RAPOR-5-KARZ-I HASEN MÜESSESESİ

TAKDİM

Karz-ı Hasen, ihtiyacı olana borç vermek, borçluyu rahatsız etmemek, mali durumu iyi olmayan borçluya ihtiyacı kadar mühlet tanımak, onun şahsiyetini rencide etmemek… Istılahta bu ve benzeri şekillerde tarif ve ifade ediliyor. Kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’dir. Her iki kaynakta zikredilen, tavsiye ve teklif edilen ahlaki, iktisadi, içtimai bir ibadettir.
Kuşatıcı (üst) mefhumlardan olan “İnfak” çeşitlerinden biridir. Günümüzde unutulmuş görünen infak türüdür. Günümüzde infak mefhumu sadece karşılıksız yardımlar (sadaka) şeklinde anlaşılır hale geldi. Bu durum, sistem çapında düşünme zafiyetinden kaynaklanan bir neticedir.
İnfakın çeşitlerinden biri olan “karşılıksız yardım” mahiyeti taşıyan sadaka, mağdur insanlar için söz konusudur. Çalışma imkanı olanlara karşılıksız yardım yapmak, ataleti (tembelliği) davet eder. Oysa atalet, İslam’ın şiddetle reddettiği bir mizaç ve ahlak özelliğidir. İslami müesseselerin içinde hususi bir yeri olan sadaka ile ataletin yaygınlaşmasını temin etmek, İslam ile İslam’a aykırı neticeler üretmektir. Buna sebep olmak, İslam’ı en seviyesiz ve en kötü şekilde anlamaktır. İslam’ı en çirkin şekilde anlamanın misali, İslami ölçülerle, İslam’ın maksadına muhalif neticeler elde etmektir. Okumaya devam et

Share Button

EYLÜL AYI RAPOR LİSTESİ

EYLÜL AYI RAPOR LİSTESİ

Eylül ayında basılan raporlarımızın listesi aşağıdadır.

MEDENİYET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

Rapor-4-Hakem müessesesi
Rapor-5-Karz-ı Hasen müessesesi

STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

Rapor-15-Beşeri Riyaziye ve Siyaset
Rapor-17-Beşeri Riyaziye ve İstihbarat İlmi

Share Button

KARZ-I HASEN MÜESSESE MODELİ-E-KİTAP-HAKİ DEMİR, ADNAN KÖKSÖKEN

TAKDİM

Karz-ı Hasen, ihtiyacı olana borç vermek, borçluyu rahatsız etmemek, mali durumu iyi olmayan borçluya ihtiyacı kadar mühlet tanımak, onun şahsiyetini rencide etmemek… Istılahta bu ve benzeri şekillerde tarif ve ifade ediliyor. Kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’dir. Her iki kaynakta zikredilen, tavsiye ve teklif olarak beyan edilen bir ibadettir.

Kuşatıcı (üst) mefhumlardan biri olan “İnfak” çeşitlerinden biridir. Günümüzde unutulmuş görünen infak türüdür. Günümüzde infak mefhumu sadece karşılıksız yardımlar şekinde anlaşılır hale geldi. Bu durum, sistem çapında düşünme zafiyetinden kaynaklanan bir neticedir.

İnfakın çeşitlerinden biri olan “karşılıksız yardım” mahiyeti taşıyan sadaka, mağdur insanlar için sözkonusudur. Çalışma imkanı olanlara karşılıksız yardım yapmak, ataleti davet eder. Oysa atalet, İslam’ın şiddetle reddettiği bir mizaç hususiyetidir. İslami müesseselerin içinde hususi bir yeri olan sadaka ile ataletin yaygınlaşmasını temin etmek, İslam ile İslam’a aykırı neticeler üretmektir. Buna sebep olmak, İslam’ı en seviyesiz ve en kötü şekilde anlamaktır. İslam’ı en çirkin şekilde anlamanın misali, İslami ölçülerle, İslam’ın maksadına muhalif neticeler elde etmektir.

Günümüzdeki sadaka (karşılıksız infak) müesseselerinin çokluğu ve yaygınlığı, İslam’ın doğru anlaşılmadığını gösteriyor. Fakat aynı zamanda müslümanların samimiyetini ve İslam’a riayet hassasiyetini de gösteriyor. Müslüman fikir ve ilim adamlarının İslami müesseseleri inşa etmekteki tefekkür zafiyeti, müslümanları İslam’ı hayata nasıl tatbik edeceğini bilemez hale getiriyor. Öyleyse yapılması gereken iş, müslüman fikir ve ilim adamlarının, İslam’ın müesseselerinin tatbik edilebilir modellemesini yapmasıdır. Karz-ı Hasen müessese modeli çalışmamız, bu maksada matuf bir gayrettir. Okumaya devam et

