MEDENİYET AKADEMİSİNİN ASGARİ FAYDASI

MEDENİYET AKADEMİSİNİN ASGARİ FAYDASI

(Terkip ve İnşa dergisi 9. sayısı)

Hamiyetperver beş-on Müslüman bir araya geliyor, bir şeyler yapmak istiyor, “ne yapalım” sorusunun ilk cevabı “bir dernek veya vakıf kuralım” şeklinde oluyor. Teşkilat nedir, müessese nedir, fikrin temsili ve tatbikatı nedir gibi soruların peşine düşmeden, yani sadece ne yapalım sorusunun peşinden giderek ulaştıkları nokta dernek veya vakıf… Güzergahın dernek veya vakfa uğraması ve orada demir atmasının bir sebebi de, mevcut mevzuatta kanuni teşkilat modeli olarak bu ikisinin olması… Şirket, okul vesaire gibi kanuni teşkilat modelleri olsa da, onların şartları ağır olduğu için dernek ve vakıfta karar kılınıyor. Dernek veya vakıftan önce veya sonra sorulan diğer soru da şu; “faaliyet alanımız ne olsun”… Yine teşkilat ve müessese fikri olmadığı için, mevcut dernek ve vakıflara bakılıyor, umumiyetle mevcut olanların bir benzeri kuruluyor, ya yardım derneği veya talebelerle ilgilenecek bir iş kolu… Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ VE MÜESSESE FİKRİ

MEDENİYET AKADEMİSİ VE MÜESSESE FİKRİ

(Terkip ve İnşa dergisi 9. sayı)

Medeniyet akademisi mevzuunda ısrarımızın birçok sebebi var, en mühim birkaçından birisi de, teşkilat ve müessese fikridir. Teşkilat ve müessese fikri maalesef, başlık olarak bile gündeme gelmeyen mevzulardandır. Teşkilattan herkes bahseder, zira zarureti müşahhas mahiyet taşır ve birkaç kişi bir araya geldiğinde bir teşkilata ihtiyaç duyar. Teşkilata ihtiyaç duymakla teşkilat fikrine ihtiyaç duymak başka meselelerdir. Herkes bir fikrin tatbikatı, propagandası, yaygınlaştırılması için teşkilata muhtaçtır ama teşkilat fikri nedense gündeme gelmez. Teşkilat ve onun ileriki safhası olan müessese fikri olmadığı, oluşturulamadığı için kurulan teşkilatlar yaşayamaz.
Türkiye, ya fikirsiz hareketlerin kumkumasına savrulmuş ya da saf fikir ile hayat arasında münasebet kuramayanların anlamsız iddialarına kapılmıştır. Fikirsiz hareketlerin keşmekeşinden teşkilat ve müessese fikri de çıkmaz tabii ki ama saf fikir sahiplerinin hayat ile münasebet kurmak için ihtiyaç duydukları teşkilat ve müessesenin “fikrine” malik olmamaları anlaşılır gibi değil. Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ VE MEDRESE

MEDENİYET AKADEMİSİ VE MEDRESE

(Terkip ve İnşa dergisi 9. sayı)

Niçin doğrudan medreseden bahsetmiyoruz da, medeniyet akademisinden bahsediyoruz. Medrese kurulsa medeniyet akademisine ihtiyaç kalır mı? Medeniyet akademisi, medreseye giden güzergahın ara menzili mi yoksa medreseden daha ilerideki bir menzil mi? Medreseyle birlikte medeniyet akademisinden bahsediyorsak aralarındaki fark nedir, medresenin olduğu yerde medeniyet akademisine niçin ihtiyaç hissedilir?
Medeniyet akademisi ile medrese arasındaki farklılıkların birkaçını misal cinsinden açıklayalım.
*Medeniyet akademisi medrese değil, fikir teknesidir
Öncelikle medeniyet akademisi medrese değildir, medresenin üstünde bir müessesedir. Medeniyet akademisi; bilgiyi, ilmi, fikri, irfanı yoğuracak bir teknedir. Medeniyet akademisi, özellikle tefekkürün yoğrulduğu, harmanlandığı, terkip edildiği, tahrik ve teşvik ile iltifat ve mükafata tabi tutulduğu bir karargahtır. Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ NİÇİN KURULAMIYOR?

MEDENİYET AKADEMİSİ NİÇİN KURULAMIYOR?

