Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize

Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize

Sene iki bin dokuz, soğuk mart ayının yirmi beşiydi. Gökte ecel dolaşıyordu. Ölüm gelip konmuştu karlı dağların yamaçlarına. Bir sızı bir sızı alperenlerin yüreğinde. Bir hüzün bir hüzün alperenlerin dilinde:

Şol karlı dağlarda Muhsin Beğ’imiz kaldı / Yüreğimiz kaldı / El vurup yâramızı inciten dağlardan haber gelmedi / Çıkalım dağlara dağlara!

Alperenler gözü yaşlı düştüler dağlara. Yandılar kavruldular karlı dağların soğuğunda. Ateşe kesildiler, ateşlerinden dağlar ürktü. Gözyaşları sel oldu, gözyaşlarından dağlar eridi. Yüreklerinden sayha kopuyor, dillerinden dua:

Ne yamandır şu karlı dağlar hiç aman vermiyor / Yıkılası dağlar, verin Muhsin Beğ’imizi!

Geceler gündüzlere, gündüzler gecelere hüzünle bağlandı. Alperenlerin feryadı göklere erişti. Dağlarda her yer hüzün, her yer Muhsin Beğ’imizdi. Dağlar ses vermeyince yüreklerinde figan koptu:
Okumaya devam et

Share Button

Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize

Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize

Soğuk mart ayının sonlarıydı. Gökte ecel dolaşıyordu. Ölüm gelip konmuş karlı dağların yamaçlarına.

Bir sızı bir sızı alperenlerin yüreğinde. Bir hüzün bir hüzün alperenlerin dilinde: Şol karlı dağlarda Muhsin Beğ’imiz kaldı / Kırmızı Gül kaldı, yüreklerimiz kaldı / Karlı dağ başında ölüm gelmiş beğ’imize / El vurup yâramızı inciten dağlardan haber gelmedi / Çıkalım dağlara dağlara!

Gözü yaşlı düştüler dağlara. Yandılar kavruldular karlı dağların soğuğunda. Ateşe kesildiler, ateşlerinden dağlar korktu. Gözyaşları sel oldu, gözyaşlarından dağlar ürktü. Dillerinde dualar, dillerinde feryatlar: Ne yamandır şu karlı dağlar hiç aman vermiyor / Yıkılası dağlar, verin beğ’imizi!
Okumaya devam et

Share Button

ALPEREN OCAKLARININ AÇIKLAMASI

Alperen Ocakları genel başkanının, cumhurbaşkanlığı ve başka meselelerle ilgili açıklamasını, muhtevasındaki harikuladelik ve maksadındaki samimi berraklık sebebiyle sitemizde yayınlıyoruz. İşte o açıklama;

***

Alperen Ocakları Genel Başkanı Serkan Tüzün, BBP’nin Ekmeleddin İhsanoğlu’na destek açıklamasının, “asla bir araya gelemeyecek” CHP ve BBP isimlerini bir araya getirdiğini belirterek, “Bu da BBP kurucusu Muhsin Yazıcıoğlu eliyle oluşturulmuş Büyük Birlik ruhunu bağrından hançerlemiştir. Tüm Alperenler bilmelidirler ki bu konuda Alperen Ocakları ile yapılmış herhangi bir istişare yoktur. Bizimle istişare yapılmamasından da öte itibarlı itibarsız birçok vagoncuk eklenmek suretiyle CHP lokomotifi peşine takılan bir güruh arasına BBP adının yazılması, 21 yıllık temiz mazisiyle Büyük Birlik Partisine yapılabilecek en büyük kötülüktür” dedi.
Okumaya devam et

Share Button

MUHSİN BEĞ’İMİZDEN HÜZÜN VAR BİZDE

Muhsin Beğ’imizden Hüzün Var Bizde
(Siyasetin alpereni, recüliyet ve karakter sahibi merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefat yıldönümü sebebiyle, daha önce neşredilen bu yazıyı bir daha paylaşmak istedik)

Zaman, soğuk mart ayının sonlarıydı. Gökte hakikat-ı ecel dolaşıyordu. Ölüm gelip konmuş karlı dağların yamaçlarına, emr-i Hakkın bildiricisi olarak bekliyordu.

