SİYASİ TAKİP MERKEZİ NEDEN KURULDU?

“SİYASET TAKİP MERKEZİ” NEDEN KURULDU?
İlim, irfan, hikmet, sanat ve tefekkür adamları siyasetten çok daha mühim ve kıymetli meselelerle meşguldür. Çünkü ilim ve tefekkür, “yüksek kıymetler” listesindedir, başka bir ifadeyle kıymetler piramidinin zirvesini işgal etmektedir.
Bununla birlikte ilim ve tefekkür, her sahanın kaynağıdır, özellikle de tatbikatın kaynağıdır. Siyaset de buna dahildir. Özellikle siyaset dahildir, zira siyaset hayatın her sahasını doğrudan etkileyen hacimdedir. Kaldı ki “kuvvet” unsurunu elinde ve inhisarında tutmaktadır.
*
Fikir ve ilim adamları, keşif ve imal ettikleri kıymet ve hikmetleri, hayattan ve tatbikattan uzak tutmamalıdır. Hayata tesiri olmayan, tatbikat altyapısı hazırlanmamış, teşkilat ve müessese numuneleri teklif edilmemiş fikir ve ilim, entelektüel gevezelik haline gelir. Müslüman fikir ve ilim adamları; fikir, ilim ve sanatı, batılı entelektüeller gibi nefislerinin tatmin malzemesi haline getiremez. İslam, fikir ile fiilin, nazariyat ile tatbikatın harmanlandığı bir hayat ister.
Siyaset, hem hayatın her sahasını etkileyen genişliği hem de fikri gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan “kuvvet” unsurunu kendi uhdesinde tuttuğu için; fikir ile fiilin, nazariyat ile tatbikatın harmanlanması gereken mühim sahalardan birisidir.
* Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ-TANITIM DOSYASI-

MEDENİYET AKADEMİSİ
-TANITIM DOSYASI-

1-Neşriyat
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Yeni ilimlerin inşası
6-Kitabiyat (Külliyat)

1-NEŞRİYAT
*Fikirteknesi sitesi (www.fikirteknesi.com)
*Medeniyet Akademisi sitesi (www.medeniyetakademisi.org)
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)
Okumaya devam et

Share Button

Medeniyet Akademisi Başkanımızın, CHP yöneticilerini şikayeti ile ilgili “Basın Açıklaması”

BASIN AÇIKLAMASI

*Vatan, millet, devlet unsurlarını ihtiva eden, bunların üçünü birden ve birlikte muhafaza eden “Kıymetler Birliği” şiarımız vardır.
*Devleti; yasama, yürütme, yargı unsurları teşkil eder; bunlar “Kuvvetler Ayrılığı” şiarıyla ifade ve tanzim edilmiştir.
*“Kuvvetler Ayrılığı” şiarı, “Kıymetler Birliği” şiarıyla birlikte tatbik edilmezse, birbirinden bağımsızlaştırılmış olan yasama, yürütme, yargı kuvvetleri, temel kıymetlerimiz olan vatan, millet ve devleti birbirinden ayrıştırır.
*Devletteki üç kuvvet, hem ayrı ayrı hem de işbirliği yaparak “Kıymetler Birliği” şiarını tesis ve muhafaza etmekle vazifelidir. Temel kıymetlerimiz olan vatan, millet ve devletin veya bunlardan herhangi birinin tehlikeye düşmesi ve beka meselesiyle karşılaşması halinde, “Kıymetler Birliği” şiarının muhafazası için tüm millet mensupları ve devlet kuruluşları işbirliği içinde çalışmakla mükelleftir.

*** Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ ÇALIŞMALARI

YENİ İLİMLERİN KURULUŞU

Medeniyet Akademisi kadrolarının külliyatı 200 kitaba ulaştı. Mesele sadece kitap sayısıyla alakalı değil, hem mevzu hem de muhteva itibariyle müstesna çalışmalar yapılıyor. Yeni mevzular keşfediliyor ve her mevzu derinliğine ve genişliğine kuşatıcı bir bakış ve anlayışla tetkik ve telif ediliyor.
Fikri yığınağımızın artması, artık “yeni ilim” dallarının kurulması zamanının geldiğini gösteriyor. Bu sebeple Medeniyet Akademisi kadroları, mevcut fikri yığınağın oluşturduğu muharrik kuvvetle, yeni ilim dalları kurulması için altyapı çalışmalarına başladı.
* Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

1-Neşriyat
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Yeni ilimlerin inşası
6-Kitabiyat (Külliyat)