(Terkip ve İnşa dergisi 9. sayı)

Medeniyet akademisinin neden ihtiyaç olduğu muhtelif yazılarda izah edildi. Niçin kurulamadığı üzerinde derinliğine bir tahlil ve muhasebe yapmak gerekiyor. Niçin kurulamadığı sorusu sıhhatli, doğru ve derinliğine cevaplanabilirse, nasıl kurulması gerektiği bahsi de vuzuha kavuşur zannındayız.
Medeniyet akademisinin kurulamamasının sebeplerini, nazari ve tatbiki sahada ayrı ayrı tetkik etmeliyiz. Nazari ve tatbiki sahanın birbirini derinden etkilediği, bu sebeple birbirinden tefrik etmenin zorluğunu biliyoruz, bu hususa dikkat ederek meseleye bakalım.
*Nazari (fikri) sahadaki kifayetsizlikler
Ümmetin meselelerinin ne kadar hacimli, girift, çetin olduğuna dair idrak zafiyeti yaşadığımız malum. Her şeyimizi kaybettiğimiz bir çağda, her şeyimizi tekrar keşfetmek, yeni hal için yeniden inşa etmek, bu çalışmaları sıfırdan başlayarak değil kadim müktesebatımızı tedvin ederek yürütmek ihtiyacı içindeyiz. Kadim müktesebatın tedvin edilmesi, ümmetin keşif ve telif faaliyetlerinin ne olduğunu ve nerede kaldığımızı tespit için zarurettir. Nerede kaldığımızı bilmeden nereden başlayacağımızı bilmemiz muhal… Bu manada sadece kadim müktesebatın tedvini bile medeniyet akademisinin kurulmasını ihtiyaç olmanın çok ötesinde bir zaruret haline getiriyor. Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ İHTİYACI

MEDENİYET AKADEMİSİ İHTİYACI

(Terkip ve İnşa dergisi 9. sayı)

Bugün İslam âleminin içinde bulunduğu durum; bir taraftan fiili işgal, bir taraftan oryantalist taarruz ve bir taraftan da epistemolojik işgali resmetmektedir. Batı; Hıristiyanlık ve onun muharref tahakkümü olan skolastik anlayışa karşı zaferini kazanıp kendi dışındaki dünyaya dönmüş, madde planındaki keşif ve tasarruflarıyla siyasi, iktisadi, askeri ve kültürel sahada hakimiyet kurmuştur. Batı, İslam medeniyeti ile ilk karşılaşmasını Hıristiyanlığın hakim olduğu dönemde yaşamış, Hıristiyanlık İslam’a karşı mukavemet edebilmenin ruhi ve akli kaynaklarını üretememiş, asırlar süren kesintisiz mağlubiyet yaşamıştır. İslam’a karşı dayanamayan ve Orta Avrupa’ya sıkışan Hıristiyan batı, İslam’a karşı mücadeleyi bırakıp Hıristiyanlıkla mücadeleye başlamıştır. Reform ve Rönesans hamlesi, Hıristiyan inançla İslam’a karşı dayanamayan batının, zarureten kendi ruhi kaynaklarına dönmesi ve onunla hesaplaşmasının neticesidir. Kendi bünyesinde Hıristiyanlığın hesabını gören batı, İslam’la hesaplaşmak için de oryantalizmi geliştirmiştir. Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ

MEDENİYET AKADEMİSİ

(Terkip ve İnşa dergisi 9. sayı)

Medeniyet akademisi veya Daru’l Hikme veya Beytü’l Hikme gibi isimlerinin kullanılacağı bir müessese… Böyle bir müesseseye şiddetle ihtiyacımız var.
Medeniyet Akademisinin kadimdeki “Daru’l Hikme” merkezlerinden veya medreselerden farkı, ümmetin bugünkü durumu ile kadimdeki durumu arasındaki fark kadardır. Medeniyet Akademisi bir medrese değil, medreseyi de inşa edecek olan medeniyet karargahıdır. Medeniyet karargahının siyasi merkezi değil, ilim, irfan ve tefekkür teknesidir.
Ümmet, tarihinin hiçbir döneminde bu kadar aşağılara düşmedi. Tarihte galibiyetlerimiz çoktu ama mağlubiyetlerimiz de olmuştu fakat bugünün mağlubiyeti çok farklı bir mahiyet taşıyor. Tarihi umumiyetle savaş meydanlarından okuma itiyadı edindiğimiz günden beri güç meselesine takıldık. Osmanlı da böyle yaptı, cephelerdeki mağlubiyetler üzerine orduya dair sürekli bir ıslahat hamlesine girdi ama mesela medreselerdeki çürümeye aynı hassasiyeti gösteremedi. Çökenin devlet olduğunu zannetti, oysa medeniyet çöküyordu. Osmanlı, tarihteki ender “medeniyet devletlerinden” birisiydi fakat son dönemde bu anlaşılamadı. Medeniyet çökerken “medeniyet devleti” muhafaza edilemezdi, nitekim edilemedi. Okumaya devam et

Share Button

SİYASİ TAKİP MERKEZİ NEDEN KURULDU?