Şol karlı dağlarda Muhsin Beğ’imiz kaldı, Kırmızı Gül kaldı, yüreklerimiz kaldı. Karlı dağ başında ölüm gelmiş beğ’imize / El vurup yâramızı inciten dağlardan haber gelmez. Çıkalım dağlara dağlara oy!

Geceler gündüzlere, gündüzler gecelere hüzünle bağlandı. Karlı dağları hüzün kapladı. Alperenlerin feryadı göklere erişti. Gözü yaşlı düştüler dağlara. Karlar üstünde gözyaşları vardı. Yıkılası dağlar, verin beğ’imizi.

Bir sancı bir sancı alperenlerin yüreğinde. Bir sızı bir sızı alperenlerin dilinde. Yandılar kavruldular keskin dağların soğuğunda. Ateşe kesildiler, ateşlerinden karlı dağlar korktu. Bütün acılarını yaydılar. Acılarından karlı dağlar ürktü. Dillerinde dualar, dillerinde feryatlar. Karlı dağlara dil döktüler. Verin beğ’imizi amansız dağlar diye inlediler. Okumaya devam et

Share Button

BÜYÜK REİS BÜYÜK SUİKAST

BÜYÜK REİS BÜYÜK SUİKAST
Merhum şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun bende bıraktığı en derin ve en bariz intibaı, yiğitliği ve samimiyetidir. Şahadetinden önce kendisini sevdiğimi bilirdim, şahadetinde ne kadar çok sevdiğimi anladım. Kendi kendime, “hayatında bu kadar büyük bir yer işgal etmemişti, nasıl oluyor da bu kadar sevmişsin” diye sorup sevgimin sebebini, ruh labirentlerimde aradığımda, yukarıdaki hususlara ulaştım. Yiğitlik ve samimiyet… Şöyle bir hayata, Türkiye’ye ve dünyaya baktım da, en fazla eksik olan ve en fazla ihtiyaç duyduğumuz mizaç ve iman hususiyeti, yiğitlik ve samimiyet. Bu hususiyetlerinden dolayıdır ki tarifsiz bir sevgiyi içimde yeşertmişim.
Sevmek, mesuliyettir.
Öyleyse şahadetinin takipçisi olmak gerek. Katillerini, mezara kadar takip etmek şart… Eğer bu dünyada yakaları elimize geçmezse, mahşerde davacı olmak lazım.
Helikopter düşmedi, bir şekilde düşürüldü. Gazetenin bu sayısında okuyacağınız mülakatta görüleceği üzere, hadisenin kaza olduğuna inanmak için dünyanın ne ahmak insanı olmak gerekir. Hem de öyle bir suikast ki, “kesin neticeli” bir operasyon ile gerçekleştirilen bir suikast… O kadar çok hadisenin silsile halinde birbirini takip etmesi, bir plan çerçevesinde gerçekleştirildiğini göstermeye kafi. Diğer taraftan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporundaki tespitler de aynı istikamette. Yani dedikodulardan bahsetmiyoruz, suikast derken… Artık anladık ki, hadise büyük bir operasyon, büyük bir suikasttır.
Anlamak mesuliyettir.
Suikast olduğunu anladığımıza göre, ucu nereye çıkarsa çıksın, kime dokunursa dokunsun, bu işin peşini bırakmamak gerekiyor. Muhsin YAZICIOĞLU’NUN şehit edilmesinin görünür sebepleri ne olursa olsun, görünmeyen (belki de görünen) sebeplerin sebebi, Müslüman olmasıdır. Bunu anlamış olmak, Müslümanlar üzerine bir mesuliyet yükler.
Dosyayı hukukçu gözüyle tetkik etmek ayrıca ıstırap verici. Soruşturmanın idari ayağı birçok noktada inkıta uğratılmış, deliller imha veya kaybedilmiş, birçok talep görmezden gelinmiş veya kasıtlı olarak yerine getirilmemiş. Bir hukukçu olarak ciğerim yanıyor dosyaya bakınca…
Meslek mesuliyettir.
Bu tür hava kazalarında soruşturma yetkisi ulaştırma bakanlığına verilmiş durumda. Savcılık makamı, doğrudan hadiseyi soruşturamıyor. Dolayısıyla kaza kırım ekibi ve kaza soruşturma kurulu, ulaştırma bakanlığı tarafından kendi bünyesinde teşkil ediliyor. Buraya kadar savcılık makamı konuya müdahil bile olamıyor. Ulaştırma bakanlığı gerekli işlemleri yaptıktan sonra (aslında yapmadıktan veya eksik yaptıktan veya deliller heba ettikten sonra) sıra savcılık makamına geliyor.
Ulaştırma bakanlığı bünyesinde teşkil edilen kurul ve ekiplerin neler yaptığı ve neler yapmadığı hususları, Kemal Yavuz ile yaptığımız mülakatta görülecektir. Kısaca ifade etmek gerekirse, tam bir vahamet… Bir avukat olarak tüm bunlara bakınca, çıldırmamak mümkün değil.
*
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye’nin namusudur. Ülke namusunu kaybetti. Kendimi kirlenmiş hissediyorum. Ülkenin ve milletin kirlendiğini görüyorum. Devletin iki yüz yıldır kirli olduğunu zaten biliyorum. Bu duygu ve bu bilgi ile yaşanmaz. Ülkenin, milletin ve devletin ayıkması, arınması ve ayıklanması gerek. Özellikle devletin kendini mutlaka temizlemesi şart…
Ülkenin ve milletin tekrar iffetine kavuşması ve devletin de son iki yüzyıldır artık iliklerine kadar nüfuz etmiş kiri temizlemesi için, suikastı gerçekleştiren failleri tespit ve derdest etmesi lazım. Son üç-beş yıldır arınma sürecine giren devlet, bu fırsatı kaçırmamalıdır. Suikastı gerçekleştiren terör örgütünü ve tetikçilerini bulmak, milletin işi değil elbet. Salahiyet ve imkan cihetiyle failleri bulmak devletin işi. Lakin millet, devletin bu işi savsaklamaması, ihmal etmemesi ve özellikle de faillerin yakalanmasına mani olmaması için ne gerekiyorsa yapmalıdır. İhtiyaç duyulursa milyonluk nümayişler yapmak dahil her ne yapılacaksa, mutlaka yapılmalıdır. Yapılmaması gereken tek şey, yetkili mercileri kendi hallerine bırakmak… Yetkililer bilmeli ki, millet bu işin peşindedir, millet namusunun peşindedir. Bu milletin namus için neler yaptığını da hiç unutmadan…
*
Suikastın büyüklüğü karşısında insanın kanı donuyor. O kadar büyük çaplı bir operasyon ki, içinde sayısız silahlı ve silahsız bürokrat var. Suikast planının çapına bakınca insan, Merhum Muhsin YAZICIOĞLU’NUN büyüklüğünü görüyor.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Share Button

