ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-6-TAKİP MERKEZİ

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-6-TAKİP MERKEZİ
Çatı kuruluşun bünyesinde oluşturulacak takip merkezi, medeniyet şurası, istişare şurası, adalet divanı kararlarının tatbikatını, tatbikatta aksamalar olup olmadığını, aksamalar oluyorsa problemin ne olduğunu takip eder, tetkik eder, rapor hazırlar ve ilgili şuralara sunar.
Takip merkezinin en mühim vazifelerinden birisi, şuraların ve divanın verdiği kararların İslami guruplar ve ayrıca halk nezdinde nasıl karşılandığını, kabul ve riayet yoğunluğunu, tenkit açılarını ve malzemelerini tespit etmektir. Genel merkezde bazı heyetler oluşturup, bunların aldığı kararları uzaya saçar gibi kamuoyuna sunduktan sonra halkın neler düşündüğünü merak etmemek, halktaki makesini dikkate almamak doğru olmaz. Alınan kararların doğruluğu birinci mühim husustur ama bunların doğru anlatılıp anlatılamadığı, halkın doğru anlayıp anlamadığı, arada bir uçurum varsa neden oluştuğu ve nasıl kapatılacağı meseleleri hassasiyet dışı bırakılamaz.
Takip merkezi, işini teftiş anlayışıyla değil, kamuoyu araştırma usulüyle yapmalıdır. Takip merkezinin vazifesi, hesap sormak ve müeyyide tatbik etmek değil, alınan kararların “müşterek anlayış” inşa etmek için hüsn-ü kabul görmesini temin etmek, bunun için problem araştırmaları yapmaktır. Neden kabul görmediğini, hangi hassasiyetlere çarptığını, halktaki anlayış haritalarına aykırılığın hangi noktalarda olduğunu görebilmek ve rapor etmekle mükelleftir. Okumaya devam et

Share Button

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-4-İSTİŞARE HEYETİ (ŞURASI)

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-4-İSTİŞARE HEYETİ (ŞURASI)
İstişare heyeti, guruplar arasındaki nazari ve tatbiki ihtilafların kamuoyuna kapalı şekilde müzakere edileceği, aktüel konularda müşterek karar ve tavırlar almak ihtiyacı hasıl olduğunda meselenin görüşüleceği, Medeniyet Şurasında üretilen müessese fikir ve numunelerinin müşterek karar altına alınacağı merciidir.
İslami guruplar arasındaki ihtilaflar, ihtilafın ilgilileri tarafından İstişare Heyetine getirilebileceği gibi, üçüncü şahıs mahiyetindeki diğer guruplar tarafından da gündeme getirilebilir. İhtilafın tarafları dışındaki bir gurup tarafından gündeme getirilmesi halinde ilgili tarafların rızası alınmadan müzakere ve müşavere açılmaz. Müslüman guruplar, birbirleri aleyhine çalışmamak mesuliyetine sahip olmalıdır, çatı kuruluşun ihdasından önceki dönemlerden tevarüs eden ihtilaflar ve problemler için müzakere ve müşavere yapılabilir. Yeni dönemde İslami gurupların birbiri aleyhine söz söyleme ve eylem gerçekleştirme halinde ise, mesele, ilgili ve ilgisiz taraflar eliyle gündeme getirilmeli, çözülmeden bırakılmamalıdır.
Medeniyet Şurasının üzerinde çalışması gereken ilk mevzuu, İstişare Sünnetidir. Mescid-i Nebevi merkez alınmak üzere, Asr-ı Saadette, Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin icra ve esaslarını vazettiği “İstişare Sünneti” teferruatlı şekilde tetkik edilmeli, bir usul halinde ortaya konulmalı, hukuku, ahlakı ve edebi tespit edilmelidir. Medeniyet Şurası, kitaplaştıracağı bu çalışmayı, bir taraftan “nizamname” haline getirmeli diğer taraftan gerekçelerini izah etmelidir. Bu kitap, İstişare Heyeti azalarına verilmeli ve tüm ülkeye de dağıtılmalıdır. Okumaya devam et

Share Button

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-3-MEDENİYET ŞURASI

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-3-MEDENİYET ŞURASI
Medeniyet Şurası, herhangi bir İslami guruba mensup olsun veya olmasın Müslüman fikir, ilim ve sanat adamlarının tamamına açık olmalıdır. Herhangi bir sahada eseri olan, akademisyen olsun veya olmasın tüm Müslüman fikir adamlarının dahil olabileceği, kendilerini ifade edebilecekleri, yalnız başlarına veya çalışma guruplarıyla veya tüm şura azalarının katılımını sağlayacak müzakereler yoluyla fikri, ilmi ve bedii çalışmalar yapabilecekleri bir havza olmalıdır. Eserler belli bir tertip içinde tasnif edilmeli, yayınlanmalı ve üzerinde tartışılmalıdır.
Bu şura, İslam’ı nasıl anlayacağımız konusundan başlamak üzere, medeniyet çapında anlama ve düşünebilme maharetini geliştirmelidir. En büyük eksikliklerimizden birisi dar kalıplar içinde düşünmek, kendi zihni hapishanelerimize mahpus olmak, İslam’ı hakkıyla anlayabilecek hacimde bir zihni ve akli bünyeye sahip olamamaktır. Özellikle de cemaatleşmeden kaynaklanan ufuk darlığı ciddi bir problem olarak önümüzde duruyor. Dünya çapında ve medeniyet derinliğinde bir anlayış ufkuna ulaşmadan İslam’ı anlama çabaları akim kalıyor ve istikamet dışına savruluyor. Okumaya devam et

