ALİ ÜNAL, MÜNAFIK OLARAK FETHULLAH GÜLEN’İ TARİF ETMİŞ

ALİ ÜNAL, MÜNAFIK OLARAK FETHULLAH GÜLEN’İ TARİF ETMİŞ

Ali Ünal, bayramın ikinci günü (29.07.2014), “Nifak ve münafık” başlıklı bir yazı yazmış. Münafık olarak Erdoğan ve Akparti kadrolarının adını anmamış ama bulunduğu mevzi itibariyle onu kastetmiş. “Onu kastetmiş” derken, isimlerini vermediği için bu tespitimizi inkar etme imkanı var tabii ki, gerçekten de onları kastetmemişse eğer hata bize ait olsun.

Son zamanlarda moda olduğu üzere, önce kelimenin sarf ve nahvini (modern dille etimolojisini) yazmış, böylece Arapça bildiğini de göstermiş. Neyse, burada fazla durmayalım, kelimenin kökü ve müştakları tabii ki mühim…

Ali Ünal, bir müddetten beri (belki de baştan beri) feraset, basiret ve idrakini kaybettiği için, isim vermeden nazari çerçevede yazdığı nifak ve münafık mevzulu yazısında Fethullah Gülen’i tarif etmiş. Kendinin maksadı Erdoğan ve arkadaşları olabilir ama yazıdaki tarif, Erdoğan’a yüzde on uyuyorsa, Fethullah Gülen’e yüzde doksan uyuyor.
Okumaya devam et “ALİ ÜNAL, MÜNAFIK OLARAK FETHULLAH GÜLEN’İ TARİF ETMİŞ”

EKREM DUMANLI İTİRAF ETMİŞ

EKREM DUMANLI İTİRAF ETMİŞ!

İhanet örgütü önce ferasetini, sonra basiretini sonra da aklını kaybetti. Çok tuhaf hale geldiler, itham ederken itiraf ediyorlar, tenkit ederken ifşa ediyorlar. Ali Ünal bunların başında geliyordu, Ekrem Dumanlı da onu taklit etmeye başladı, belki de Ali Ünal Ekrem Dumanlı’yı taklit ediyordur, kim bilir.

Ekrem Dumanlı, 21.07.2014 tarihinde, “Ey zalim!” başlıklı bir yazı yazmış, aklını tamamen kaybettiği için, yazıda Akparti ve Erdoğan’ı tenkit ettiğini zannediyor, oysa yazı tamamen ihanet örgütünü anlatıyor. Gerçekten çok ilginç, yazının teorik kısmını alın, muhatap olarak da ihanet örgütünü koyun, ancak o kadar uyar.

Şimdi Ekrem Dumanlı’nın yazısını paragraf paragraf değerlendirelim, kendilerine ne kadar uyduğunu tek tek görelim;
Okumaya devam et “EKREM DUMANLI İTİRAF ETMİŞ”

İHANET GÜNLÜKLERİ-30.06.2014-ALİ ÜNAL’IN HAZİN HALİ…

İHANET GÜNLÜKLERİ-30.06.2014-ALİ ÜNAL’IN HAZİN HALİ…

Ramazanda tenkit yazısı yazmak hoş değil, bu mübarek ayda insanın kendi nefsini tenkitle iktifa etmesi asıl olmalıdır. Kendimizi hesaba çekmeden başkalarına hesap sormak yakışıksız bir hal…

Zaman gazetesi yazarları galiba Ramazan ayını, nefs muhasebesi, nefs tezkiyesi, ruhi istidatların inkişafı gibi manevi-kalbi çerçevede yaşamak fikrinden oldukça uzak görünüyorlar. Gazetenin genel yayın çizgisi ve yazarların yazıları, Erdoğan ve Akparti düşmanlığını, iftira, hakaret, hafife alma, alay etme şekillerinde devam ettiriyorlar. Dikkat çekici nokta şu ki, yazarların yazılarında, yazıların muhtevasında, dilinde ve üslubunda, ramazanın geldiğine dair hiçbir alamet, işaret, ima yok.
Okumaya devam et “İHANET GÜNLÜKLERİ-30.06.2014-ALİ ÜNAL’IN HAZİN HALİ…”

İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-ŞAHİN ALPAY ZURNANIN SON DELİĞİ

İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-ŞAHİN ALPAY ZURNANIN SON DELİĞİ

(17.04.2014)

Gerçekten bir istiklal mücadelesi yürüttüğümüz doğru, bu mücadelenin bir medyaya ihtiyacı olduğu da doğru. Ne var ki istiklal cephesi medyası meselenin ciddiyetini yeterince anlamış görünmüyor. Yaptıkları haberler, haber yapma üslupları, hadiseleri değerlendirme yeterlilikleri, süreçleri izlemedeki ferasetleri, stratejik hesaplamalar yapacak hacimli akılları yok. Pireyi deve yaparak mücadele ettiklerini zanneden genel yayın yönetmenleri, köşe yazarları, muhabirler filan işin tadını iyice kaçırdı. Mücadele aracı olarak kullandıkları “mübalağa” sanatı, ne zaman karşı tarafa zarar verir, ne zaman bize zarar verir bilmiyor, anlamıyorlar. İhanet örgütünün aleyhine haber yapmayı, bunun için her sebebe tutunmayı mücadele etmek zannediyorlar. Hacimli bir akıl, keskin bir idrak, kuşatıcı bir kavrayıştan nasibini almamış bir alay adam, çoğunluğu da konjonktürel kontenjandan cepheye sürülmüş yetersiz kişilikler karanlığa kurşun sıkıyor, kurşun bizden birini mi yoksa karşıdan birisini mi vuruyor umurunda değil. Mücadele etmeyi sadece ateş etmek zanneden kifayetsizler, her yöne ve her şekilde ateş ediyor, sıktıkları mermi kimseye zarar vermese bile mühimmatı (gazete sayfalarını) boşa harcamak gibi bir zararları var.
Okumaya devam et “İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-ŞAHİN ALPAY ZURNANIN SON DELİĞİ”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(20.03.2014)-KONUŞTU DA NE DEDİ?

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(20.03.2014)-KONUŞTU DA NE DEDİ?

Fethullah Gülen konuştu… O kadar gürültüyle başlattı ki Ekrem Dumanlı, sanki adam üç beş tılsımlı cümle söyleyecek ve her şey hallolacak. Bugün röportajın 4. Bölümü yayınlandı, sadra şifa bir cümle yok. Eski iddiaların tekrar etmekten başka söylenmiş tek bir cümleye rastlamak mümkün değil, o zaman neden konuştun ki…

Konuştu çünkü konuşma metniyle ilgili değil maksadı, üslubuyla ilgili… Maksadını, muhtevaya değil üsluba yüklemiş. Mağduriyet, mazlumiyet, maznuniyet intibaı oluşturmaya çalışan bir PR çalışması. Lafı evirip çevirip, “bize haksızlık yapıldı, yapılıyor” noktasına getiriyor. Bunu da boynu bükük bir üslupla yapıyor ki, etkili olsun.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(20.03.2014)-KONUŞTU DA NE DEDİ?”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.03.2014)-KONUŞTU…

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.03.2014)-KONUŞTU…

Fethullah Gülen konuştu… Zaman gazetesi ve Ekrem Dumanlı’nın, dünyayı kurtaracakmış gibi sunduğu röportaj başladı. Zaman gazetesi, adamı, dünyanın kurtarıcısı gibi sunmayı alışkanlık etti, nefes alışını bile, “aha nefes aldı, şimdi hapı yuttunuz” türünden bir komedi haline getirdi.