SUİKAST-KAZA GÜNLÜĞÜ (03 NİSAN 2009)

AÇIKLAMA

 

            Günlükteki düzen şöyle; haberin başlığı, haberin özeti ve haberin internet linki… Haberin özetine okuyan kişiler, haberin tamamını okumak istediklerinde linki kopyalayıp adres çubuğuna yapıştırarak haberin orjinaline ulaşacaklardır. Böylece hem kaynak belirtme lüzumu kalmıyor ve hem de burada haberin tamamını yayınlama lüzumu…

 

***

 

Muhsin Yazıcıoğlu öldürüldü mü? İşte cevabı aranan 15 soru

 

Helikopter Faciasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu''nun kazaya mı kurban gititği yoksa suikasta mı uğradığı sorusu bir kuşku olarak duruyor. Görünen o ki aşağıdaki soruların cevapları bulunmadığı sürece bu şüphe hep devam edecek…

 

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=833344&title=muhsin-yazicioglu-olduruldu-mu-iste-cevabi-aranan-15-soru

 

***

 

"Vali Bilici'ye 'Yazıcıoğlu yaşıyor' bilgisini askerler verdi" iddiası

 

BBP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, kazadan sonra Muhsin Yazıcıoğlu'nun Kayseri'ye getirildiği yönünde Vali Mevlüt Bilici'ye yanıltıcı bilgi verildiğini ileri sürdü.

