HİLAFET, DÖRT HALİFE ve DEVLET İDARESİ -E KİTAP-

DÖRTHALİFEHilafet ve dört halife mevzuu ile ilgili bu çalışma, radyo programının deşifre edilmiş halidir. Kaç ay sürdüğünü hatırlamadığımız uzun soluklu seri bir program… Programa başladığımızda ne kadar süreceğini bilmediğimiz, ortaya kitaplık çapta bir muhtevanın çıkacağını öngörmediğimiz bir çalışmaydı. Programın ortalarına doğru, ciddi bir çalışma yaptığımızı, güzel tespitlerin meydana geldiğini, kitaplık bir muhtevaya doğru gittiğini gördük. Program bittiğinde kayıtları istedik, üzülerek gördük ki, bazı programların kayıtları yok. Galiba beş veya altı program eksik… Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE ve DEVLET İDARESİ -E KİTAP-“

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-8-HZ. EBUBAKİR(RA)-4-

Sevgili dinleyiciler Hz. Ebu Bekir’i ne kadar anlatsak az… O, yaşayan, müşahhas haliyle tarifi kabil olmayan bir şahsiyet… Biz burada günümüzün diliyle izah etmeye çalışıyoruz. Hz. Ebu Bekir’i kısaca izah edecek olursak Haki Bey?

O zor bir soru, Hz. Ebu Bekir’i kısaca tarif etmek zor bir konu… Ama bilinen bilgileri yeniden insanların zihinlerinde çalkalamalarında fayda var. Allah Resulü’nün kayınpederi, bunun kıymetini kimse takdir etmeye kalkmasın. Sadece bunu bilgi olarak yerleştirsinler, hafızalarına, akıllarına ve şuurlarına… Onun birinci halifesidir. Hilafetin ihdasını gerçekleştiren zattır. Hilafet onunla başlar. Dolayısıyla İslam devleti de onunla başlar. Risalet çekilince yeryüzünden devlet riyaseti başlamıştır. Hz. Ebu Bekir ilk İslam devletinin ilk başkanıdır. Şimdiki anladığımız manada sadece devlet başkanı değil. Nispet vardır. Hilafet nispet demektir. Birinin peşinden gitmektir. Devlet başkanı değil. Siyasete göre devlet başkanıdır muhakkak, o anlamda söylemiyorum, öncelikle Allah Resulü’nün halifesidir. Hilafetin de ihdasıdır. İslam devletini müessese olarak inşa eden zattır. İslam devletinin inşasında mimardır.

Bu noktanın üzerinde durmamız lazım. Ne demek ilk İslam devleti ve onun ilk başkanı? Peygamberimiz zamanında İslam devleti kurulmamış mıydı ve O İslam devletinin başkanı değil miydi? Burada sezdiğim ama ifade edemediğim incelik nedir? Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-8-HZ. EBUBAKİR(RA)-4-“

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-7-HZ. EBUBEKİR(RA)-3-

Şu ana kadar ele aldığımız Hz. Ebu Bekir’in Allah Resulü’ne iman etme noktasında tutum ve davranışlarıydı. Allah Resulü’ne yaptığı yardımlar, O’nunla birlikte olduğu dönemlerdeki tavrı, davranışları neydi? Onlarla ilgili isterseniz biraz konuşalım.

Anam babam sana feda olsun ya Resulullah diye başlayan kelam… O gevezelik değildir Sahabenin dilinde, hakikaten feda ederek gelmişlerdir. Risaletin tevdi edilmesinden önceki arkadaşlıkları dostlukları vardır ya iki yaş küçüktür zaten. İki yaş küçüktür ve iki yıl sonra vefat etmiştir. Aynı yaşta vefat etmiştir. Altmış üç yaşında vefat etmiştir. Hasta yatağında yatarken de Hz. Aişe yanında, ona “Allah Resulü hangi gün vefat etmişti?” diye soruyor. Hz. Aişe cevap olarak, pazartesi diyor. “Bugünlerden ne?” diye soruyor Hz. Ebu Bekir. “Bugün pazartesi” diyor, Hz Aişe validemiz. “Onunla aynı günde emanetini al” diye duası var. Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-7-HZ. EBUBEKİR(RA)-3-“

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-6-HZ. EBUBEKİR(RA)-2-

Haki bey, özel olarak Hz Ebubekir’in ve genel olarak da bütün sahabenin kıymet dereceleri, Hz. Resulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem efendimize yakınlığı ile mi alakalıdır? Bu açıdan bakıldığında dört halifenin durumu nedir?

Öncelikle dört halife ile ilgili bir noktayı tespit edelim. Dört Halifenin dördü de Ehli Beyt’tendir. Bu noktaya çok fazla dikkat edilmez. İki tanesi Allah Resulü’nün kayınpederleridir, Hz. Ömer ile Hz. Ebu Bekir. İkisi de damadıdır, Hz. Osman ile Hz. Ali, dolayısıyla dördü de Ehli Beyt’tendir zaten. Bu, sadece Hz. Ali için söylenir, nesebin devamı için Ehli Beyt odur, onu karıştırmayalım. Hz. Fatıma’dan devam eden nesep Ehli Beyt’tir. Ama Devr-i Saadetlerinde dört halife ehli beyttendir. Hz. Ebu Bekir kızının yanına gelir yani devlethaneye geldiğinde kızının yanına gelir, gelebilir, damadının yanına gelir. Hz. Ömer yine öyle, diğer ikisi hanımları ile gelir. Hanımları nereye gelir babalarının yanına gelir. Dördü de hane halkıdır. Ehli beyittendir bunlar. Istılahi anlamda ehli beyti biliyoruz. Orada sınırı muhafaza etmemiz lazım, Hz. Ali ve Hz. Fatıma’dan devam eder o nesil. Hz Ali, Hz. Fatıma’nın vefatına kadar başkasıyla evlenmemiştir, sonra evlenmiştir. O hanımlarından çocukları da vardır ama Ehli Beyt onlardan devam etmez. Hz. Fatıma’dan devam eder.

