Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”

“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”

Üstad Necip Fâzıl’ın başlık yaptığımız muhteşem sözünün, İslâm’la meczolmuş Türk’ü anlatan en doğru tariflerden biri olduğu tartışılmaz bir hakikat.
Türk mefhumunu asliyetinden uzaklaştırarak Batılı “nation” yamalarla yozlaştıran oryantalist kafalı Kemalist Cumhuriyet aydınlarına ve şamanlıkta Türklük arayanlara beş kelimeyle ciltler dolusu kitapların yapamadığı fikrî bir sarahatle “Türk Müslüman olduktan sonra Türk’tür” diyerek cevap veren ilk mütefekkirdir üstad.

“TÜRK, MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA TÜRK’TÜR”
Okumaya devam et

Share Button

Âkif, İslâmlaşmış Türk’ü; Gökalp, Laikleşmiş Türk’ü Savunuyor

Âkif, İslâmlaşmış Türk’ü; Gökalp, Laikleşmiş Türk’ü Savunuyor

Mehmed Âkif, Türkçülüğü savunmaz, İslâm milletinin şartlarını siyasî ve medenî muhtevasıyla taşımak, yaşatmak ve temsil etmek kabiliyetinde olan İslâmlaşmış Türk milletini savunur. Âsım şiirlerinde, İslâm’sız bir “Turan ili hayâli”nin, Türk-Moğol tarih düşüncelerinin ve Müslüman Türk düşmanı Cengiz Han’ın fenâlıklarını anlatır.

Onun inandığı Türk, Devlet-i Âliye’yi kurandı, Osmanlı vatanını İslâmlaştırandı, İslâm’ın hâdimi “Nesli Mücahid” di. Fatih’ler, Osman’lar, Orhan’lar ve Sultan Selimlerdi.

Bozgun yıllarında İslâm milletleri içinde Türk’ün seciyesi ve hâdimliği diğer ümmetdaşlarından daha değerliydi: “Haydarâbâd´a giderken, beni teşyîe gelen / Mîzebânın ne hazin çıktı şu ses kalbinden: /Ah biz hayra yarar unsur-i îman değiliz… / Hind´in İslâm´ını pek Türk´e kıyâs etmeyiniz / (…) Varsa ümmîdimiz Osmanlıların şevketidir / Onu bir kerre işitsek… Bu sa´âdet yetişir.”
Okumaya devam et

Share Button

SAİD NURSİ HZ.LERİNİN TÜRK’E BAKIŞI TÜRKÇÜLERDEN EVLADIR

Said Nursî Hz.lerinin Türk’e Bakışı Türkçülerden Evlâdır

Said Nursi Hazretleri’nin Türk’e bakışı, Türkçülerden evlâdır. Millî, yani İslâmîdir: “Çünkü, Cenâb-ı hak, bin seneden beri Kur’ân’ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tâyin ettiği bu vatandaşların (Türklerin) muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat ârızalarla inşallah perişan etmez. Yine o nûru ışıklandırır ve vazifesini idâme ettirir.”
Meşrutiyet’te ve Cumhuriyetin başında olduğu gibi günümüzde de İslâm millet anlayışını temel almayan Türkçü / milliyetçilerin laik bir fonksiyon yükledikleri İslâm, modern-ulus Türklüğü bütün şartlarıyla belirleyen bir âmil değildir. Bundan dolayıdır ki, Türk’ün İslâmî millet vasıflarını Batılı seküler bir formasyona sokan Türkçülere Said Nursi Hazretleri haklı tarizlerde bulunur ve nasihat eder. Türklerin ancak İslâmiyet zemininde millet hüviyetiyle var olabileceğini anlatan yazılarına devrin Türkçüleri karşı propaganda yaparlar. Bunun üzerine sitemkarâne bir şekilde Türkçülere cevap verir:
“Şeytanın telkini ile ve ehl-i dalâletin ilkaâtıyla, bana karşı propaganda ile hücum eden ve mühim mevkîleri işgal eden bâzıları…, kardeşlerimi (Türkleri) aldatmak ve asabiyet-i milliyeleri tahrik etmek için diyorlar ki: ‘Siz Türksünüz. Mâşâallah, Türklerde her nevî ulemâ ve ehl-i kemâl vardır; Said bir Kürddür. Milliyetinizden olmayan birsiyle teşrik-i mesâil etmek, hamiyet-i milliyeye münâfîdir?” Okumaya devam et

Share Button