 

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=833522&title=

 

***

 

'Yazıcıoğlu'nun telefonundan 112 aranmış'

 

Kahramanmaraş'ın Göksun İlçesi'nde Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından her geçen gün yeni detaylar ortaya çıkıyor, iddialar ve şüpheler de artıyor.

 

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=833448&title=yazicioglunun-telefonundan-112-aranmis

 

***

 

Kaza anında havada başka helikopter vardı

M.Nuri ŞİRİN / KAHRAMANMARAŞ

 

BBP MKYK üyesi ve partinin avukatı Kemal Yavuz, bir görgü tanığının, kazanın olduğu sırada havada ikinci bir helikopter gördüğünü ve güçlü bir manyetik dalganın helikopteri etkisiz hale getirebileceğini söyledi

 

http://w9.gazetevatan.com/BBPden_bir_iddia_daha_/231341/1/Manset

 

***

 

Yazıcıoğlu'nun telefonundan da 112 aranmış  

 

Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği Kahramanmaraş’ın Göksun İlçesi’ndeki helikopter kazasıyla ilgili her geçen gün yeni detaylar ortaya çıkıyor. Kazadan sonra İHA muhabiri İsmail Güneş'in 112 Hızır Acil ile kendi telefonundan yaptığı konuşma kaydı basına yansımıştı. Bu konuşmadan sonra Büyük Birlik Partisi(BBP) lideri Muhsin yazıcıoğlu'nun cep telefonundan da 112'nin arandığı anlaşıldı. İHA muhabirinin yeni bir ses kaydı ortaya çıktı. 

 

http://www.stargazete.com/guncel/haber-yazicioglunun-telefonundan-da-112-aranmis-179552.htm

 

***

 

Yazıcıoğlu Ergenekon'da 'gizli tanık'tı öldürüldü iddiası  

 

Büyük Birlik Partisi(BBP) Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili olarak suikast iddiaları gündeme geldi. Dün BBP yönetimi İçişleri Bakanlığı'na başvurarak, enkazın kaldırılmamasını ve korunmasını istedi. Parti yönetimi, enkazda inceleme için yurtdışından 2 uzman heyet getiriyor. Olayın üzerindeki kalın sis perdesi hala yoğunluğunu korurken bu kez de Yazıcıoğlu'nun Ergenekon Savcısı'na belge verdiği ve ve davanın "gizli tanığı" olduğu için suikaste kurban gittiği iddia edildi.

 

http://www.stargazete.com/guncel/yazicioglu-ergenekonda-gizli-tanikti-olduruldu-iddiasi-179512.htm

 

***

 

Yazıcıoğlu Ergenekon'da 'gizli tanık'tı öldürüldü iddiası  

 

Büyük Birlik Partisi(BBP) Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili olarak suikast iddiaları gündeme geldi. Dün BBP yönetimi İçişleri Bakanlığı'na başvurarak, enkazın kaldırılmamasını ve korunmasını istedi. Parti yönetimi, enkazda inceleme için yurtdışından 2 uzman heyet getiriyor. Olayın üzerindeki kalın sis perdesi hala yoğunluğunu korurken bu kez de Yazıcıoğlu'nun Ergenekon Savcısı'na belge verdiği ve ve davanın "gizli tanığı" olduğu için suikaste kurban gittiği iddia edildi.

 

http://www.stargazete.com/guncel/yazicioglu-ergenekonda-gizli-tanikti-olduruldu-iddiasi-179512.htm

 

***

 

Muhsin Yazıcıooğlu suikast kurbanı mı?

Türkiye'nin  gündemine damga vuran kaza geçtiğimiz hafta çarşamba günü meydana geldi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu geçtiğimiz hafta Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde yaptığı miting sonrası Yozgat’a gitmek için helikoptere bindi. Beraberinde 5 kişi daha vardı. Ancak helikopter Döngel Köyü yakınlarındaki dağlık bölgede düştü. Kriz masaları oluşturuldu, başta başbakan Erdoğan olmak üzere bakanlar bölgeye hareket etti. Saatler geçiyor, helikopter bulunamıyordu. Enkaza ancak 47 saat sonra ulaşılabildi. Kurtulan yoktu. Acı haber yürekleri dağladı. Enkaza ‘ulaşamama’ ve ‘kurtaramama’ çalışmaları tartışma yarattı. Helikopterdeki İHA muhabiri İsmail Güneş’in ise kazadan 5 gün sonra bulunabilmesi bardağı taşıran son damla oldu. Yazıcıoğlu’na da mezar olan kazayla ilgili birçok iddia gündeme geldi; kafalarda soru işaretleri doğdu. 