Tanıtım spotlarına bakınca, dostlarına kanat takacağı, düşmanlarını da bir nefeste kahredeceği vehmini oluşturuyorlar. Yeminli üyeleri, nefeslerini tutup beklemiş olmalılar, hasımları ise “yine ne saçmalayacak” diye hafif bir tecessüsle beklediler.

Nihayet konuştu…

Konuştu ama mülakatın bu günkü bölümünde ciddi bir şey söylemedi. Muhtemelen söyleyecekleri ileriki günlerde karşımıza çıkacak. Bu gün fazla saçmalamamış, sanırım giriş niteliğinde olmasından kaynaklanıyordur.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.03.2014)-KONUŞTU…”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(11.03.2014)-EKREM’İN DUMANI TÜTMEYE BAŞLADI

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(11.03.2014)-EKREM’İN DUMANI TÜTMEYE BAŞLADI

Fethullah Gülen örgütünün psikolojik süreçlerini takip ettiğimiz birkaç kişi var, başta “kainat imamı” olan Gülen’in kendisi… Lakin Gülen konuşmayı bırakıp “anlamlı sükuta” gömülünce elimizde kalan Ekrem Dumanlı ile Hüseyin Gülerce oldu.

Bir hareketin psikolojik halleri ve süreçleri, tetikçiler üzerinden takip edilmez, tetikçiler “emir kulu” olduğu için, onlarda tezahür etmez. Gazetelerindeki yazarlar, televizyonlarındaki programcılar, sahadaki abiler ve ablalar, birinin gördüğünü iddia ettiği rüyaya inanıp ölüme gidecek ahmaklardır veya Gülen’in “zafer yakındır” mealindeki bir cümlesinden her şeyin yolunda olduğuna inanacak kadar aptallardır. Buna karşılık, meselenin esasına vakıf, fırıldağın nasıl döndüğünü bilen kişiler, yani karar merciindekiler, yaşadıkları psikolojik süreçlerin ipuçlarını veriyor.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(11.03.2014)-EKREM’İN DUMANI TÜTMEYE BAŞLADI”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(28.02.2014)-DUMANLI-GÜLERCE KAVGASI BAŞLAMIŞ

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(28.02.2014)-DUMANLI-GÜLERCE KAVGASI BAŞLAMIŞ

Dünkü (27.02.2014) günlük yazımızda Dumanlı ile Gülerce’nin kavgasının yakın olduğunu söylemiştik. Okuyucularımız hatırlayacaktır, kavganın yakın olduğu kanaatimizi, Gülerce’nin 26.02.2014 tarihli yazısına dayandırmıştık. Gülerce’nin o yazısı, Zaman gazetesinin genel yayın çizgisine taban tabana zıt bir görüntü veriyordu. Tabii ki sadece o yazıdan ibaret değildi sebep, Gülerce daha önce de benzer yazılar yazmış, benzer twetler atmıştı. Son yazısında ise artık meselenin dönülmez noktaya geldiğini hissetmiş ve o yazıyı yazmıştık.

Star gazetesinin 27.02.2014 tarihli internet sitesinde, “Hüseyin Gülerce’ye bile tahammül edemediler” başlıklı bir haber yer aldı. Haber, Mehtap televizyonunda (örgütün televizyonlarından birisi) Ali Bulaç, Ahmet Turan Alkan ve Hüseyin Gülerce’nin beraber yaptıkları programdan, Hüseyin Gülerce çıkarıldığını ifade ediyor.

Haber şöyle;
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(28.02.2014)-DUMANLI-GÜLERCE KAVGASI BAŞLAMIŞ”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(27.02.2014)-DUMANLI İLE GÜLERCE’NİN KAVGASI YAKIN

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(27.02.2014)-DUMANLI İLE GÜLERCE’NİN KAVGASI YAKIN

Hüseyin Gülerce’nin dünkü (26.02.2014) yazısı tuhaf bir psikolojinin eseri. “Nereye kadar bu dinlemeler?” başlığı ile yayınlanan yazı, Fethullah Gülen örgütünden ziyade bizim tarafın iddialarını dillendiriyor.

