MEDENİYET AKADEMİSİ VE MÜESSESE FİKRİ

MEDENİYET AKADEMİSİ VE MÜESSESE FİKRİ

(Terkip ve İnşa dergisi 9. sayı)

Medeniyet akademisi mevzuunda ısrarımızın birçok sebebi var, en mühim birkaçından birisi de, teşkilat ve müessese fikridir. Teşkilat ve müessese fikri maalesef, başlık olarak bile gündeme gelmeyen mevzulardandır. Teşkilattan herkes bahseder, zira zarureti müşahhas mahiyet taşır ve birkaç kişi bir araya geldiğinde bir teşkilata ihtiyaç duyar. Teşkilata ihtiyaç duymakla teşkilat fikrine ihtiyaç duymak başka meselelerdir. Herkes bir fikrin tatbikatı, propagandası, yaygınlaştırılması için teşkilata muhtaçtır ama teşkilat fikri nedense gündeme gelmez. Teşkilat ve onun ileriki safhası olan müessese fikri olmadığı, oluşturulamadığı için kurulan teşkilatlar yaşayamaz.
Türkiye, ya fikirsiz hareketlerin kumkumasına savrulmuş ya da saf fikir ile hayat arasında münasebet kuramayanların anlamsız iddialarına kapılmıştır. Fikirsiz hareketlerin keşmekeşinden teşkilat ve müessese fikri de çıkmaz tabii ki ama saf fikir sahiplerinin hayat ile münasebet kurmak için ihtiyaç duydukları teşkilat ve müessesenin “fikrine” malik olmamaları anlaşılır gibi değil. Okumaya devam et

Share Button

İSLAM ŞEHRİ-7-MÜESSESE NİZAMIDIR

İSLAM ŞEHRİ-7-MÜESSESE NİZAMIDIR
Asr-ı Saadetteki “Medine”, nüfus sayısı ve yerleşim büyüklüğü cihetlerinden tek merkezden (Mescid-i Nebevi’den) idare edilebilir haldeydi. Sahabe kadrosu, tüm namazlarını camide kıldıkları için, tek bir ferdin (sahabenin) bile bir meselesi olup olmadığı, iki namaz vakti kadar gizli kalabilirdi, namaz için bir araya gelindiğinde meseleler görüşüldüğü gibi, namaza gelmeyen sahabenin zaten bir meselesinin olduğu anlaşılırdı. Asr-ı Saadet Medine’sindeki teşkilatlılık halinin kesafeti, ayrıca müesseseye ihtiyaç duyulmayacak seviyedeydi. Ne var ki günümüzün Medineleri, nüfus sayısı ve yerleşim büyüklüğü bakımından, Asr-ı Saadetteki “teşkilatlılık kesafetine” ulaşma imkanına sahip değil. Öyleyse yeni bir durumla karşı karşıyayız.
Şehirleri mahalle ve mıntıka olarak teşkilatlamak ve teşkilatlılık halinin kesafetini artırmak tabii ki mümkün. Fakat bu imkan bile Asr-ı Saadet Medine’sinin teşkilatlılık halinin kesafetine ulaşmayı mümkün kılmaz. Kaldı ki Asr-ı Saadetin cemiyet kadrosunu teşkil eden sahabe heyetinin iman ve hassasiyet derecesi o kadar yüksektir ki, aynı teşkilatlılık haline ulaşmak imkan dahilinde değildir. Bu ve benzeri başka sebeplerle müesseseye olan ihtiyacımız açık ve yüksektir.
* Okumaya devam et

Share Button