NELER YAPIYORUZ?

NELER YAPIYORUZ?
Fikirteknesi internet sitesiyle başladığımız yolculuğumuz devam ediyor. Bir müddettir sitede yazı yayınlanması seyrekleşti, bu sebeple neler yaptığımızı derli toplu şekilde açıklama ihtiyacı duyduk.
Yaptığımız çalışmaları şu ana başlıklar altında toplamak mümkün; Medeniyet Akademisi, Dergiler, Yayınevleri, İnternet siteleri ve Telif çalışmaları…
*
Medeniyet Akademisi resmi olarak kuruldu, fiili olarak kuruluş süreci devam ediyor. İki-üç katlı bina arayışı içindeyiz, yerleşik hale gelmek, şubeleri oluşturmak, vazife taksimi yapmak gibi müesseseleşme sürecimiz devam ediyor. Faaliyetlerimizi Medeniyet Akademisi bünyesinde toplamak ve müesseseleşmek için uğraşıyoruz.
Medeniyet Akademisi bünyesinde ilk başlatmak istediğimiz çalışmalar; yirminci yüzyılın Tabakatı, Akl-ı Selim Mektebi, Deha Mektebi, Enderun Mektebi…
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ KURULUYOR

medeniyet

Tefekkür ve tezekkürün zirvesi tevhid, insan ve hayatın zirvesi vahdettir. Tevhide; terkip, tecrit ve tenzih güzergahından ulaşılır, vahdete ise ahlak, edep, takva yoluyla… Tevhid; ferdin ruhi-deruni cihetindeki inkişafla mümkün, vahdet ise sayısız içtimai mecranın bir havzaya dökülmesiyle mümkündür.

            Tevhid ve vahdet, İslam Medeniyetinin nihai menzili, nispeti, ölçüsü, mikyasıdır. Her şey bu iki mikyasa göre anlaşılır, kabul ve tatbik edilir. İçtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide ermeyen tüm yollar yanlıştır.

            Ferdi hürriyet, içtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide muhalif olamaz. İslam, hürriyeti serkeşlik (liberalizm) olarak anlamaz, kabul etmez. İman ferd için, İslam cemiyet içindir ve ikisi terkip edildiğinde “insan mimarisi” kurulmuş ve tüm cihetiyle kuşatılmış olur.

*

Okumaya devam et

Share Button

TEŞKİLAT “ENDERUN MEKTEBİ”Nİ KURUYOR

TEŞKİLAT “ENDERUN MEKTEBİNİ” KURUYOR
Teşkilat bir şeyi doğru anladı; hiçbir zaman bir ülke istenilen seviyeye getirilemez, getirilse de muhafaza edilemez, buna karşılık, “sağlam bir teşkilat” kurulabilir ve ülkenin ve hinterlandının zaruri insan kaynakları ihtiyacı oradan karşılanabilir. Altı asır ayakta kalan, büyük bir coğrafyayı yöneten ve dünyayı etkileyen Osmanlının kendisi değil, “Enderun Mektebi” idi. İsmi önemli değil, fonksiyon olarak Enderun Mektebi kuruluyor.
Enderun Mektebi, kalıcı olmanın, kökleşebilmenin, daim olabilmenin, insan kaynaklarını sürekli yetiştirebilmenin müessesesidir. Böyle bir müessese teşkil edildi mi? Hayır… Hem Türkiye’de hem de dünyada herkesin gözünün üzerinde olacağı böyle bir müessese, kamuoyuna açık şekilde kurulamaz. Pekala gizli olarak kurulabilir mi? O daha zor… Gizli kurma teşebbüsü bir şekilde deşifre olur, deşifre olduğunda ortaya çıkacak tehlike, açık şekilde kurulmasındaki tehlikeden daha büyük. Kısacası açıktan müesseseleşmek zor, gizli müesseseleşmek daha zor… Teşkilat da üçüncü yolu buldu.
Üçüncü yol, ilgi çekici… Şimdilik yürüyor ama sürdürülebilir değil. Enderun Mektebi gibi bir kuruluş, mutlaka müesseseleşmek mecburiyetinde… İlk fırsat ve imkanda da müesseseleşme yoluna gidecek. Şu andaki durum (üçüncü yol) şu; Beyin takımının kafasında “program” var, bu program pratikten devşiriliyor. İstenen kadro özelliklerinin bir kısmına sahip olan (yani kendi kendini yetiştiren) insanlar seçiliyor, onlar istihdam ediliyor ve sahaya sürülüyor. Sahada yönlendirilerek zihni ve ruhi donanımları gerçekleştiriliyor. Okumaya devam et

Share Button