http://www.stargazete.com/politika/muhsin-yaziciooglu-suikast-kurbani-mi-179292.htm

 

***

 

Düşen helikopterin patronuna bakımsız uçak cezası kesilmiş  

 

Muhsin Yazıcıoğlu’nun da aralarında olduğu 6 kişiye mezar olan helikopterin sahibinin ceza dosyası kabarık çıktı. Havacılık sektöründe Pegasus, İzair ve Medair markalarıyla faaliyet gösteren Esas Holding’in şirketlerine geçen yıl bakımsız uçak, uçuş güvenliğini tehlikeye atma, eksik ekipman ve evraktan rekor düzeyde para cezası verilmiş .

 

http://www.stargazete.com/ekonomi/dusen-helikopterin-sicili-kabarik-cikti-179174.htm

 

***

 

Füzeyle kırılmayan ELT bu kazada nasıl kırıldı!  

 

Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği Esas Holding helikopterinin acil yer bulma cihazının (ELT) anteni kırık çıktı. Uzmanlara göre savaşta bile sağlam kalan ELT anteni üç nedenden dolayı kırılmış olabilir: Ucuz ve standart dışı cihaz kullanımı, bakımının zamanında yapılmaması veya yanlış yere monte edilmiş olması.

 

http://www.stargazete.com/guncel/fuzeyle-kirilmayan-elt-bu-kazada-nasil-kirildi-179437.htm

 

***

Yazıcıoğlu atlattığı şüpheli kazaları böyle anlatmıştı

 

Türk siyaseti şüpheli kazalara alışık. Geçen hafta vefat eden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da 2007-2008 arasında benzer trafik kazaları atlattı ve hepsinden sağ kurtuldu. Peki, kamuoyundaki tereddütlere merhumun bakışı nasıldı? Yazıcıoğlu, kazalar hakkında düşündüklerini Aksiyon dergisine verdiği röportajda anlatmıştı. İşte o röportaj….

 

http://www.stargazete.com/politika/yazicioglu-atlattigi-supheli-kazalari-boyle-anlatmisti-video-179357.htm

 

***

 

Sicil bozuk, kazaya kim inanır?

 

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun Kocatepe Camii’ndeki cenaze törenindeydik. İnanılmaz bir kalabalık, gözyaşları ve dualarla Muhsin başkanı son yolculuğuna uğurluyordu.

Tanıyıp yanımıza gelen Alperenler, hıçkırıklarla yardım istediler: ‘Ergenekon’un üzerine gittiğin gibi bu olayın da üzerine git, peşini bırakma.’ Kiminle konuştuysak, ağız birliği etmişcesine ‘kaza değil suikast’ dedi.

 

http://www.stargazete.com/gazete/yazar/samil-tayyar/sicil-bozuk-kazaya-kim-inanir-179455.htm

 

***

 

Yazıcıoğlu'nun telefonundan 112 aranmış

Kahramanmaraş’ın Göksun İlçesi’nde Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından her geçen gün yeni detaylar ortaya çıkıyor.Kaza günü Yazıcıoğlu'nun telefonundan 112'nin arandığı anlaşıldı. Ayrıca İHA muhabiri Güneş'in yeni bir diyaloğu ortaya çıktı.

 

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11357733.asp?top=1

 

***

 

Topçu: Asıl sır kayıp kamerada

 BBP'li Yalçın Topçu, bilgi kirliliğinin kaynağı olarak A.A'nın Kayseri Valisi'ne dayandırdığı haberi gösterdi, "Asıl sır muhabirin kayıp kamerasında" dedi..

http://www.sabah.com.tr/haber,D783D075AA644F499911CA9DC3CA3272.html

 

***

 BBP kaza için seferber 

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasıyla ilgili kamuoyunda kuşkular oluşması
üzerine parti yönetimi, enkazın incelenmesi için ABD ve Almanya’dan uzman ekip çağırdı

 

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=14632

 

***

 

Yazıcıoğlu, ölümle tehdit edilmiş

 

Post modern darbe olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecinde "Millete karşı çevrilen namluya selam durmam" diyen Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun o dönem ölüm tehdidi aldığı ortaya çıktı. Meclis odasında kendisini ölümle tehdit eden milletvekiline Yazıcıoğlu, "Seni kim gönderdiyse söyle ona, Muhsin Yazıcıoğlu iki kilometreyi beklemez. Adamın yanına gelir ve kafasına sıkar." demiş.

