Bayırbucak Türkmen “Yetim Şenliği”ne katılanlar

Bayırbucak Türkmen “Yetim Şenliği”ne katılanlar

Yayladağı’nın dibinde, Suriye sınırının kör noktasında, Türk Devleti’nin iskân ettiği çadırlarda Bayırbucak Türkmenleri yaşıyor. Amansız savaş yüzünden, tarihten bu yana amca çocukları sayılan milletdaşları, ümmetsdaşları âl-i Osman Türklerine sığınmışlardır.

Hemen beşyüz metre öteden top ve roketatar sesleri geliyor sık sık. Hüzün ve korku sarıyor çadırlardaki çocukların yüreğini. Türkmen çocuklar ve analar ağlaşıyorlar.

Çocukların gözlerine bakmak yürek ister bu hüzün diyarında. Çocukların ve kadınların gözlerine bakmak ve soru sormak için yüreğinizin kanamasını göze alacaksınız.
Okumaya devam et

SURİYE TÜRKMENLERİ, ONLAR DA KİM?

Suriye Türkmenleri, onlar da kim?!

Bayırbucak Türkmenleri kimdir? Bayırbucak nereye düşer? Ne yer ne içerler? Bayırbucak Türkmenleri varlık yokluk mücadelesi veriyorlar.

Müslüman Türklüğünü kaybetmiş Türkiye’deki Beyaz Türklerin, ümmet ve millet anlayışları yerli olmayan bir kısım ithal ve vurdumduymaz sözüm ona İslâmcı çevrelerin umurunda bile değil.

Selçuklu Türkleri Suriye’de10. asrın ortasından itibaren fütuhata başlamış, 11. Asır boyunca göçebe olan Türkmenlerden bir hayli nüfusu iskan etmiştir. Tolunoğulları ile başlayan Müslüman Türklerin göçü 11. asır boyunca Selçukluların sayesinde artarak iskân bölgeleri genişliyor.
Okumaya devam et

Bayırbucak Türkmenleri kan ağlıyor, neredesin Türkiye?

Bayırbucak Türkmenleri kan ağlıyor, neredesin Türkiye?

Şehr-i Maraş’ın gençlerini İslâmca ölçüler içinde alperenleştiren, alperenlerin teşkilâtçı ve gayretli reisi ve şair Memduh Atalay’ın arkadaşı Fatin Rüştü Kayıran dostumdan bir mektup geldi ki yüreğimi yaktı geçti.

“……MEKTUP MAKAMINDA BİR İSTİRHAMIM

……. bir Bayır Bucak yazısı yaz, Türkmendağı yazısı yaz. Yaz ki; gardaşlarımızın sesini devletlülere duyur. Bak; Esad’ın beslemesi Mihraç Ural, Yavuz Selim’e nispetle Rabia işgalinin ardından diyor ki, ‘Sabah her şey bitmiş olacak. Türkmen Dağı türküleri yakılsın artık. 500 yıllık gasp sona erdi; Mercidabık 1516’ın haklı rövanşı.’ Devletlülere sesimizi duyur ki bu alçakları sevindirmesinler. Hani Şam demek İstanbul demekti, İstanbul demek Bağdat demekti, Bağdat demek Kudüs, Kudüs Medine’ydi. Medine İstanbul. Türkmendağı düşerse Bayır Bucak düşer. Bayır Bucak düşerse Türkler düşer…. Türkler düşerse her yer düşer…. Devletlülere sesimizi duyur ki; Türkler düşmesin…. Bir reel-politik kaç başkent eder….. ?”
Okumaya devam et