Hüseyin Gülerce, meselenin vahametini görmüş olmalı ki, kendi gazetesinin (örgüt yayınının) manşetlerine ve canhıraş yayınlarına rağmen şu beyanda bulunmak zorunda hissediyor kendini;

“Dinlemeler konusunu ele alalım. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, 2 bin 280 kişinin 3 yıl boyunca dinlendiğini açıkladı. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 3. Dairesi de, çok sayıda kişiyi dinledikleri iddia edilen savcılar ve ilgili hâkimler hakkında inceleme kararı verdi. İki savcı, karar öncesinde haklarında inceleme yapılması için Kurul’a dilekçe vermişlerdi. Olay elbette çok önemli, bir o kadar da vahim. Özel hayatların mercek altına alınması, insanlar hakkında şantaj malzemeleri toplanmasını kimse kabul edemez.”
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(27.02.2014)-DUMANLI İLE GÜLERCE’NİN KAVGASI YAKIN”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(24.02.2014)-MAZA TEF’ALU EKREM DUMANLI?

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(24.02.2014)-MAZA TEF’ALU EKREM DUMANLI?

Maza tef’alu Ekrem Dumanlı (Ne yapıyorsun Ekrem Dumanlı)?

Ekrem Dumanlı, bugünkü (24.02.2014) yazısına “Fe eyne tezhebun” başlığını koymuş, ifadeyi Kur’an-ı Kerim’den alarak… Kendinin ve medya temsilcisi olduğu örgütün neler yaptığını hiç umursamadan, Müslümanlara “nereye gidiyorsunuz?” diye soruyor. Öncelikle senin bu soruyu Müslümanlara değil, Hıristiyan ve Yahudilere sormanı gerektiriyor, Müslüman mahallesinde salyangoz ticaretinin distribütörlüğünü yapma.

(Bir not; sitedeki arkadaşlar, “yeniden günlüklere başla, özellikle de Ekrem Dumanlı’yı takip et” dediklerinde şiddetle itiraz ettim. Ekrem Dumanlı’nın nasıl bir psikolojik tertibe sahip olduğunu bildiğim için, onu takip etmek ve yazılarını tenkit etmek kabil değil. Çünkü istismarın ve suiistimalin tecessüm etmiş halidir Ekrem Dumanlı, nasıl tenkit edebilirsiniz ki. Ama “vazife vazifedir” deyip bağrıma taş basarak işi yapmak zorunda kaldım. Bunları niye anlatıyorum? Ekrem Dumanlı’yı takip ve tenkit etmek benim için ruh karartıcı bir iştir, Müslümanları bu tür fitnelere karşı ikaz etme mesuliyeti olmasa, milyonluk ücretlerle bile yapacağım iş değil)
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(24.02.2014)-MAZA TEF’ALU EKREM DUMANLI?”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(22.02.2014)-ZAMAN GAZETESİ ÖRGÜT YAYINI OLDU

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(22.02.2014)-ZAMAN GAZETESİ ÖRGÜT YAYINI OLDU

Hüseyin Gülerce’nin 19.02.2014 tarihli yazısındaki itiraflarını, 20.02.2014 tarihli “günlük”te yazmıştık. Hüseyin Gülerce’nin “itiraflarının” başına dert açacağını, örgüt tarafından da fena halde bir fırça yiyeceğini söylemiştik. İleride açılacak soruşturmada o itirafların delil olarak kullanılacağını, çünkü örgütü ifşa ettiğini belirtmiştik.