 

http://yenisafak.com.tr/Politika/?t=03.04.2009&c=2&i=178829

 

***

 

ELT sinyal vermedi

BBP Lideri Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasını soruşturan kaza kırım ekibinin ön raporunda, nokta tespiti yapmak için sinyal vermesi gereken 'Acil Yer Bulma Verici Sistemi'nin (ELT) çalışmadığı belirtildi

http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=03.04.2009&c=1&i=178588

Share Button

ÇAĞRI-DUYURU

SUİKAST-KAZA GÜNLÜĞÜNE BAŞLIYORUZ

 

Bugünden itibaren MUHSİN YAZICIOĞLU’nun geçirmiş olduğu kaza ile ilgili GÜNLÜK HABER TAKİPLERİNİ yapacağımız bir günlüğe başlıyoruz.

            Yapmak istediğimiz şey, parça bilgiler arasında toplamı görme imkanına ulaşılamadığı için sıhhatli değerlendirmeler yapma imkanı bulamayan insanların ve kamuoyunun önüne bilgileri toplu olarak sunmak. Hergün medyayı mümkün olduğu kadar takip edip, konu ile ilgili tüm bilgileri yayınlamak. Haftalık olarak yayınlanmış bilgileri dosyalamak ve değerlendirmek… Aylık olarak kompozisyonlar oluşturmak…

            Bir müddet sonra görülecektir ki, fevkalade bir kaynak oluşmuştur. Bu kaynaklar, hadisenin sıcaklığı geçtikten sonra değerlendirildiğinde suikast mi yoksa kaza mı olduğuna dair kanaat oluşturma imkanını oluşturacaktır.

 

            Arkadaşlara çağrı…

            Her arkadaş, sitede yayınlanan suikast-kaza günlüklerini okuyarak, kendi gördüğü eksiklikleri eklemeye çalışsınlar. Yayınlananları okusunlar ki, tekrara düşmeyelim. Tekrara düşüldüğünde ortaya çıkacak bilgi yığını sıhhatli değerlendirmeye mani olmaya başlayacaktır.

Share Button

YİĞİDİN ÖLÜMÜ AĞIR OLUR

            Allah’ım, bilirim ki sen yiğit kullarını bir başka seversin. Senin has sevginden olmalı, dünyanın her ikliminde her kültüründe yiğit insanlar başka sevilir. Garip, anlaşılmaz, açıklanmaz hatta çok zaman fark edilmez bir sevgidir, “yiğit sevgisi”… İnsan, yiğidi sevdiğini bile fark etmiyor. Yiğide karşı meyil, sanki farklı bir mahiyet taşıyor. Nasıl dense ifade edilmiş olur bilmiyorum ama helikopter kazasını duyduğumdan beri, ruh labirentlerimde bir anda meydana gelen patlama, ne kadar sevdiğimi gösterdi. Oysa daha önce “Reis” ile ilgili duygularımı soranlar olsaydı, “sevgi” ile açıklayacağımı zannetmiyorum. Ne var ki, o kadar büyük bir sevgi varmış içimde ki, taşıyamıyorum, dayanamıyorum, sabredemiyorum. Ah reis, ağır olurmuş yiğidin ölümü… Bunu bilmiyordum.

            Ölüm karşısında ağlamak bize yakışır mı hiç… Ama kimin umurunda yakışıp yakışmadığı… Ah reis, dayanamıyorum… Yiğidin ölümü çok ama çok ağır olurmuş… Sanma senin arkandan ağlıyorum. Kendime ağlıyorum ben… Ta uzaklarda da olsa yiğit, nasıl bir yer işgal edermiş insanın kalbinde? Ruhum acıyor reis… Hani seninle hiçbir işimiz yoktu ya, hiçbir menfaatimiz… Ondan mıdır reis, kalbi bir sevgiden başka bir şey yokmuş iç dünyamda. Bundandır herhalde reis ruhumun acıması.