1-NEŞRİYAT
*Fikirteknesi sitesi (www.fikirteknesi.com)
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

1-Dergi neşriyatı
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Kitabiyat (Külliyat)

1-DERGİ NEŞRİYATI
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)

2-MERKEZLER
*Medeniyet Şehri araştırmaları merkezi
*Stratejik düşünce merkezi
*Adalet Araştırmaları merkezi
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

1-Dergi neşriyatı
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Kitabiyat (Külliyat)

1-DERGİ NEŞRİYATI
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)

2-MERKEZLER
*Medeniyet Şehri araştırmaları merkezi
*Stratejik düşünce merkezi
*Adalet Araştırmaları merkezi
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET TASAVVURU İÇİN “MEDENİYET AKADEMİSİ”

MEDENİYET TASAVVURU İÇİN “MEDENİYET AKADEMİSİ”

(Terkip ve İnşa dergisi 2. sayı)

İslam medeniyet tasavvuru, ilimlerin tasnifi, terkip ilimlerinin kurulması, inşa faaliyetinin başlatılması gibi her biri devasa birer külliyat (belki her biri için binlerce eser telif edilmesini) iktiza eden meselelerin halli için muhakkak ki bir tefekkür karargahına ihtiyaç var.
Müslüman fikir ve ilim adamlarının birlikte çalışma ahlakını kuşanamadığı, bu sebeple birbirinden bağımsız şekilde fikir ve ilim üretmeye çalıştığı, ortaya çıkan tezatların ise “farklı fikir” muamelesine tabi tutulduğu ve telif edilmesi için hiçbir çaba gösterilmediği bir dağınıklık yaşıyoruz. Tezat ile fikir farklılığının başka meseleler olduğu, tezat mahiyeti taşıyan mevzuların telif edilmesi gerektiği, farklı fikirlerin ise ana yapıyı zedelemeden muhafaza edilmesi lüzumu anlaşılmış değil. Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ

1-Dergi neşriyatı
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Kitabiyat (Külliyat)

1-DERGİ NEŞRİYATI
*Terkip ve İnşa dergisi 21. Sayı yayınlandı
*Karargah Anadolu dergisi Ocak 2017 de yayına başlayacak
*Fikir Kadro Hareket dergisi Ocak 2017 de yayına başlayacak

2-MERKEZLER
*Medeniyet araştırmaları merkezi
*Stratejik düşünce merkezi
*Adalet merkezi

3-PROJELER Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

HAKİ DEMİR

FİHRİST

Takdim 4

ANAYASA FİKRİYATI
Medeniyet telakkisi 8
Devlet tasavvuru 13
Cemiyet anlayışı 19
Şahsiyet terkibi 22
Anayasa fikriyatı 27
İnşa süreci anayasası 33
Nihai anayasa 42
Manevi mesuliyete dair endişeler 45
Tatbik edilebilirlik meselesi 49

ANAYASA TEKLİFİ
Beyanname 53

BİRİNCİ KİTAP-ŞAHSİYET
Tarif, tavsif ve hedef 57
Hakiki şahsiyet 61
Hükmi şahsiyet 66
Hak ve hürriyetler 72
Mükellefiyetler 93
Okumaya devam et

Share Button

“Medeniyet Devleti” Anayasası

Medeniyet Akademisi anayasa teklifini hazırladı ve tartışmaya açtı. Anayasanın tartışmaya açılmış ilk hali, Karargah dergisinin Haziran sayısında ek olarak verilecek ve bu yolla kamuoyuna sunulmuş olacaktır.
Medeniyet Akademisi’nin anayasa teklifi, tabiatı itibariyle “Medeniyet Devleti” anayasasıdır. Çünkü Medeniyet Akademisi’nin devlet tasavvuru, medeniyet devletidir. Medeniyet Akademisi, devleti, “belli bir siyasi sınırları olan halkın iktidar örgütlenmesi” şeklinde anlamaz. Her meseleyi olduğu gibi devleti de muhtevasını esas alarak tarif ve tasavvur eder.
Cumhuriyet dönemi anayasaları, ülkenin ve milletin batıya taşınması için hazırlanmış yabancı metinlerdir. Yeni anayasa tartışmalarının da aslında aynı tertip ve aynı muhteva üzerinde yapılması, halen bir devlet ve medeniyet tasavvurumuz olmadığını göstermektedir. Anayasa meselesinde yeni bir tartışma başlatmanın zamanı gelmiş olmalıdır; “Medeniyet Devleti Anayasası”…