Hüseyin Gülerce, o yazımızın ertesi gününde (21.02.2014) “Parlayan ışığımıza ne oldu?” başlıklı bir yazı yazdı. Bu yazı, önceki yazısının aksine tam bir “günah çıkarma” seansı gibiydi. Her iki tarafın da iyi şeyler yaptığını, her iki tarafın da hataları olduğunu, birbiriyle kavga etmelerinin yanlış olduğunu ifade eden bir yazı. Önceki yazısında, cemaatin tanımıyorsunuz, tanıyamazsınız, tabanı tavandan ayıramazsınız, hepsi Fethullah Gülen’e sımsıkı bağlı türünden tüm cemaati örgüt haline getiren itiraflarına karşılık sonraki yazısı, niye anlaşmıyoruz yollu bir serzeniş gibi görünüyor.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(22.02.2014)-ZAMAN GAZETESİ ÖRGÜT YAYINI OLDU”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(21.02.2014)-ŞİMDİ DE ABDÜLHAMİD’E HAKARET

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(21.02.2014)-ŞİMDİ DE ABDÜLHAMİD’E HAKARET

Ekrem Dumanlı doludizgin gidiyor. Tarihi istismar etmek için her türlü yolu deniyor. Tüm güçleri ellerinde toplama çabaları, tarihin gücünü de arkalarına alma teşebbüsüne kadar ulaştı. En son aziz Abdülhamid Han’ın hatırasını istismar etmek için kıvranıyor.

Bugünkü (21.02.2014) tarihli “Bediüzzaman’ın çilesi” başlıklı yazısında, Said Nursi’nin hayatını anlatırken, yaşadığı çilelerden bahsederken, Abdülhamid Han’ı tahkir ve tahfif etmekten imtina etmiyor.

Ekrem Dumanlı, Abdülhamit Han’a doğrudan saldıramadığı için sinsi bir yol izliyor. Abdülhamid Han’ı, tarihin, “siyaset dehası” tescili karşısında tenkit etmeyi göze alamayan Ekrem Dumanlı, çevresini hedef alıyor. Çevresini, “çapsız danışmanlar” şeklinde isimlendiriyor ve kendisine yöneltemediği tenkitleri onlara yöneltiyor. Malumdur, en yaygın tenkit yollarından birisi, kişinin çevresini hedef almaktır. “Abdülhamid Han iyiydi de çevresi kötüydü” türünden tenkitler, özü itibariyle şu demektir; “Abdülhamid, çevresini bile seçemeyecek kadar, çevresini seviyesiz insanlarla dolduracak kadar ahmak biridir”.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(21.02.2014)-ŞİMDİ DE ABDÜLHAMİD’E HAKARET”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(19.02.2014)-FETHULLAH GÜLEN FİKİR CİMRİSİDİR

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(19.02.2014)-FETHULLAH GÜLEN FİKİR CİMRİSİDİR

Fethullah Gülen ve örgütünün istismar etmediği bir “kıymet” kalmamıştı, böyle zannediyorduk. Hz. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhivesellem Efendimizi bile istismar ettikleri için zirveye çıkmışlardı. Zirveye çıktıkları için istismar ufkunu bulduklarından dolayı “bitti” zannettik. Oysa bir taraftan dikine doğru zirveyi zorlarken diğer taraftan aşağılarda istismar edecek konu arıyorlarmış. Örgütün başmevkutesinin baş sorumlusu Ekrem Dumanlı, iki gündür tarihe merak sardı, şimdi de tarihi istismar ediyor. İstismar konusunda sinekten yağ çıkaran bir kafa ile karşı karşıya olduğumuz artık anlaşılmış olmalı.

Ekrem Dumanlı, dünkü (18.02.2014) yazısında dört mezhep imamımızı, bugün de (19.02.2014) üç büyük alim, fakih ve veliyi yazısına konu edindi. Bugünkü yazısının başlığı da ilginç; “Maskeli Zulüm”… Yazısında bahsettiği şahsiyetler ise şunlar; İmam-ı Serahsi Hazretleri, İmam-ı Rabbani Hazretleri, İmam-ı Şazeli Hazretleri…
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(19.02.2014)-FETHULLAH GÜLEN FİKİR CİMRİSİDİR”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(18.02.2014)-EKREM BEY HASAN SABBAH’IN SUÇU NEYDİ?