 

            Yiğide ölüm cephede yakışır. Dayanamıyorum reis, bir kazada vuslatın vaki olmasına… Halid bin Velid gelir aklıma bu durumlarda. O da zor ölümlerden biriydi. Hani sayısız savaşa girmiş, hani elinde sayısız kılıç parçalanmış, hani kendinden kat kat büyük orduların içine dalmış, hani hiç kaçmamıştı da, vuslat anı yatakta gelmişti ya… Hani dayanamamış o duruma da “beni ayağa kaldırın, hiç değilse ayakta karşılayayım ölümü” demişti. Ayağa kaldırmışlar ve kılıcına dayanarak ayakta karşılamıştı, Azrail aleyhisselamı… Ayağa kalkacak halin var mıydı, kimse bilemedi ki? Ama ben biliyorum, bedenin kalkamadıysa bile ruhun kalkmıştır ayağa ve ayakta karşılamışsındır. Meleklerin büyüklerindendir ya Azrail aleyhisselam, ayakta karşılamak lazımdır, hürmeten. Yiğitler, Azrail’in karşısına da dimdik çıkarlar ya reis… Hani ona karşı çıkmak, isyan etmek için değil, Allah’ın takdirini kıyamda karşılamak, hazırolda karşılamak, hürmetle karşılamak, itaatle karşılamak için… Bu adet acizlerin adedi değildir ya reis, yiğitlerin adedidir. Allah’ın takdiri, ayakta, dimdik, hürmetle, elpençe divanla karşılanır ya reis.

 

            Ah reis… Ne desem dinmiyor içimdeki yangın. Çok ağırmış yiğidin ölümü. Şeyh Ahmet Yasin şehit edildiğinde kalbimden vurulmuştum ama o başkaydı. Yiğide cephede vurulmak yakışıyor reis. Ama ya kaza… Allah’ım, sen her şeyin sahibisin… Sonsuz kudret sahibisin… Ne yaparsan güzel yaparsın. Ama böylesine dayanamıyorum. Yiğide cephede vurulmak yakışıyor, kazada ölmek yakışmıyor. Allah’ım sana isyan etmek ne mümkün ama dayanamıyorum. Ruhum sanki bir mengenede, sıkıldıkça sıkılıyor. Gözün ağlaması, ruhun acısını dindirmiyor.

 

            Ama yiğit her nasıl ölürse ölsün şehit değil midir? Şehadet zaten bir yiğitlik değil midir? Ancak yiğitler şehit olur değil mi? Korkakların şehit olduğu vaki midir hiç? Ve “nasıl yaşarsanız öyle ölmez misiniz?” Madem böyle, yiğitçe yaşayanlar, cephede vurulmasalar bile şehit olmaz mı? Şehit olmanın ön şartı yiğitlikse, yiğitliğin son şartı şehit olmak değil midir Allah’ım? Şehit yapmayacağın kulunu yiğit yapar mısın sen? Yiğit kıldığın kulunu heba eder misin Allah’ım? Sonsuz merhamet sahibi, sonsuz kudret sahibi olan Allah’ım, yiğit kıldığın kullarını heba eder misin?

 

            Mahşerde şehadetine şahitlik edeceğim reis. Diyeceğim ki, yiğitlikle şehitlik birbirinden ayrılmaz. Ben dünyada reisin yiğit olduğuna şahidim, öyleyse kim onun şehit olmadığını söyleyebilir ki? Ve eminim ki, şahitliği muteber olan hiç kimse aleyhine şahitlik yapmayacaktır. Allah, mümin kullarının şahitliğine itibar eder reis. Benim şahitliğim muteber midir bilmem ama ben şahitlik edeceğim. Biliyorum ki, şahitliği muteber olanlar da şahitlik edecekler.

            Allah’ım, yiğit kulunu, HABİBİNE YOLDAŞ ET, KOMŞU ET.