“SİYASET TAKİP MERKEZİ” NEDEN KURULDU?
İlim, irfan, hikmet, sanat ve tefekkür adamları siyasetten çok daha mühim ve kıymetli meselelerle meşguldür. Çünkü ilim ve tefekkür, “yüksek kıymetler” listesindedir, başka bir ifadeyle kıymetler piramidinin zirvesini işgal etmektedir.
Bununla birlikte ilim ve tefekkür, her sahanın kaynağıdır, özellikle de tatbikatın kaynağıdır. Siyaset de buna dahildir. Özellikle siyaset dahildir, zira siyaset hayatın her sahasını doğrudan etkileyen hacimdedir. Kaldı ki “kuvvet” unsurunu elinde ve inhisarında tutmaktadır.
*
Fikir ve ilim adamları, keşif ve imal ettikleri kıymet ve hikmetleri, hayattan ve tatbikattan uzak tutmamalıdır. Hayata tesiri olmayan, tatbikat altyapısı hazırlanmamış, teşkilat ve müessese numuneleri teklif edilmemiş fikir ve ilim, entelektüel gevezelik haline gelir. Müslüman fikir ve ilim adamları; fikir, ilim ve sanatı, batılı entelektüeller gibi nefislerinin tatmin malzemesi haline getiremez. İslam, fikir ile fiilin, nazariyat ile tatbikatın harmanlandığı bir hayat ister.
Siyaset, hem hayatın her sahasını etkileyen genişliği hem de fikri gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan “kuvvet” unsurunu kendi uhdesinde tuttuğu için; fikir ile fiilin, nazariyat ile tatbikatın harmanlanması gereken mühim sahalardan birisidir.
* Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ-TANITIM DOSYASI-

MEDENİYET AKADEMİSİ
-TANITIM DOSYASI-

1-Neşriyat
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Yeni ilimlerin inşası
6-Kitabiyat (Külliyat)

1-NEŞRİYAT
*Fikirteknesi sitesi (www.fikirteknesi.com)
*Medeniyet Akademisi sitesi (www.medeniyetakademisi.org)
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)
Okumaya devam et

Share Button

Medeniyet Akademisi Başkanımızın, CHP yöneticilerini şikayeti ile ilgili “Basın Açıklaması”

BASIN AÇIKLAMASI

*Vatan, millet, devlet unsurlarını ihtiva eden, bunların üçünü birden ve birlikte muhafaza eden “Kıymetler Birliği” şiarımız vardır.
*Devleti; yasama, yürütme, yargı unsurları teşkil eder; bunlar “Kuvvetler Ayrılığı” şiarıyla ifade ve tanzim edilmiştir.
*“Kuvvetler Ayrılığı” şiarı, “Kıymetler Birliği” şiarıyla birlikte tatbik edilmezse, birbirinden bağımsızlaştırılmış olan yasama, yürütme, yargı kuvvetleri, temel kıymetlerimiz olan vatan, millet ve devleti birbirinden ayrıştırır.
*Devletteki üç kuvvet, hem ayrı ayrı hem de işbirliği yaparak “Kıymetler Birliği” şiarını tesis ve muhafaza etmekle vazifelidir. Temel kıymetlerimiz olan vatan, millet ve devletin veya bunlardan herhangi birinin tehlikeye düşmesi ve beka meselesiyle karşılaşması halinde, “Kıymetler Birliği” şiarının muhafazası için tüm millet mensupları ve devlet kuruluşları işbirliği içinde çalışmakla mükelleftir.

*** Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ ÇALIŞMALARI

YENİ İLİMLERİN KURULUŞU

Medeniyet Akademisi kadrolarının külliyatı 200 kitaba ulaştı. Mesele sadece kitap sayısıyla alakalı değil, hem mevzu hem de muhteva itibariyle müstesna çalışmalar yapılıyor. Yeni mevzular keşfediliyor ve her mevzu derinliğine ve genişliğine kuşatıcı bir bakış ve anlayışla tetkik ve telif ediliyor.
Fikri yığınağımızın artması, artık “yeni ilim” dallarının kurulması zamanının geldiğini gösteriyor. Bu sebeple Medeniyet Akademisi kadroları, mevcut fikri yığınağın oluşturduğu muharrik kuvvetle, yeni ilim dalları kurulması için altyapı çalışmalarına başladı.
* Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

1-Neşriyat
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Yeni ilimlerin inşası
6-Kitabiyat (Külliyat)

1-NEŞRİYAT
*Fikirteknesi sitesi (www.fikirteknesi.com)
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

1-Dergi neşriyatı
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Kitabiyat (Külliyat)

1-DERGİ NEŞRİYATI
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)

2-MERKEZLER
*Medeniyet Şehri araştırmaları merkezi
*Stratejik düşünce merkezi
*Adalet Araştırmaları merkezi
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

1-Dergi neşriyatı
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Kitabiyat (Külliyat)

1-DERGİ NEŞRİYATI
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)

2-MERKEZLER
*Medeniyet Şehri araştırmaları merkezi
*Stratejik düşünce merkezi
*Adalet Araştırmaları merkezi
Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET TASAVVURU İÇİN “MEDENİYET AKADEMİSİ”

MEDENİYET TASAVVURU İÇİN “MEDENİYET AKADEMİSİ”

(Terkip ve İnşa dergisi 2. sayı)

İslam medeniyet tasavvuru, ilimlerin tasnifi, terkip ilimlerinin kurulması, inşa faaliyetinin başlatılması gibi her biri devasa birer külliyat (belki her biri için binlerce eser telif edilmesini) iktiza eden meselelerin halli için muhakkak ki bir tefekkür karargahına ihtiyaç var.
Müslüman fikir ve ilim adamlarının birlikte çalışma ahlakını kuşanamadığı, bu sebeple birbirinden bağımsız şekilde fikir ve ilim üretmeye çalıştığı, ortaya çıkan tezatların ise “farklı fikir” muamelesine tabi tutulduğu ve telif edilmesi için hiçbir çaba gösterilmediği bir dağınıklık yaşıyoruz. Tezat ile fikir farklılığının başka meseleler olduğu, tezat mahiyeti taşıyan mevzuların telif edilmesi gerektiği, farklı fikirlerin ise ana yapıyı zedelemeden muhafaza edilmesi lüzumu anlaşılmış değil. Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ

1-Dergi neşriyatı
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Kitabiyat (Külliyat)

1-DERGİ NEŞRİYATI
*Terkip ve İnşa dergisi 21. Sayı yayınlandı
*Karargah Anadolu dergisi Ocak 2017 de yayına başlayacak
*Fikir Kadro Hareket dergisi Ocak 2017 de yayına başlayacak

2-MERKEZLER
*Medeniyet araştırmaları merkezi
*Stratejik düşünce merkezi
*Adalet merkezi

3-PROJELER Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

HAKİ DEMİR

FİHRİST

Takdim 4

ANAYASA FİKRİYATI
Medeniyet telakkisi 8
Devlet tasavvuru 13
Cemiyet anlayışı 19
Şahsiyet terkibi 22
Anayasa fikriyatı 27
İnşa süreci anayasası 33
Nihai anayasa 42
Manevi mesuliyete dair endişeler 45
Tatbik edilebilirlik meselesi 49

ANAYASA TEKLİFİ
Beyanname 53

BİRİNCİ KİTAP-ŞAHSİYET
Tarif, tavsif ve hedef 57
Hakiki şahsiyet 61
Hükmi şahsiyet 66
Hak ve hürriyetler 72
Mükellefiyetler 93
Okumaya devam et

Share Button

“Medeniyet Devleti” Anayasası

Medeniyet Akademisi anayasa teklifini hazırladı ve tartışmaya açtı. Anayasanın tartışmaya açılmış ilk hali, Karargah dergisinin Haziran sayısında ek olarak verilecek ve bu yolla kamuoyuna sunulmuş olacaktır.
Medeniyet Akademisi’nin anayasa teklifi, tabiatı itibariyle “Medeniyet Devleti” anayasasıdır. Çünkü Medeniyet Akademisi’nin devlet tasavvuru, medeniyet devletidir. Medeniyet Akademisi, devleti, “belli bir siyasi sınırları olan halkın iktidar örgütlenmesi” şeklinde anlamaz. Her meseleyi olduğu gibi devleti de muhtevasını esas alarak tarif ve tasavvur eder.
Cumhuriyet dönemi anayasaları, ülkenin ve milletin batıya taşınması için hazırlanmış yabancı metinlerdir. Yeni anayasa tartışmalarının da aslında aynı tertip ve aynı muhteva üzerinde yapılması, halen bir devlet ve medeniyet tasavvurumuz olmadığını göstermektedir. Anayasa meselesinde yeni bir tartışma başlatmanın zamanı gelmiş olmalıdır; “Medeniyet Devleti Anayasası”…