Share Button

Adalet Merkezi Çalışmaları: “Günümüzde Adalet”

GÜNÜMÜZDE ADALET
TAKDİM
Günümüzde ülkemizde ve dünyada “adalet fikriyatı” kalmadı. Adalet, nefsin menfaat talebinin hak kisvesi altında gizlenmiş manevrası veya vasıtası haline geldi.
Modern dünyada adalet, sadece hukuka sıkıştırılmış durumdadır. Adaletin ahlak ve edep kaynağı ve çerçeveleri unutuldu. Unutuldu zira batı bunları bilmez, onun hukuk dediği şekli kaidelerden ibarettir.
Türkiye modernleştiği nispette adaletten uzaklaşmaktadır zira hem “üstün hukuk”tan hem de ahlaktan uzaklaşmaktadır. Kaynağı siyaset olan hukuk, nefsin menfaat çatışmasından başka ne olabilir ki? Önce bir hal muhasebesi yapmak, marazları teşhis etmek ve nihayet adaleti asli mihrakına irca etmek zorundayız.
Aşağıda, “Adalet Merkezi”nin hazırladığı “mevzu haritası”nın, “günümüzde adalet” kısmının teferruatlı halini bulacaksınız. Söylemeye gerek yok ki mevzu haritası üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor.

HAL MUHASEBESİ

*Adaletin kaynağı hukuk
-Adalet sadece hukuka teslim edildi
-Hukuk dışında mesela örf, ahlak, edep adaletin kaynağı olmaktan çıkarıldı
-Ülkedeki hukuk ise Avrupa’dan ithal edildi
-Adalet ile ilgili kadim müktesebatımızdan tek cümlelik bilgiye dayanılmadı
-Adalet, İslam dışı her yerde arandı, sadece İslam’da aranmadı
Okumaya devam et

Share Button

Adalet Merkezi çalışmaları başladı

ADALET MERKEZİ
Adalet yeryüzünden çekildiği birkaç asırdan beri en fazla istismar edilen mefhum oldu. Tarifinin bile unutulduğu adalet, önce bir fikri altyapıya kavuşturulmalıdır. Medeniyet Akademisi bünyesinde kurulan “Adalet Merkezi” çalışmalarına başlamıştır.
Remzi TEMİZKALP başkanlığında oluşturulan heyet, ilk iş olarak “mevzu haritası” hazırlamaktadır. Aşağıda mevzu haritasının özeti hazırlanmış ve yayına verilmiştir. Mevzu haritası üzerindeki çalışmalar devam etmektedir.
Adalet Merkezimizde çalışmak isteyenler, Remzi TEMİZKALP (remzitemizkalp@yandex.com) ile irtibata geçebilirler.

GÜNÜMÜZDE ADALET
*Hal muhasebesi
-Adaletin kaynağı hukuk
-Hukukun kaynağı siyaset
-Siyasetin kaynağı nefsaniyet
Okumaya devam et

Share Button

NELER YAPIYORUZ?

NELER YAPIYORUZ?
Fikirteknesi internet sitesiyle başladığımız yolculuğumuz devam ediyor. Bir müddettir sitede yazı yayınlanması seyrekleşti, bu sebeple neler yaptığımızı derli toplu şekilde açıklama ihtiyacı duyduk.
Yaptığımız çalışmaları şu ana başlıklar altında toplamak mümkün; Medeniyet Akademisi, Dergiler, Yayınevleri, İnternet siteleri ve Telif çalışmaları…
*
Medeniyet Akademisi resmi olarak kuruldu, fiili olarak kuruluş süreci devam ediyor. İki-üç katlı bina arayışı içindeyiz, yerleşik hale gelmek, şubeleri oluşturmak, vazife taksimi yapmak gibi müesseseleşme sürecimiz devam ediyor. Faaliyetlerimizi Medeniyet Akademisi bünyesinde toplamak ve müesseseleşmek için uğraşıyoruz.
Medeniyet Akademisi bünyesinde ilk başlatmak istediğimiz çalışmalar; yirminci yüzyılın Tabakatı, Akl-ı Selim Mektebi, Deha Mektebi, Enderun Mektebi…
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİNİN KAMUOYUNA AÇIKLAMASI

MEDENİYET AKADEMİSİNİN KAMUOYUNA AÇIKLAMASI

*İslam’ı tezatsız bir dünya görüşü olarak anlamak cehdindeyiz. İslam’ı anlamanın en hacimli terkibi medeniyet tasavvurudur, “külli idrak” bahsi de ancak bu çapta gerçekleşmesi halinde mümkündür. Külli idrakle mücehhez şahsiyetler yetişmediği takdirde, İslami anlayışların parça ve kırıntı fikirlerle malul hale gelmesi kaçınılmazdır, günümüzün marazi keşmekeşi de bu noktadan kaynaklanmaktadır.

