Doğu’nun oğulları

Doğu’nun oğulları
Türkiye’de ma’rûfu emredip münkeri önlemeye çalışanlara, üstünlüğü soy, etnisitede görmeyenlere, takvâda üstünlüğü üstünlük bilenlere, millet olmayı Hazret-i Peygamberimiz’in ümmetine bağlayanlara, Türkiye’yi İslâm’ın etrafında toplanılan ülke ve vatan hâline getirmeye çalışanlara, hâkimiyetin kayıtsız şartsız İslâm’la meczolmuş millete ait olduğunu kabul edenlere, kendisini İslâm’dan başka hiçbir şeye mensup hissetmeyenlere, dil itibariyle Türk oluşunun “kan ve kemik olmadığına”, Türkçenin İslâm milletinin vecibelerini ilelebet taşıması gerektiğine ve bu keyfiyetin kendi dillerinde diğer Müslüman unsurlar için de geçerli olduğuna inananlara Doğu’nun oğulları denilir.

DOĞU’NUN OĞULLARINA İBNÜ’L İSLÂM DENİR

Doğu’nun oğulları ifadesi yalnızca Müslüman olanları haizdir. Doğu’nun oğullarına ibnü’l-İslâm, yani İslâm’ın oğulları da denilir. Bu ülkede en büyük şeref millet-i necibe’den, yâni Doğu’nun oğullarından olmaktır. Dünyanın neresinde olursa olsun bunlar kendilerini bilir, birbirlerini severler.
Okumaya devam et

Share Button

DOĞU’NUN OĞULLARI

Doğu’nun Oğulları
Türkiye’de ma’rûfu emreden, münkeri önlemeye çalışanlara, üstünlüğü soy, etnisite, zenginlik ve iktidar sahipliğinde görmeyenlere, takvâda üstünlüğü üstünlük bilenlere, millet olmayı Hazret-i Peygamberimizin ümmetine bağlayanlara, Türkiye’yi İslâm’ın, yani şeriatın etrafında toplanılan ülke ve vatan hâline getirmeye çalışanlara, hâkimiyetin kayıtsız şartsız İslâm’la meczolmuş millete ait olduğunu kabul edenlere, kendisini İslâm’dan başka hiçbir şeye mensup hissetmeyenlere, dil itibariyle Türk oluşunun “kan ve kemik olmadığına”, Türkçe konuşmanın tezahürlerinin İslâm milletinin vecibelerini ilelebet taşıması gerektiğine ve bu keyfiyetin kendi dillerinde diğer Müslüman unsurlar için de geçerli olduğuna inananlara Doğu’nun oğulları denilir.

Doğu’nun oğulları ifadesi yalnızca Müslüman olanları haizdir. Doğu’nun oğullarına ibnü’l-İslâm, yani İslâm’ın oğulları da denilir. Bu ülkede en büyük şeref millet-i necibe’den, yani Doğu’nun oğullarından olmaktır. Dünyanın neresinde olursa olsun bunlar kendilerini bilir, birbirlerini severler.

Türkiye’de, Doğu’nun oğullarının mânevî sulbü Semerkand ü Buhârâ ve umumen Türkistan diyârına tasarruf eden olan Ahmet Yesevî, İmam Maturidî, Abdulhâlik Gücdevanî, Şah-ı Nakşıbend Muhammed Buhârî Hazretleri gibi mürşid-i kâmillerden gelir ve Anadolu’da Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaşî Veli, Mevlâna Hazretleri gibi ehlullah ve âl-i Osman’la devam eder. Bu sulb, Batı’nın oğullarının ilân ettiği Cumhuriyet’le önü kesilmeye çalışılsa da, önce yer altından, sonra yer üstünden akmaya devam etmektedir. Okumaya devam et

Share Button