FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-5-FİKİR KABIZLIĞI

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-5-FİKİR KABIZLIĞI

Fethullah Gülen bir konuda çok mahir, fikir ile dil ve üslubu öyle bir harmanlamış ki, birbirinden tefrik etmek fevkalade zor. Zaten tabiatı gereği fikir ile dil ve üslup birbirine nüfuz etmiş halde bulunur ve zaten tabiatı gereği bunların birbirinden tefriki zordur. Bu sebeple bazı fikir ve ilim adamları hak etmedikleri şöhrete sahip olmuşlardır. Fethullah Gülen, meselenin tabiatındaki zorluğu iyice girifleştirmiş, dil ve üslubunun içinde fikri arayıp bulmayı çetin bir mesele haline getirmiştir.

İslam’ın on dört asırlık müktesebatından ulaşabildiklerini almış, onları kendi dil ve üslubuyla ifade etmiş, kadimden beri müzakere edilen meseleleri kendi fikriymiş gibi ifade etmiştir. Müktesebata vakıf olanların farkedip, hırsızlık (intihal) ile ithamından korunmak için sık sık nakil üslubuna müracaat etmiş, nakil yaptığını gizlememiş ama her konuyla ilgili kendi fikri varmış gibi davranmaktan da kaçınmamıştır. Oysa “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli dört ciltlik kitapta, dört adet orijinal fikir yoktur. Çok büyük bir iddia gibi görünen bu beyan, müktesebata aşina olan ve dil ile üslubu muhtevadan ayırabilenlerce anlaşılabilecek bir özelliktir.
Okumaya devam et

Share Button

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-3-FİKİR Mİ ANSİKLOPEDİ Mİ?

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-3-FİKİR Mİ ANSİKLOPEDİ Mİ?

Kalbin zümrüt tepeleri isimli dört ciltlik eser, tasavvuf mevzularıyla ilgilidir. Fethullah Gülen, tasavvuf mevzularını başlık başlık toplamış, her başlık altında müktesebatı nakletmiş, ortaya dört ciltlik bir çalışma çıkmış. Mevzuların tertibi bile yapılmamış, başlıklar kitaba gelişigüzel serpilmiş, her başlık altında, o başlığa ait muhtelif görüşler zikredilmiştir. Nakiller, bazen şahıslardan, bazen belli başlı mecralardan (mekteplerden-ekollerden) yapılmıştır. En mühim kısmı ise, şahıs ismi, mecra ismi verilmeden yapılan nakillerdir ki, bunların kendine ait fikirler olduğu zannı uyanmaktadır. Fikir hilelerinden birisi de burada gizlenmiştir. Yer yer rivayet ve nakil dili kullanılmış fakat bir kısmında telif dili kullanılmıştır. Oysa telif dili kullanıldığı yerlerdeki ifadelerin muhtevası da nakildir.

Dört ciltlik eserin tamamı nakil yoluyla yazılmıştır. Eserin mevzuları, mühim, girift ve derindir, bu sebeple vakıf olan hatta ilgilenen insan sayısı çok azdır, anlayan ise neredeyse yok gibidir. Mezkur meselelerin muhatabının kalmadığı bir vasatta, dört ciltlik eserdeki ifadelerin hangisinin nakil, hangisinin telif olduğunu anlama imkanına sahip pek kimse yok. Tam bu nokta, “fikir hilesi” için en uygun şartların oluştuğu yerdir.
Okumaya devam et

Share Button