Share Button

GÜNLÜK (26 MART 2009)

MUHSİN YAZICIOĞLU VE ÜLKENİN BECERİKSİZLİĞİ

 

Dünyanın, uzaydaki koordinat tespitini kısa sürede yaptığı bir çağda, bu ülke kendi coğrafyasının ortasındaki bir noktayı tespit etmekten aciz…

GPRS veya ELT cihazlarının hava ve deniz araçlarında bulunduğu ve gönderdiği sinyalden yerinin tespit edilebildiği bir teknoloji seviyesinde yaşanmasına rağmen, yer tespiti yapılamaması veya helikopterde bu cihazların bulunmadığı veya çalışmadığı iddiası da çok komik.

Bu cihazların bulunmaması veya çalışmaması halinde bile, cep telefonlarının bulunduğu ve aynı GPRS ve ELT görevi gördüğü, bunların sinyalleriyle yer tespitinin yapılabileceği apaçık ortadayken, otuz saattir kaza mahallinin koordinatlarının tespit edilememesi anlaşılır gibi değil.

Tüm teknolojik beceriksizlikleri kabul etsek bile, helikopterin kalktığı nokta, hareket istikameti ve güzergahı belli, kazadan hemen sonra (en fazla on-onbeş dakika sonra) İHA muhabirinin cep telefonundan 112 yi aramasıyla kaza saati de sabit olduğuna göre; el yordamıyla ve biraz matematik biraz coğrafya bilgisiyle kaza mahallinin tespit edilebilmesi kabilken, bu ne beceriksizlik Allahım?

Bu ihtimallere rağmen netice alınamamış olması, en büyük beceriksizlik, en büyük gaflet, en büyük kasıt değilse nedir? Evet… Nedir, var mı bir açıklaması olan?

Bu tür durumlarda en donanımlı ve eğitimli olması gereken ordu, ne yapıyor? Darbe planlamaktan ve siyasete burnunu sokmaktan başka işlere özellikle de kendi asli işine (askerlik mesleğine) zaman mı ayıramıyor? Hükümet, yedi yıllık iktidar döneminde bu tür durumlarda hala hızlı ve maharetli kurtarma ekipleri organize etmeyi akıl edemedi mi? Marmara depremi gibi bir felaketi yaşamış olan bu ülke, nasıl oluyor da bu tür hadiselerde çevik ve mahir ekipleri ve donanımı temin edemiyor? Nasıl bir iş bu böyle?

 

*

 

İnsanların “komplo teorileri”ne inanmalarını eleştirenler, bu ülkenin sürekli komplo teorilerini besleyen bir hayata sahip olduğunu görmüyorlar mı? İnsan bu ülkede paranoyak olur. Hem de çok kısa sürede paranoyak olur. Gel de buna kaza de… Kim bunun suikast olmadığını söyleyebilir? Suikast mıdır, bilmiyorum. Fakat suikast değil de sadece beceriksizlikse, suikasttan daha az vahim bir durumla karşı karşıya değiliz ki. Suikast kadar vahim bir beceriksizliktir sergilenen…

Muhsin YAZICIOĞLU, (Allah uzun ömür versin) suikast değil de ihmalden dolayı bu hadisede vefat ederse, vaka daha mı az vahimdir?

 

*

 

Allahım, yiğit kulunu Hafız isminle muhafaza et.

Share Button

MUHSİN YAZICIOĞLU İÇİN DUA EDELİM

Dün (25.03.2009) da K.Maraş'ın Çağlayancerit ilçesindeki mitinginden sonra helikopterle şehrimizden ayrılmak için havalanan Muhsin YAZICIOĞLU'NUN HELİKOPTERİ saat 15.30 civarında düşmüştür. Helikopterin düştüğü nokta hala (bu sabah saat 09.00 a kadar) bulunamamış ve helikopterdekilerden haber alınamamıştır.

Helikopterin düştüğü yer, tahminen BERİT DAĞININ BİR NOKTASIDIR. Soğuk bir bölge olması ve 17 saattir ulaşılamamış olması, tereddütler ve şüpheler doğuruyor. Parti il teşkilatında aldığımız haberlere göre ordu birlikleri, arama yapmamakta yani gerekli itinayı göstermemektedir.

 Bir an önce bulunması ve bulunana kadar dayanması için ALLAH a dua edelim. Allah'ım yiğit başkanı muhafaza et.

Share Button