İSLAM’IN YENİÇAĞI…

İSLAM’IN YENİÇAĞI…
Çok yazdık, çok yazıldı, Müslümanlar tarihte hiç bu kadar zelil olmamıştı, kendi kaynaklarından hiç bu kadar uzak düşmemişti. İslam, yeryüzündeki tasarrufunu hiç bu kadar derin ve uzun süre kaybetmemişti. İslam Medeniyeti on dört asırdır kesintisiz geliyordu, bir coğrafyada çöktüğünde başka bir coğrafyada diriliyor, inşa ediliyor ve ümmete ve insanlığa ümit kaynağı ve dayanak olmaya devam ediyordu. Birkaç asırdan beri ümmet ve insanlık, İslam Medeniyetinden mahrum, bu çok ağır bir durum…
Müslümanlar her şeylerini kaybettiler. Ellerinde kalan tek kıymetleri, imanlarıydı. Yirminci asır boyunca imanlarını muhafaza etme derdine düştüler, bazen yobazca da olsa imanlarını muhafaza ettiler, ki biz o insanların çocuklarıyız. Üzerlerine gelen batı uygarlığının tüm muzahfaratına karşı mukavemet etmek çok zordu, bilgi dediler, bilim dediler, kültür dediler, sanat dediler ve İslam’ın tüm kıymet ölçülerini imha ettiler. Alimleri darağacında sallandırılan Müslümanların imanlarını muhafaza etmesinin yobazca bir direnişten başka bir yolunun kalmadığı devirler yaşandı. İnsanlar ne yapacağını, nasıl yapacağını, ne okuyacağını, nasıl okuyacağını bilemez halde iman ettiler ve onu korumak için bazen tuhaf yollara saptılar. Bilgisiz ve ilimsiz iman nasıl korunabilirdi ki, Kur’an-ı Kerim’i okumanın bile yasak olduğu devirlerde iman nasıl korunacaktı ki… Halkla kavga eden ahmaklar, halkın nerelerden geldiğini çabuk unutmuşa benziyor. Okumaya devam et

Share Button