Evet, Haki Bey Hz. Ebu Bekir’in mizacı farklı, şahsiyeti farklı ve her şeyden önce Allah Resulü’ne bağlılığı farklıdır. Nedir bu farklılıklar? Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-6-HZ. EBUBEKİR(RA)-2-“

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-5-HZ. EBUBEKİR(RA)-1-

HAZRETİ EBU BEKİR

İyi akşamlar sevgili dinleyicilerimiz. Bu gün hilafet ve dört halife program serimizin ikincisini yapıyoruz. Konumuz, Hazreti Ebubekir… Haki bey, öncelikle Hz. Ebubekir’in sahabe içindeki konumunu konuşalım. Diğer sahabelerle mukayese edildiğinde ortaya çıkan “kıymet” nedir Hz. Ebubekir için?

Farklı tasnifler, var takdirler var, bizim yapmamız gerekmiyor ama yapılmış olan, işin sahibi yani ehli tarafından yapılmış olan tasnifler var. Hz. Vahşi ile Hz. Hamza’yı ya da Hz. Ebu Bekir’i yan yana koymanız gerekmiyor. Kategorik olarak sahabe olmak bakımından aynı kategori içinde bunlar, yan yana görünüyor. Ama o kategorinin içinde tasnifler var. Tabiî ki olacak. Mağara arkadaşı ile kimi mukayese edeceksiniz? Ya da yatağına yatırdığı Hz. Ali ile kimi mukayese edeceksiniz? “İki Ömer’den birini İslam’la şereflendirir duasına” muhatap olan zat ile kimi mukayese edeceksiniz? Meclise Hz. Osman geldiğinde hafiften şöyle bir doğrulmuş olduğu muhatabını kiminle mukayese edeceksiniz? Burada haddi aşmamak bizim için söz konusu, biz kendimiz, kendiliğimizden yapmama çabasındayız yoksa yapılmış olan tasnif var, yani Resulullah tarafından yapılmış olan tasnif ve sıralama var, Allah tarafından yapılmış olanı var. O tasniflere ittiba etmemiz ve hürmet göstermemiz gerekiyor. Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-5-HZ. EBUBEKİR(RA)-1-“

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-2-HİLAFET-1-

HİLAFET

Sevgili dinleyiciler, Haki Bey’le bugün ve önümüzdeki haftalarda Hilafet konusunu konuşacağız. Bunun seri program olacağını düşünüyoruz. Kaç programlık bir seri olacağı konusunda ise bir fikrimiz yok. Ne kadar devam edebilirse o kadar sürdüreceğiz.
Evet, Haki Bey nedir Hilafet? Tabii hilafeti, dört Halife misalinden, onların özelliklerinden yola çıkarak, onların hayat tarzlarını tetkik ederek, fikri damıtma usulüyle konuşmak sanırım uygun olacaktır, değil mi?

Hilafet konusundan bahsedebilmemiz için önce Allah Resulü’nden bahsetmemiz gerekiyor. Allah Resulü (SAV), insan türünün remzidir, ufkudur. İnsani olan her şeyin kendisinde toplandığı, kendisinde temerküz ettiği, kendisinde cem olduğu şahsiyettir. Yani insan kavramının bütün müspet yönlerinin kendisinde, şahsında toplandığı biridir. Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-2-HİLAFET-1-“

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-1-

TAKDİM

Hilafet, dört halife ve devlet idaresi mevzuu ile ilgili bu çalışma, radyo programının deşifre edilmiş halidir. Kaç ay sürdüğünü hatırlamadığımız uzun soluklu seri bir program… Programa başladığımızda ne kadar süreceğini bilmediğimiz, ortaya kitaplık çapta bir muhtevanın çıkacağını öngörmediğimiz bir çalışmaydı. Programın ortalarına doğru, ciddi bir çalışma yaptığımızı, güzel tespitlerin meydana geldiğini, kitaplık bir muhtevaya doğru gittiğini gördük. Program bittiğinde kayıtları istedik, üzülerek gördük ki, bazı programların kayıtları yok. Galiba dört veya beş program eksik.

Kayıtların deşifresi yapıldığında bir husus daha ortaya çıktı. Konuşma dil ve üslubumuz (aynı zamanda maharetimiz), yazı dilimiz ve üslubumuza nispeten çok kötü. İnsan konuşurken, dil ve üslubuna değil, muhatabına bakıyormuş. Muhatabına meseleyi nakledebilmişse veya nakilde (konuşmada) problem olsa da, muhatabı meseleyi anlamışsa, konuşmasını dert etmiyormuş. Konuşma metni önümüze geldiğinde ne kadar kötü bir üslubumuz olduğunu anladık. Bu yaşımıza kadar anlamadığımız bu meseleyi (zafiyetimizi) radyo programı deşifre edilmeseydi belki de hiç anlamayacaktık. Demek ki insan yaptığı işleri murakabe etmenin bir yolunu bulmalıymış. Konuşmaları dinlemek de bu yollardan biri olsa gerek. Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-1-“