*İslam medeniyet tasavvurunun ilk şartı “bilgi evreni” inşa etmektir, bunun için İslam İlim Telakkisinin ihya ve yeniden inşa edilmesi elzemdir. Bilgi evrenimize dışarıdan nüfuz edecek yabancı unsurlara karşı murakabe (gümrük) noktaları oluşturma zarureti vardır. Bu yapılmakla aynı zamanda batının bilgi (epistemolojik) işgaline ve oryantalist taarruzuna karşı esaslı bir tedbir alınmış olacaktır.
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ KURULUYOR

medeniyet

Tefekkür ve tezekkürün zirvesi tevhid, insan ve hayatın zirvesi vahdettir. Tevhide; terkip, tecrit ve tenzih güzergahından ulaşılır, vahdete ise ahlak, edep, takva yoluyla… Tevhid; ferdin ruhi-deruni cihetindeki inkişafla mümkün, vahdet ise sayısız içtimai mecranın bir havzaya dökülmesiyle mümkündür.

            Tevhid ve vahdet, İslam Medeniyetinin nihai menzili, nispeti, ölçüsü, mikyasıdır. Her şey bu iki mikyasa göre anlaşılır, kabul ve tatbik edilir. İçtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide ermeyen tüm yollar yanlıştır.

            Ferdi hürriyet, içtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide muhalif olamaz. İslam, hürriyeti serkeşlik (liberalizm) olarak anlamaz, kabul etmez. İman ferd için, İslam cemiyet içindir ve ikisi terkip edildiğinde “insan mimarisi” kurulmuş ve tüm cihetiyle kuşatılmış olur.

*

Okumaya devam et

Share Button

Terkip ve İnşa Dergisi 9. Sayı TAKDİM YAZISI

TAKDİM
Fikirteknesi yayınevi ile Terkip ve İnşa dergisi kadrolarının en mühim hususiyeti, “Mevzu Kaşifi” olmasıdır. Bir meseleyi, ikna ve tatmin edici çapta izah etmek, bir meselede kayda değer fikir imal etmek başka bir iştir, bir mevzuun olduğunu, olması gerektiğini, ona ihtiyaç duyduğumuzu keşfetmek başka bir iş… Mevzu olmadığında, mevzua ihtiyaç duyulmadığında, mevzuun ihtiyaç olduğunun farkına bile varılmadığında imal-i fikirde bulunmak beklenmez. Önce mevzuu keşfetmek, ortaya çıkarmak, ihtiyacımız olduğunu göstermek gerekiyor. Okumaya devam et

Share Button

DÜNYA DEVLETİ-1-GİRİŞ

DÜNYA DEVLETİ-1-GİRİŞ

Dünya devleti nedir, dünya devleti olmanın şartları nelerdir, dünya devleti olmaya giden yol neresidir? Türkiye artık ufkunu bu soruların cevabını verecek kadar genişletmeli, tüm ekonomik, siyasi, diplomatik ve istihbari çalışmalarını, projelerini, hamlelerini bu ufka göre geliştirmeli ve uygulamaya koymalıdır. Bugünkü şartların dünya devleti olmamıza geçit verip vermeyeceği konusu bir tarafa, bu hedefin ideal olarak görülmesi, kabul edilmesi, planlamalarda merkez alınması lüzumu açıktır.

Dünya devleti kavramı, dünyayı yalnız başına yöneten devlet değildir. Dünyadaki hadiselerin tamamıyla ilgilenebilmek, bu hadiselerin tamamı ile ilgili milletlerarası müzakerelerde “ne düşündüğü” merak edilmek, fikri sorulmak noktası veya seviyesi, dünya devleti olmaktır. Dünyadaki her hangi bir konuda, “o devlet ne düşünür, ne yapar, ne planlar?” sorusu zihinlere tabii bir refleks olarak gelmeye başlandığı andan itibaren o devlet dünya devletidir. Süper güç olmak, dünyaya yalnız başına nizamat vermek, dünyanın her yerinde yalnız başına inisiyatif alabilmek içinde yaşadığımız çağda hiçbir devlete nasip olmayacak bir hadisedir. Teknoloji sayesinde dünyanın küçüldüğü ve küresel bir köye döndüğü düşüncesi yanlış değildir ama teknolojinin yaygınlığı ve bir çok ülkenin artık üretebiliyor olması, bu köyün tek merkezden (bir süper güç tarafından) yönetilemeyecek kadar da büyüdüğünü gösteriyor.
Okumaya devam et