Share Button

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-2-TEŞKİLAT YAPISI

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-2-TEŞKİLAT YAPISI
İstanbul veya Ankara’da (tercihen İstanbul’da) kurulacak bir vakıf veya dernek, sadece merkez teşkilatı ile iktifa eder ve şube açmaz. Bu teşkilat, bir federasyon şeklinde de olabilir, gönüllü kuruluşların çatı örgütü şeklinde teşkil edilebilir. Federasyon şeklinde olması tercih edilir ama tatbikatta problem olması mümkündür. Federasyon çatısı altında toplanmak, uzvi (organik) teşkilat yapısına girmek şeklinde anlaşılacağı için gönüllü kuruluşların uzak duracağı öngörülebilir. Yapılacak müzakereler neticesinde federasyon şeklinde kurulması kabul görürse ne ala aksi takdirde sadece merkez teşkilatını oluşturacak bir dernek veya vakıf şeklinde kurulması doğru olur.
Merkez teşkilatı, resmi kurulları dışında şu müesseseleri oluşturur; Medeniyet Şurası, İstişare Şurası, Adalet Divanı, Takip Merkezi…
Medeniyet Şurası, İslam’ı medeniyet çapında anlamak, medeniyet tasavvuru oluşturmak, medeniyet müesseseleri fikri geliştirmek, bunları tatbik edilebilir projelere tahvil etmek, medeniyet inşasını başlatmak gibi temel meseleler üzerinde çalışan fikir, ilim ve sanat insanlarını bir araya toplar. Bu şura, tüm İslami cemaat, tarikat ve gurupların ilim, fikir ve sanat insanlarını bir araya getirir. Her İslami gurup bu şuraya kaç kişiyle katılmak isterse o kadar kadro verebilir. Bu şurada oylama yapılmayacağı, sadece fikir üretileceği için, her gurubun eşit sayıda kişiyle katılması istenmez. Okumaya devam et

Share Button

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-2-MEDENİYET ŞURASI

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-2-MEDENİYET ŞURASI
Türkiye’nin maddi gücü dünyayı etkilemeye, İslam alemini de kurtarmaya kafi değil. İktisadi, askeri, siyasi güç birikimi buna müsait değil ama dünyada şu anda büyük bir fikir hareketini başlatacak tek ülke mevkiinde. Fikrin kıymetini ve kuvvetini bilenler için, böyle bir imkan ve fırsat, nükleer güçten daha büyük bir değerdir. Bu istikamete yönelmek, bu fırsatı kuvvet ve imkan haline getirmek, dünyaya “fikir tohumları” serpmek lazım.
Dünyaya serpilecek “fikir tohumları”, her ne kadar yeşermek için zaman istese, hemen neticelerini ve verimlerini göstermese de, nihayetinde nükleer füzelerden daha tesirlidir. Yirminci asırdaki dev çöküş, dünyayı, ağır bir fikir ve felsefe krizine soktu. Bugün yaşanan kaosun birinci sebebi, dünyada hiçbir fikir hareketinin olmaması, her şeyin günlük itiş kakış içinde yaşanmasıdır. İnsanlar ve halklardaki derin açmaz, görünürdeki iktisadi buhran değil, içine düştükleri krizin izahsızlığı ve yeni bir çıkış yolu (kurtuluş fikri) olmamasıdır. Daha önce de krizler yaşanmıştı, o krizler sistem içi kriz olduğu için, sistemin (kapitalizmin) esasları ve müesseseleriyle çözülmüştü. Bugünkü kriz, sistem krizi, bu sebeple de hem teşhis konulamıyor hem de tedavi geliştirilemiyor. Dört beş yıldır devam eden iktisadi buhran bir türlü çözülemiyor aksine her gün derinleşiyor, artık krizin “sistem krizi” olduğu anlaşıldı. Sistem krizi olduğu anlaşıldığından itibaren tüm ümitler tükendi, dünya zihni ve fikri anlamda müthiş bir boşluğa yuvarlandı. İktisatçıların söyleyeceği bir şey kalmadı, artık dünya yeni bir “fikir hareketi” bekliyor. Bu boşluğu erken gören, felsefi krizi erken teşhis eden ve ciddi bir teklifle ortaya çıkanlar, “geleceğin sahibi” olacaktır. Okumaya devam et

Share Button

İLİMLERİN TASNİFİ-12-MEDENİYET ŞURASI

İLİMLERİN TASNİFİ-12-MEDENİYET ŞURASI
Terkip ilimlerinden icazet alanlara “allame” isminin verilmesi (farklı teklifler tabii ki olabilir) muvafık olur. Diğer ilimlerden (tetkik ve tatbik ilimlerinden) icazet alanlara “alim” sıfatı verilebilir. Allamelerden müteşekkil bir “medeniyet şura” ihdas edilmelidir. Okumaya devam et

Share Button