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(18.02.2014)-EKREM BEY, HASAN SABBAH’IN SUÇU NEYDİ?

Ekrem Dumanlı, son zamanlarda sürekli Fethullah Gülen’in şahsını merkeze alan yazılar yazıyor. Son iki yazısı (dün ve bugünkü) tamamen Fethullah Gülen’in şahsı etrafında örülen bir kompozisyondur. Tüm mevzileriyle sürekli ağırlaşan bir savaşın içinde sadece Fethullah Gülen’in şahsıyla ilgili yazmasının sebebi nedir? Çünkü tüm mevziler sapır sapır dökülüyor, teslim oluyor, çökertiliyor, hiçbir mevzide dayanamıyorlar. Ekrem Dumanlı, savaşın kazanılamayacağı anlaşıldığı için, “karargahı” ve orada mukim olan başkomutanı yani Fethullah Gülen’i koruma derdine düştü.

Ekrem Dumanlı, karargahı (ve komutanı) korumak için İslam tarihine ve mümtaz şahsiyetlerin hayatlarına müracaat ediyor. Bugünkü (18.02.2014) yazısının başlığı, “Dört İmamın Suçu Neydi?”. Mezhep imamlarımızın (müçtehid imamlarımızın) maruz kaldığı zulmü anlatıp, oradan ihanet şebekesinin başkomutanı için malzeme devşiriyor. Mezhep imamlarımızı misal vererek, ihanet şebekesinin başimamını onların seviyesinde göstermeye çalışıyor.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(18.02.2014)-EKREM BEY HASAN SABBAH’IN SUÇU NEYDİ?”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.02.2014)-Ekrem DUMANLI ile Yusuf KAPLAN’IN MÜNAZARASI

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.02.2014)-Ekrem DUMANLI ile Yusuf KAPLAN’IN MÜNAZARASI

Bugün (17.02.2014) Ekrem Dumanlı ile Yusuf Kaplan, her biri bir cepheyi temsilen aynı mahiyette yazılar yazmışlar. Tam da münazaralık iki yazı… Yusuf Kaplan’ın yazısının başlığı şu; “İslâm dünyasının umutlarını söndürmenin bedelini ödeyebilecek misiniz?”. Ekrem Dumanlı’nın yazısının başlığı ise şu; “Hesabını veremezsiniz!”.

Önce bir hususu tespit ve itiraf edelim; Yusuf Kaplan, Ekrem Dumanlı için ağır gelir. Bu ikisini münazara masasına oturtmak Ekrem Dumanlı’ya haksızlık olur, çünkü Ekrem Dumanlı, Yusuf Kaplan’ın karşısında sinek sıklet kalır. Bu durumda her ikisini aynı masaya oturtmak apaçık bir haksızlık olduğuna göre, bu haksızlığı yapmamamız gerekmez mi? Evet… Normal şartlarda böyle bir adaletsiz uygulamayı yapmamamız gerekir. Ne var ki Ekrem Dumanlı tüm kifayetsizliğine rağmen haddini bilmez bir eda ile meydanda dolaşıyor ve naralanıyor. Hal böyle olunca, bizde münazara masasını kurduk, buyurun;

*
Yusuf Kaplan umumi bir giriş yapmış Ekrem Dumanlı ve benzerlerinin seviyesini tespit için;
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.02.2014)-Ekrem DUMANLI ile Yusuf KAPLAN’IN MÜNAZARASI”

ŞU ZEYNELOV MESELESİ…

ŞU ZEYNELOV MESELESİ…

Mahir Zeynelov… Today’s Zaman muhabiri… Azerbaycan vatandaşı… Geçtiğimiz günlerde sınır dışı edildi. Sınır dışı edilme sebebi, Zaman gazetesinin haberine göre başbakanı eleştirmesiymiş. Pekala başbakanı nasıl eleştirmiş? Zaman gazetesinin 07.02.2014 tarihli haberinden takip edelim;

