Fethullah Gülen’in Psikolojik Profili-4-EKSİK KİŞİLİK

FETHULLAH GÜLEN’İN PSİKOLOJİK PROFİLİ-4-EKSİK KİŞİLİK
Evlilik konusu önemli, bir kişinin evlenmemesi ise mahfuz bilgi alanına ait… Hassas bir konuda kalem oynatmak zor, çünkü bazı ölçüleri ihlal etmek kolay… Konu gündeme getirilecekse azami dikkat şart, azami dikkate rağmen ölçü ihlalinin önüne geçememek de muhtemel.
Önceki yazımızda ifade ettiğimiz gibi, bir insanın neden evlenmediği konusu üzerinde durmayız. Ne var ki, evlenmemeyi bir fedakarlık olarak sunmak, konunun gündeme getirilmesini şart kılıyor. Fethullah Gülen’in bağlıları, evlenmemesini büyük bir fedakarlık olarak sunuyor ve bununla bizim manevi dünyamızı aşındırıyor. Kalbimiz, imanımız ve hassasiyetlerimiz üzerinde bir Demokles kılıcı haline getirmekten imtina etmeyecek kadar edepsiz bir yaklaşımları var. Bu kadar pervasız, bu kadar hoyrat, bu kadar ölçüsüz şekilde kullanmaktan kaçınmadıkları bu sopa ile dayak yemekten bıktık.
Fethullah Gülen’in evlenmemesi bedeni veya ruhi bir eksiklikten kaynaklanıyorsa, evlenmemekle “fedakarlık” yapmıyor demektir. Bu ihtimal vaki ise konu dokunulmazlık alanındadır. Kimsenin ruhi ve bedeni zafiyetleri üzerinden fikir imal etmek gibi bir hafifmeşreplik yapmayız. Fakat bu durumda evlenmemesini “fekadarlık” olarak sunmaları ve bizi onunla sürekli dövmeleri çok ahlaksızca bir davranıştır. “Amanın harama bakmamasında sevap yoktur” ölçüsü, evlenmeye mani bir hali olanın, bu zafiyetini fedakarlık olarak sunması büyük bir ahlaksızlıktır. Okumaya devam et

Share Button

Fethullah Gülen’in Psikolojik Profili-3-OLAĞAN DURUM, OLAĞANDIŞILIK, OLAĞANÜSTÜLÜK

FETHULLAH GÜLEN’İN PSİKOLOJİK PROFİLİ-3-
OLAĞAN DURUM, OLAĞANDIŞILIK, OLAĞANÜSTÜLÜK
Fethullah Gülen’in psikolojik hallerinin olmadığını, aksine her hal ve sözünün hikmet ihtiva ettiğini düşünen bakışlar, onun psikolojik profilini çıkaramaz. Tabii (normal) olanın dışına çıkmak çok problemli bir meseledir, genellikle olağandışı ile olağanüstü birbirine karıştırılır. Olağanüstü de olağandışıdır ama aynı zamanda bir yükseliş, bir inkişaf, bir saflaşma anlamına da gelir. Olağan altyapısından hareket etmek ve onun genel çerçevesini aşmamak şartıyla, sadece ve sadece yukarıya doğru olağandışına çıkmak yani olağanüstülüğe ulaşmak önemli bir kıymettir. Fakat bir insanın her hal ve sözüne hikmet nazarıyla bakmaya başlandığında, olağandışılıkları (anormallikleri) olağanüstülük zannetme hatası kaçınılmaz hale gelir.
Olağan, olağandışı ve olağanüstü konuları, özellikle de mistik kişiliklerden bahsedildiğinde hayati önem taşır. Mistik kişilikler, batının materyalist ve pozitivist anlayışlarına göre de, İslam’ın maneviyat anlayışına göre de olağandışı kişiliklerdir.
Önce bir misal… Fethullah Gülen’in yakınlarında bulunan ve Herkul.org sitesini yönettiğini zannettiğimiz Osman Şimşek’in “Mazlumun Ahı, Titretir Arşı!..” başlıklı yazısından bir paragrafı iktibas edelim.
“İşte böyle bir çirkinlik yaşanıyor ülkemizde. Hayatını insanlığa adamış, dünya zevki namına hiçbir şey tatmamış ve İnsaniyet-i Kübra’nın yücelmesinden gayrı muradı olmamış bir insan işaret ettiğim tuhaflığın çok ötesinde bir zulümle karşı karşıya bulunuyor.” Okumaya devam et

Share Button

FETHULLAH GÜLEN’İN PSİKOLOJİK PROFİLİ-1-

FETHULLAH GÜLEN’İN PSİKOLOJİK PROFİLİ-1-
Fethullah Gülen’in psikolojik profili ile kimse ilgilenmedi. Birçok şey yazıldı, çok çeşitli eleştiriler yapıldı ama psikolojik dünyası kimsenin dikkatini çekmedi. Fethullah Gülen’in psikolojik profili ile ilgili yazı yazılmamış olması önemli bir konu.
Neden psikolojik dünyasına temas edilmedi, psikolojik profili çıkarılmadı? Çünkü kitlesel etkiye sahip kişilerin psikolojik profili olmaz, onların halleri, hareketleri, tavırları, edaları, mimikleri, öfkeleri, sevinçleri vesaire ancak ve ancak “hikmet” yüklü olabilir. Hikmet sahibi olduğuna inanılarak bakılan kişide hikmetten başka bir şey görünmez. Kitlesel etkiye sahip kişilerin “insani halleri” olması beklenmez.
Psikolojik profilinin olmadığına inandığınız bir insandan bahsediyorsanız, ciddi problemleriniz var demektir. İnsanın putlaştırılması tam olarak budur.
Kişilerin putlaştırılması konusu çok konuşulur ama yanlış konuşulur. Mesela dernek, vakıf veya herhangi bir teşkilat içinde alınan kararlara uymayı, aklı kiraya vermek, aklını askıya almak, liderini putlaştırmak şeklinde anlamak ve anlatmak moda olmuştur. Oysa teşkilatlı olmak, teşkilatlı faaliyet göstermek, teşkilatta alınan kararlara uymayı gerektirir. Alınan kararlar temel yanlışlar içermiyorsa, teorik yanlışlara sevketmiyorsa, onlara itiraz etmek, aklını kullanmak değil teşkilatın ve teşkilatlı faaliyetin ne olduğunu anlamamaktır. Okumaya devam et

Share Button