Modern insanın sözü kıyl ü kâl’dir

Modern insanın sözü kıyl ü kâl’dir

Sözü mâna, hikmet ve îcaz’a büründürmüş bir medeniyetin ahfadıydız. İslâm medeniyetinde söz yüceydi, hatırlıydı, muteberdi… Medeniyetimizi “redd-i miras eden” zihniyet itibardan düşürdü, söz geleneğimizi modern seküler dille yok etmeye çalıştı.

Her şeyi dere tepe dümdüz konuşan modern zaman insanı, “Bütün pişmanlıklarım söylediğim sözlerden oldu, söylemediğimden hiç pişman olmadım” diyen irfan sahibi ecdadın nasihatinden bihaber.

Mukaddeslerin emrinde olan bedii sözü ayağa düşürmek ve ruhsuz kelime yığınına çevirmek modern anlayışın yaydığı bir hastalık. Sözü kavl-i sui (kötü söz) ve kavl-i münkere (çirkin söz) dönüştüren bu güruh, sözü daha da çoğaltarak ve anlamsızlaştırarak çok konuşmayı “endüstri” hâline getirdi.
Okumaya devam et

Share Button

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-4-KEŞİF Mİ KELAM MI?

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-4-KEŞİF Mİ KELAM MI?

“Kalbin zümrüt tepeleri” isimli eserin mevzuları, kahir ekseriyetle “keşif” mevzuudur. Tasavvuf ehli, bu meseleler hakkında kelam etmekten imtina etmişler, meselenin kelam bahsi olmadığını söylemişlerdir. Velayet sahibi zevat-ı kiramın çok az kısmı (istisna sayılacak kadar az) meseleyi kelama dökmüş, onların da kahir ekseriyeti, mevzuun yanlış anlaşılmalarını tashih maksadı gütmüştür. İstisnanın istisnası kabilinden bir kısmı ise yazmış ve konuşmuş, onların beyanından da İslam’ın varlık ve insan telakkisi zuhur etmiş, bu vesileyle tevhid bahsi de muhkem bir çerçeveye kavuşmuştur.

Tasavvufun ilk ölçüsü edeptir. Edebin en sarih tarifi ise (girift tarifleri de var) haddini bilmektir. Kalem ehlinin haddini bilmesi gereken ilk mevzu ise “keşif” sahasına, yani “ilm-i ledün” alanına girmemesidir. Fethullah Gülen’in “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli eseriyle alakalı yapılacak ilk tespit, haddini aşmış bir edepsiz olduğudur.
Okumaya devam et

Share Button