Share Button

Adalet Merkezi Çalışmaları: “Günümüzde Adalet”

GÜNÜMÜZDE ADALET
TAKDİM
Günümüzde ülkemizde ve dünyada “adalet fikriyatı” kalmadı. Adalet, nefsin menfaat talebinin hak kisvesi altında gizlenmiş manevrası veya vasıtası haline geldi.
Modern dünyada adalet, sadece hukuka sıkıştırılmış durumdadır. Adaletin ahlak ve edep kaynağı ve çerçeveleri unutuldu. Unutuldu zira batı bunları bilmez, onun hukuk dediği şekli kaidelerden ibarettir.
Türkiye modernleştiği nispette adaletten uzaklaşmaktadır zira hem “üstün hukuk”tan hem de ahlaktan uzaklaşmaktadır. Kaynağı siyaset olan hukuk, nefsin menfaat çatışmasından başka ne olabilir ki? Önce bir hal muhasebesi yapmak, marazları teşhis etmek ve nihayet adaleti asli mihrakına irca etmek zorundayız.
Aşağıda, “Adalet Merkezi”nin hazırladığı “mevzu haritası”nın, “günümüzde adalet” kısmının teferruatlı halini bulacaksınız. Söylemeye gerek yok ki mevzu haritası üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor.

HAL MUHASEBESİ

*Adaletin kaynağı hukuk
-Adalet sadece hukuka teslim edildi
-Hukuk dışında mesela örf, ahlak, edep adaletin kaynağı olmaktan çıkarıldı
-Ülkedeki hukuk ise Avrupa’dan ithal edildi
-Adalet ile ilgili kadim müktesebatımızdan tek cümlelik bilgiye dayanılmadı
-Adalet, İslam dışı her yerde arandı, sadece İslam’da aranmadı
Okumaya devam et

Share Button

Adalet Merkezi çalışmaları başladı

ADALET MERKEZİ
Adalet yeryüzünden çekildiği birkaç asırdan beri en fazla istismar edilen mefhum oldu. Tarifinin bile unutulduğu adalet, önce bir fikri altyapıya kavuşturulmalıdır. Medeniyet Akademisi bünyesinde kurulan “Adalet Merkezi” çalışmalarına başlamıştır.
Remzi TEMİZKALP başkanlığında oluşturulan heyet, ilk iş olarak “mevzu haritası” hazırlamaktadır. Aşağıda mevzu haritasının özeti hazırlanmış ve yayına verilmiştir. Mevzu haritası üzerindeki çalışmalar devam etmektedir.
Adalet Merkezimizde çalışmak isteyenler, Remzi TEMİZKALP (remzitemizkalp@yandex.com) ile irtibata geçebilirler.

GÜNÜMÜZDE ADALET
*Hal muhasebesi
-Adaletin kaynağı hukuk
-Hukukun kaynağı siyaset
-Siyasetin kaynağı nefsaniyet
Okumaya devam et

Share Button

NELER YAPIYORUZ?

NELER YAPIYORUZ?
Fikirteknesi internet sitesiyle başladığımız yolculuğumuz devam ediyor. Bir müddettir sitede yazı yayınlanması seyrekleşti, bu sebeple neler yaptığımızı derli toplu şekilde açıklama ihtiyacı duyduk.
Yaptığımız çalışmaları şu ana başlıklar altında toplamak mümkün; Medeniyet Akademisi, Dergiler, Yayınevleri, İnternet siteleri ve Telif çalışmaları…
*
Medeniyet Akademisi resmi olarak kuruldu, fiili olarak kuruluş süreci devam ediyor. İki-üç katlı bina arayışı içindeyiz, yerleşik hale gelmek, şubeleri oluşturmak, vazife taksimi yapmak gibi müesseseleşme sürecimiz devam ediyor. Faaliyetlerimizi Medeniyet Akademisi bünyesinde toplamak ve müesseseleşmek için uğraşıyoruz.
Medeniyet Akademisi bünyesinde ilk başlatmak istediğimiz çalışmalar; yirminci yüzyılın Tabakatı, Akl-ı Selim Mektebi, Deha Mektebi, Enderun Mektebi…
Okumaya devam et

Share Button