“Oku! zira okumayan azgınlaşır”

“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm Hira mağarasında iken, Cebrail Aleyhisselâm O’na “Oku!” diyor. “Okuma bilmem” dediğinde, O’nu kollarının arasına alıp sıkıyor ve bu emri üç kez tekrar ediyor: “Yaradan Rabbi’nin adıyla oku!…” Vahyin ilk emri bu (Alak sûresi, 1.âyet ).

Resûller Resûlü Efendimiz bu âyetle emrolunduktan sonra Allah’ın bütün insanların üzerindeki rahmet ve keremini okudu. Kâbe’nin kudsîliğini, kâinatı, geceyi, gündüzü, mevsimleri, dağları, hayvanatı ve nebatâtı okudu. Kavimlerin helâk oluşlarını, zulümlerini ve nasıl ihya olacaklarını okudu.

Nebevî ve ulvî okuma emrinin mesajı ve mânası bir hayli derin. Bu ulvî emir bize şu mesajı da vermiyor mudur? Kâinattaki her varlığın mâna ve vazifesini anlamak için asıl “Kitab”a bağlı ilmî, edebî ve fikrî kitapları da tahkiki bir zan da olsa okuyun.
Okumaya devam et

Share Button

“OKURYAZAR MISIN, UYURGEZER Mİ?”

“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”

Kahramanmaraş doğumlu, eğitim fakültesi mezunu, uzun bir aradan sonra târih fakültesine devam eden, velut bir okuyucu, kitap kurdu, Mostar dergisinde bir süre editörlük ve yayın müdürlüğü yapan, bu dergiden başka Aşkar ve Edebi Fikir dergilerinde yazan, Mostar Yayınları arasında “Kubbelerin Gölgesinde İslâm Şehirleri” adlı başucu değerinde kitap yayınlayan ve “Semerkand-Mostar Gençlik Konferansları” koordinatörlerinden ve en mühimi de Fikir Dükkânı müdavimlerinden Mehmet Raşit Küçükkürtül’ün “Semerkand Genç Okur Kitaplığı” yayınları arasında Aralık 2015’de çıkan “Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?” adlı kitabından bahsetmek istiyorum.

Bu güzel ve faydalı kitap her soruya cevap veriyor. Şu sorudan başlayalım: “sözlü kültürden yazılı kültüre nasıl geçildi?” Elimizdeki kitabın bu başlık altında verdiği cevabı genç okuyucu ve yazar adayları iyi okumalı:
Okumaya devam et

Share Button

“OKU! ZİRA OKUMAYAN AZGINLAŞIR”

“Oku! Zira Okumayan Azgınlaşır”

“Yaradan Rabbinin adıyla oku! Oku, ve Rabbin binihaye kerem sahibidir. İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük keremdir”(Alak sûresi ).

İkra (Oku) sûresi de denilen bu sûre, bazı âlimlerin görüşüne göre Mekke’de inen ilk sûre olarak bilinir. Vahyin ilk emri “okumak”, yâni kainatı okumak, kainattaki her varlığın mânasını, vazifesini anlamak ve Yaradan’ı tanımaktır. İsrâ sûresinin 106. âyeti, dünya imtihanının ilk işinin okuma ile başladığını buyuruyor: “Biz O’nu, insanlara ağır ağır okuyasın diye Kur’an parçalarına ayırdık ve O’nu azar azar indirdik.”

Efendimiz s.a.v. Hira mağarasında iken, Cebrail Aleyhisselâm O’na “Oku!” diyor. “Okuma bilmem” dediğinde, O’nu kollarının arasına alıp sıkıyor. Bu emri üç kez tekrar ediyor: “Yaradan Rabbinin adıyla oku!”

Efendimiz s.a.v. bu âyetle emrolunduktan sonra insanı, kainatı, gece ve gündüzü, mevsimleri, dağları, çölleri, suyu, hayvanatı ve nebatâtı okudu. İnsanların zulümlerini, taptıkları putları, katliamları, haksızlıkları, kadınlara, kız çocuklarına reva görülen muameleyi, Mekke’yi, Kâbe’nin kutsîliğini, Allah’ın bu mekânı koruduğunu da okudu. Kavimlerin helâk oluşlarını, peygamberlerin akıbetlerini, kendilerini, yetimliğini, Allah’ın, üzerindeki rahmetini, bütün kulların üzerindeki rahmet ve keremini okudu. Okumaya devam et

Share Button