Share Button

İSLAM MEDENİYET AKADEMİSİ-2-İLİMLERİN TASNİFİNİN ÇERÇEVESİ

İSLAM MEDENİYET AKADEMİSİ-2-İLİMLERİN TASNİFİNİN ÇERÇEVESİ
Ülkenin üniversitelerinde hala batının bilim anlayışı ve onun tasnifi kullanılıyor. Bu o kadar Batının bilim (pozitif bilim) anlayışını esas alan ilahiyat profesörleri, o bilim anlayışına uymadığı için mucizeyi reddetmeye başladılar. Batının bilim anlayışını temel mikyas alınca, Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyyenin hangi manaları ihtiva ettiğini değil, o mikyasa uygun olan anlamların neler olduğunu araştırmak esas haline geliyor.
İslam irfan müktesebatındaki ilimlerin neler olduğunu, hangi tasnife tabi tutulduğunu, hangi bilgi disiplinlerine ilim dendiğini unuttuk ve umursamaz hale geldik. Oysa ilimlerin tasnifi, bilginin “nazım planı”dır, ilimlerin tasnifini yapamayan bir kültür iklimi kendi kaynaklarının bilgisini imal edemez hale gelir.
Bilgi üretmeyince üretenlerin bilgisine mahkum olunduğu gibi, ilimlerin tasnifini kendi müktesebatımızdan hareketle yapmayınca, başkalarının tasnifine mecbur oluyoruz. Batı ikliminin yaptığı bilimlerin tasnifi, bizim ilimlerimizi ihtiva etmiyor. Batının yaptığı tasnifi esas alınca, o tasnife uymayan bize has ilimlere karşı da mesafeli davranıyoruz. Oysa batı bilim anlayışının zirvesi, bizim ilim anlayışımızın eteklerine ancak ulaşır. İslam ilim anlayışı ve tefekkür çerçevesi, batı felsefesinin ve bilim anlayışının milyonlarca kat daha üstündedir. Pozitif bilim anlayışı (batı bilim anlayışı), ufku miraç olan ilim anlayışının eteklerine ulaşabilir mi? Okumaya devam et

Share Button

İSLAM MEDENİYET AKADEMİSİ-1-TAKDİM

İSLAM MEDENİYET AKADEMİSİ-1-TAKDİM
Medeniyet inşa etmek birkaç neslin işi değil, uzun nefesli bir çalışmadır. Medeniyetten, medeniyet inşasından ve meseleleri bu merkezde düşünme lüzumundan bahsediyor olmak, özü itibariyle tefekkürün çapına dönük bir iddia veya taleptir. Mevzumuz tefekkür, tefekkürün çapı, ufku, hacmi… Yani “medeniyet çapında” düşünmek…
Bir dünya görüşünü medeniyet çapında düşünmek, onu anlamanın en geniş ufkudur. İslam’ın yekununa muhatap olmalı, parçalarında (bazı konularında) boğulmamalı, istikametin bazı meseleler tarafından vakumlanmasına fırsat vermemeli, mümkün olan en geniş ufka malik olmalıyız. İslam, mümine, yeryüzünü imar vazifesi de yüklemiştir, imar faaliyetinin müntehası medeniyettir.
Medeniyet tasavvuru, medeniyet inşası kadar mühimdir. Sıhhatli ve mütekamil bir medeniyet tasavvuru, ilmi ve fikri mecraların, havzaların, eserlerin içinde vücut bulacağı iklimdir. Bu iklime ihtiyacımız var. Balığı suyun dışında yaşatamıyorsak, yaşatma imkanını bulsak bile tabii olanı bozmamak için suda yaşatmaya devam edeceksek, fikir, ilim ve sanat faaliyetleri için bir iklime ihtiyacımız var, bu iklim oluşmaz, oluşturulamazsa, fikir, ilim ve sanat eserlerimiz yeşermez. Bu iklimi bulamaz veya oluşturamazsak, fikir (zihin) coğrafyamızı “sera” bahçesine çeviririz. Okumaya devam et

Share Button