SİSTEMİN İDEOLOJİK SINIRLARI

sistemTürkiye’de 1923 yılında, yeni bir devlet mi, yeni bir siyasi rejim mi kurulduğunun anlaşılması ve açıklanması gerekir. Bu, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Devlet-i Ali Osmanî’nin devamı olup olmadığı sorusunun da cevabıdır.

Yeni bir devlet kurmak ile yeni bir siyasi rejim (sistem) kurmak arasında, önemli ve temel farklılıklar vardır. Yeni bir siyasi sistem kurulduğu ve devletin devam ettiği kabul edildiğinde, Türk Devletinin, siyasi değişim alanının genişliği ortaya çıkar. Yeni bir devletin kurulduğu kabul edilirse, Türk Devletinin siyasi değişim alan ve imkânlarının dar olduğu ve kırılgan bir bünyeye sahip olduğu anlaşılır.

Yeni bir siyasi sistem kurulmuş olması; siyasi değişim imkânlarının genişliği ile beraber, siyasal yapının esnekliğinin kabul edildiği ve devletin “ebed-müddet” devam edeceği anlamına gelir. Doğrusu bu anlayış Türk Milleti için “ebedi” devlet sahibi olacağı anlamında bir teminat olarak anlaşılabilir.

Yeni bir devlet kurulmuş olması; siyasal değişim imkânlarının dar, siyasi bünyenin kırılgan olduğu, dolayısıyla değişimlerin, “yıkılış ve kuruluş” anlamında kavranacağı ve devletin “ebed-müddet” devam edemeyeceği şeklinde bir anlayışı doğurur. Bu durumda vurgu, devlete değil millete yapılmış olur ve Türk Milletinin “ebed-müddet” yaşaması gerektiği anlayışına yöneltir.  Okumaya devam et

Share Button