“Başbakan Tayyip Erdoğan da Zeynalov hakkında, “hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Zeynalov, geçtiğimiz hafta emniyet müdürlüğüne giderek suçlamalarla ilgili ifade verdi. Söz konusu suçlamalar, Zeynalov’un @MahirZeynalov hesabından attığı “Turkish prosecutors order police to arrest al-Qaeda affiliates, Erdoğan’s appointed police chiefs refuse to comply (Türk savcılar, polise El Kaide ile bağlantılı kişileri tutuklama emri verdi. Erdoğan’ın atadığı polis şefleri, bu emri yerine getirmeyi reddetti)” ve “Al-Qaeda’s Turkey operatives flee after Erdoğan-appoited officials block raid (Erdoğan’ın atadığı yetkililer baskını engelleyince, El Kaide’nin Türkiye mensupları kaçtı.)” şeklindeki iki tweeti kaynak gösterildi. Zeynalov, ifadesinde söz konusu tweetlerin medyada yayınlanan haberlere dayandığını ve hiçbir yorumda bulunmadığını dile getirdi.”
Okumaya devam et “ŞU ZEYNELOV MESELESİ…”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(10.02.2014)-Ekrem Dumanlı ile Etyen Mahçupyan’ın Münazarası

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(10.02.2014)-EKREM DUMANLI İLE ETYEN MAHÇUPYAN’IN MÜNAZARASI

Ekrem Dumanlı bugün (10.02.2014) mutat pazartesi yazısını yazdı, yine bugün Etyen Mahçupyan’ın ise Yeni Şafak’ta mülakatı yayınlandı. Ekrem Dumanlı’nın yazısı ile Etyen Mahçupyan’ın mülakatını birbiriyle ilgisiz şekilde okuyunca farkedilmiyor ama yan yana koyup okunduğunda ortaya ilginç bir münazara çıkarıyor. Bugün böyle bir şey yapalım, yazı ile mülakatı münazara şeklinde okuyalım, hoşunuza gidecektir.

Ekrem Dumanlı, ülkenin bir parti devletine doğru gittiğini, yasama, yürütme, yargı ve medyanın bir merkezden yönetildiğini iddia ediyor;

“Birkaç yıl önceki o TV programının çıkışında gerçekliğine ihtimal vermediğim bir durumla, bugün karşı karşıyayız: Parti devleti. Yasama, yürütme, yargı ve medyanın bir merkezden yönetildiği uç bir noktaya doğru sürükleniyor Türkiye.”
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(10.02.2014)-Ekrem Dumanlı ile Etyen Mahçupyan’ın Münazarası”

EKREM DUMANLI’YA SUAL: AYDIN DOĞAN 28 ŞUBAT’A DİRENİŞ GÖSTERDİ Mİ?

Ekrem Dumanlı’ya Sual:
“Aydın Doğan 28 Şubat’a Direniş Gösterdi” mi?

Anadolu’da onbinlerce dindar insanın, tasavvuf hüznü taşıyan ilm ü nasihatleri, vaaz ve kitaplarıyla gönülleri fetheden Hocaefendi’nin hizmet ve hatırına istinaden, âşina olduğu gazetelerden ayırt etmeden okuduğu Zaman Gazetesi’nin Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı 12 Mart 2012 tarihli talihsiz yazısıyla grup asabiyesi olmaksızın umum dindar kitleyi üzmüş ve hayrete düşürmüştür.

Bahtsız yazısında 28 Şubat’ın zulümkârlığını tasvir eden ve o meşum dönemin darplarıyla acıyan yerlerimize merhem olacağı hissini veren ifadeler, yazının ortasında utanç veren cümlelerle Aydın Doğan medhiyesiyle devam etmeye başlayınca acıyan yerlerimiz daha da acımaya başladı: Okumaya devam et “EKREM DUMANLI’YA SUAL: AYDIN DOĞAN 28 ŞUBAT’A DİRENİŞ GÖSTERDİ Mİ?”