Share Button

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-13-KARZ-I HASEN MÜESSESESİ

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-13-
KARZ-I HASEN MÜESSESESİ
Sosyal iktidarın üzerinde çalışması gereken en önemli konulardan birisi, borçlanma işlemini kolaylaştıracak ve ucuzlatacak (sıfır maliyete indirecek) bir müessese inşasıdır. Bu müessesenin ülkedeki para trafiğini yönetecek çapa ulaşana kadar devam ettirilmesi hedeflenmelidir.
Daha önce hakkında yazı yazdığımız ve bir model denemesi yaptığımız “karz-ı hasen” müessesesi, bu ihtiyacı karşılamak için harikulade bir imkan oluşturur. “İnfak, karz-ı hasen ve sistem çapında düşünmek” başlıklı yazımız ve “karz-ı hasen müessese modeli tasavvuru” başlıklı çalışmalarımız sitemizde (www.fikirteknesi.com) yayınlanmış haldedir, merak edenler onları okuyabilirler. Burada üzerinde duracağımız konu sosyal iktidarın karz-e hasen müessesesi üzerinde çalışması ve bunu uygulamasıdır.
Hayatı sömürenler ve sömürülenler diyalektiğinden çıkarmak gerekiyor. İktidarı, siyasi alana tapulamak, iktidar marifetiyle halkın sömürülmesini mümkün kılıyor. İktidarı sosyal alana yaymakla siyasi iktidarların ve siyasi rejimlerin halkı sömürmesinin önüne geçmeye çalışıyoruz. Fakat sömürü sadece siyasi iktidar marifetiyle yapılmıyor. İktisadi alanda da (belki daha derin ve daha yaygın) bir sömürü sürüyor. Öyleyse sosyal iktidarın, iktisadi güç merkezlerine karşı da kendi alanını koruması ve halkın ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor. İktisadi alandaki en büyük ve en kolay sömürü, bankalar tarafından yapılıyor. Ahmet’ten mevduat olarak aldığı parayı, Mehmet’e kredi olarak veriyor ve aradaki faiz farkını cebine atıyor. Ne kadar kolay bir yol değil mi? Bu zincirin kırılması şart.
“Karz-ı Hasen” müessesesi, iktisadi alandaki bankacılık sömürüsüne büyük oranda engel olacak bir imkan. Teferruatlarını yukarıda bahsini ettiğimiz yazılarımızda açıkladığımız için burada genel hatlarıyla temas edelim. Sosyal iktidar kuruluşları, kendi bünyelerinde “karz-ı hasen” merkezleri oluşturabilir. Üyeleri muayyen bir aidat ödeyerek oraya dahil olabilirler ve nakit ihtiyaçları olduğunda o merkezden alabilirler. (Bu kadar basit değil tabii ki, fakat teferruatını yukarıda zikrettiğimiz yazılarımızda anlattığımız için özetliyoruz).
İnsanlar nakit ihtiyaçlarını kendi oluşturdukları müesseselerden karşıladıklarında ne kadar özgürleşeceklerini hayal bile edemezsiniz. Devlet, siyasi iktidar, iktisadi güç merkezleri karşısında bağımsızlaşmak, şahsiyetin inşası için şart. Maaşının yarısı banka kredisi için stoklanmış bir insanın siyasi iktidara ve iktisadi güç merkezlerine karşı tavır alabilmesi mümkün mü?
İktisat, hayatın altyapısını oluşturuyor. Hayatın altyapısına dair hiçbir şey yapmayan, para ihtiyacını kendi öz müesseseleri ile karşılayamayan sosyal iktidar kuruluşları, iktidar olmak bir tarafa, payanda olmaktan başka bir fonksiyon kazanamaz.
Halkın nakit (para) ihtiyacını karşılayacak maliyetsiz bir müessese kurabilmek, sosyal iktidarı kurmanın ne kısa ve tesirli yoludur. İktisadın ve paranın hayatın altyapısını kurmadaki ağırlığı dikkate alındığında, anlatmak istediğimiz açıklığa kavuşur. İnsanların ihtiyaçlarının (maalesef) büyük bir kısmı paraya endekslidir. Paraya bu kadar bağlı bir hayat kurulmuş olması çok vahimdir ama bu gün için bu gerçeklik kaskatı önümüzde duruyor. İnsanların para ihtiyacını sıfır maliyetle karşılama imkanı oluşturulmadığında, direniş imkanının sıfıra yaklaştığı malum.
Karz-ı Hasen müessesesiyle aynı zamanda insanların paraya olan bağımlılığı azaltılmış ve daha makul seviyeye düşürülmüş olur. Bağımlılığın bir noktadan aşağıya indirilemeyeceği bilindiğine göre, paraya bağımlılığın başka bir güç merkezine (siyasi veya iktisadi güç merkezlerine) köle olma zaruretini ortadan kaldırmak gerekir. Karz-ı Hasen, bunu yapabilecek tek müessese gibi geliyor bize.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Share Button