavrı, daha önceleri yazdığımız gibi, Şiilerle Müslümanların (Sünnilerin değil Müslümanların) savaşını dengede tutmak, devam etmesini ve taraflar arasındaki husumetin derinleşmesini sağlamaktır. Esed yezidinin zayıfladığı zamanlar muhaliflere yardımı kıstılar, güçlendiğinde ise yardımı artırdılar ve sürekli bir denge halini gözettiler. Böylece Suriye’deki savaşı uzattılar ve katliam ve tecavüzleri artırdılar. Batı için bunların önemi yok, onlar sadece menfaatlerini ve menfaatlerini temin edecek stratejilerini önemserler.
Suriye’de Şiiler ile Müslümanlar arasındaki savaşı kimin başlattığı asla unutulmamalıdır. Savaşı Şiiler başlattı ve yüz binlerce Müslümanı katletti, daha fazlasına tecavüz etti. Biz Müslümanların tarafındayız, Müslümanlara savaş açanların kim olduğuna bakmaksızın Müslümanların tarafındayız. Müslümanlara karşı savaş açanlar Şiiler olduğunda da Müslümanların tarafındayız, ABD olduğunda da Müslümanların tarafındayız.
Batının ve ABD’nin Suriye’de tarafları birbirine kırdırdığı, bu savaşın devamı için gerekli tedbirleri aldığı, dengede devam etmesi için ince stratejiler takip ettiği doğru ama bu doğru, savaşı Şiilerin başlattığı gerçeğinden bağımsız düşünüldüğünde eksik kalır. Müslümanlar Suriye’de “meşru müdafaa” halindedir, bu sebepledir ki Müslümanların savaşı meşrudur. Batının Suriye’de tarafları birbirine öldürtmek için tüm tedbirleri almış olması, tarafları aynı derecede suçlu ve kusurlu kılmaz, suçlu ve kusurlu olan taraf Şia’dır çünkü savaşı onlar başlatmıştır. Okumaya devam et

Share Button

İSLAMSIZLIK İNSANSIZLIKTIR

İSLAMSIZLIK, İNSANSIZLIKTIR
İslam’ın son kalesi, son karargahı, son devleti, son medeniyeti olan Osmanlı yıkıldıktan sonra yeryüzü, şeytanların eğlence merkezi haline geldi. Şeytan, sadece Allah’a değil aynı zamanda insana da düşmandır, insanları Allah’ın dininden uzaklaştırdıktan sonra, insanlıktan da uzaklaştırır. Secde etmediği, kendinden hakir gördüğü insanı, kendinden hakir hale getirmek, zelil ve rezil etmek için elinden geleni yapar ve maksadını gerçekleştirdiğinde de keyifle eserini seyrederek eğlenir. Yeryüzünde Allah’ın dini hakim ve Müslümanlar kuvvetli değilse, dünyayı “insani” çizgide tutacak hiçbir ölçü ve kudret, makam ve teşkilat yok demektir.
Osmanlı, son İslam devlet ve medeniyeti olmakla, insanlığın kalesiydi, yeryüzünde insanların yaşadığının işareti, delili, merkeziydi. Bir asırdan beri Osmanlı yok, Osmanlı tasfiye edildiğinden beri yeryüzü şeytanın ikametgahı, insanlar da oyuncağı ve eğlencesi oldular. Batının, sahip olduğu zannedilen değerlerini bile umursamadan Mısır, Suriye, Filistin, Afganistan, Arakan ve diğer İslam beldelerinde katliam yapılmasına seyirci kalmasının temel sebebi, şeytanın yeryüzündeki hakimiyet karargahlarından biri olmasındandır. Unutulmasın ki, şeytanın prensipleri yoktur, sadece alçaklık, hainlik, melunluk yapmak gibi bir vazifesi vardır. İslam’a karşı mücadele etmek için uydurulan bir takım prensipler, insanları aldatmak içindir ve ilk fırsatta onları da tepelemekten ve onlara güvenenleri bile rezil ve zelil etmekten zevk alır. Unutulmasın ki, her zaman olduğu gibi karşımızda yine şeytan var fakat bu defa dünya imparatorlukları kurmuş bir şeytan var, dünya imparatorluklarını yöneten insi şeytanlar var. Okumaya devam et

Share Button

İSVİÇRE ORDUSU SAVAŞA HAZIRLANIYORMUŞ!!!

İSVİÇRE ORDUSU SAVAŞA HAZIRLANIYORMUŞ!!!
Sabah gazetesinin internet sitesinde 15.10.2012 tarihinde yayınlanan bir haber dikkat çekici. “İsviçre ordusu savaşa hazırlanıyor” başlıklı haber, bir taraftan komik bir taraftan da Avrupa’daki durumun ciddiyetini göstermesi bakımından ibret verici.
“İsviçre ordusunun, Avrupa’daki mali kriz yüzünden meydana gelebilecek bir isyan dalgasına karşı hazırlık yaptığı iddia edildi. Russia Today’e göre, İsviçre ordusu komşu ülkelerden gelebilecek büyük bir mülteci dalgasına karşı tatbikat yapıyor.”

Rus gazetesine dayandırılan haberin doğru olma ihtimali nedir? Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Haber bundan ibaret olsa belki dikkat etmek gerekmezdi fakat İsviçre savunma bakanının geçen hafta yaptığı konuşmanın bir kısım da haber de yer alıyor.
“Geçen hafta konuşan İsviçre Savunma Bakanı Ueli Maurer, “Önümüzdeki yıllarda İsviçre ordusuna ihtiyacımız olacağı olasılığını yadsıyamam” demişti. ABD Donanma Koleji’nden Profesör John R. Schindler, “Bakan Maurer ve üst düzey askerler, Avrupa’daki krizin son derece nahoş sonuçları olabileceğini ifade ediyor” diye konuştu.” Okumaya devam et

Share Button

VENEDİK BAĞIMSIZLIK İSTİYORMUŞ!!!

VENEDİK BAĞIMSIZLIK İSTİYORMUŞ!!!
Gazeteler son zamanlarda Avrupa ülkelerinde ayrılıkçı düşüncelerin eyleme geçtiğine dair haberler yapıyor. İtalya’da Venedik, İngiltere’de İskoçya, İspanya’da Katalanya, Almanya’da Bavyera bölgesi gibi… Avrupa’da neler oluyor? Asırlardan beri beraber yaşayan bu bölgeler, içinde bulundukları ülkelerden ayrılmayı neden istiyor? Neden bu gün istiyor? Bu sayılan bölge ve şehirler tarihten beri ayrı bir yapı arzediyor aslında ama neden bu gün açıkça bağımsızlıktan bahsediyor? İskoçya’nın 2014 de bağımsızlık referandumuna gidilmesi gündemde, konu bu kadar ilerlemiş durumda.
Venedik örneği çok ilginç… Ayrı bir dil kullanmıyor, İtalya’nın diğer bölgelerinden çok fazla bir farklılığı yok. İskoçya Venedik’e nispetle ayrı bir memleket ama Venedik’e ne oluyor? Venedik’in tek farkı (yanlış hatırlamıyorsam) tarihte bağımsız bir devlet olmasıdır, bundan başka bir farklılık yok. Dildeki farklılık, lehçeden ibaret… Okumaya devam et

Share Button