Gâvurun “alçak sarısı Amerika katil katil!”

Gâvurun “alçak sarısı Amerika katil katil!”

On altıncı asırdan bu yana dünyâdaki bütün cinayetlerin, bütün katliamların ve sömürgeciliğin baş faili katil Amerika, yâni gâvurun “alçak sarısı” binlerce katliamına İblis’in dölü İsrail eliyle bir yenisini daha ekledi Kudüs’te.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti ilân edilmesine ve katil Amerikan’ın elçilik açılışı yapmasına karşı direnen mazlum Filistinlilerin kanı göklere yayıldı.

Bâzan güler yüzlü bir şeytan olan, bâzan gâvurun “alçak sarısı” bir sûrete bürünen Amerikan devletinin yaradılıştan “katil” olduğunu en önce Kızılderililer ve Kunta Kinte’nin çocukları Afrikalı zenciler bilirler.

Amerikan katilliğinin sayısız siyahî kurbanlarından Malcom X (Malik El-Şahbaz)’in acı çekmiş, zulümle dağlanmış yüreğinden fışkıran sözleri dünyânın her yerinde Amerikan karşıtlığını bir insanlık dâvası getirmişti:
Okumaya devam et

Share Button

DÜNYANIN OĞULLARI

Dünyanın Oğulları

Bir kısım insanlar dünyaya daldılar, dünya ehli oldular. Dünya onlarla oynar, onlar dünya ile oyalanırlar. Bundandır ki dünyanın oğulları denildi onlara.

Dünyanın oğulları dünyanın tutsaklarıdırlar, dünyaperesttirler. Şeytanı dinler, şeytanla çok oturup kalkarlar. Dünyanın süreceğini sanırlar, âhireti umursamazlar. Allah’ı ve âhireti unutturan servetler, haksız ve hadsiz kazançlar dünyanın oğullarının meşgûliyetidir.

Âdem Peygamberden gelenler dünyanın oğulları ve âhiretin oğulları diye ikiye ayrılmışlardır. Kabil’in sulbünden olanlar dünyanın oğullarıdır. Bu sebepledir ki aydınlanmacılar, ilerlemeciler, modernistler, materyalistler, malperestler, pozitivistler Kabil’in karakterini sürdürenlerdir. Dünyanın gücüne inanmışlar, hayatlarını yalnızca dünyayı sömürmeye, nimetlerini elde etmeye, kendilerine biriktirmeye ayırmışlardır. Dünyaya itibar eden İblis’ten geçme huyları vardır. Okumaya devam et

Share Button

AHİRETİN OĞULLARI

Âhiretin Oğulları
Dünyaya eyvallah etmeyenlere, dünyaya sırtını çevirenlere, amel defterleri açık olanlara âhiretin oğulları denir. Efendimiz Âleyhissalâtü Vesselâm’ın manevî sulbünden olanlar âhiretin oğullarındandır.
Âhiretin oğullarını tavsif ve târif etmek haddim değildir. Amma ki, iman ve gönül sevdiğini anlatmak ister. Söylediklerimi buna sayınız.
Yürekli insanlardır âhiretin oğulları. İmanları daima yanlarındadır. Çoğunu korkutan dünya onları korkutamamıştır. Şeytanın en çok korktuğu insanlar âhiretin oğullarıdır. “Küfürle, şeytanla ve nefisle ölünceye kadar uğraşırlar.”
Âhiretin oğulları, Hazret-i Peygamberimiz öldüğü için ölümü severler, âhireti teşrif buyurduğu için âhirete hazırlık yaparlar. “Dünyaya karşı oruçlu, âhirete ise iftar etmiş olarak davranırlar.” Hazret-i Mevlâna’nın sözüyle: “Canana kavuşmayı cân-u gönülden isteyenler, dudağını oynatmadan Rabbinin ismini kalbinden söyleyenlerdir.”
Şeyh Gâlib’in mısralarıyla: “Zatına hoşça bakan zübde-i âlem” ve “Merdûm-i dîde-i ekvân olan âdemdirler.” Yani yaratılanların gözbebeği, âlemin özüdürler. Ahsen-i takvim üzere yaratılışlarını bozmayanlardır. Ahsen-i takvim, insanın en güzel şekilde yaratılması demektir ki, âhiretin oğulları dünyada bu sırra bağlı kalanlardır. Yüzleri cila vurulmuş ayna gibidir. Bakıldığında gönüller hoşnut olur. Okumaya devam et

Share Button

DÜNYANIN OĞULLARI

Dünyanın Oğulları

Bir kısım insanlar dünyaya daldılar, dünya ehli oldular. Dünya onlarla oynar, onlar dünya ile oyalanırlar. Bundandır ki dünyanın oğulları denildi onlara.

Dünyanın oğulları dünyanın tutsaklarıdırlar, dünyaperesttirler. Şeytanı dinler, şeytanla çok oturup kalkarlar. Dünyanın süreceğini sanırlar, âhireti umursamazlar. Allah’ı ve âhireti unutturan servetler, haksız ve hadsiz kazançlar dünyanın oğullarının meşgûliyetidir.

Âdem Peygamberden gelenler dünyanın oğulları ve âhiretin oğulları diye ikiye ayrılmışlardır. Kabil’in sulbünden olanlar dünyanın oğullarıdır. Bu sebepledir ki aydınlanmacılar, ilerlemeciler, modernistler, materyalistler, malperestler, pozitivistler Kabil’in karakterini sürdürenlerdir. Dünyanın gücüne inanmışlar, hayatlarını yalnızca dünyayı sömürmeye, nimetlerini elde etmeye, kendilerine biriktirmeye ayırmışlardır. Dünyaya itibar eden İblis’ten geçme huyları vardır. Okumaya devam et

Share Button

Sis Oldu Şarkılar- Mevlana İdris Zengin

Sis Oldu Şarkılar

bu kâğıttan gemiyi bırakıyorum
bu kâğıttan denize
bakıyorum bakıyorum da bitmiyor
ne çok çizik atmışız yüreğimize

dünya ne ki dünya ne ki
beyaz olan her şey biraz mavi
istesen de istemesen de
bakarsın bir el tutmuş elini
bilemez kimse
Allah dilediği gibi serper çiçeklerini
ve çakar çivilerini dilediği gibi
bir can olup öylece kaldığımız an
bir müzik olup sustuğumuz sesinle söyle bana
bir çocuğun elleri bırakılır mı hiç bırakılır mı
sana bakıyorum
çevirme yüzünü ben yabancı değilim
seninle bakıyorum bu büyük boşluğa
sana bakıyorum şarkılara bakıyorum
sis oldu şarkılar elini arıyorum
kalbim dünyanın ilk aşığının kalbi gibi
ve ruhum paramparça
sis oldu şarkılar elini arıyorum
bilemez kimse beyaz olan her şey
bazen bir cümleyi bitiremiyorum

en son ölüm gelir
yine de erken deriz

derinlikler için bir yol vardı
bilmiyorum her şey bitti mi
bu kâğıttan gemiyi bırakıyorum
bu kâğıttan denize
sevgilim sevgilim
böyle yalnız mı gidecektin
cennetteki evimize

Mevlana İdris Zengin

Share Button