POLEMİKMEYDANI, ŞİA VE DUYGU KAOSU

POLEMİKMEYDANI, ŞİA VE DUYGU KAOSU
www.polemikmeydani.com sitesinde, site yazarlarından Mustafa Karaşahin, Şia ile ilgili yazı serisine başladı, seri yazı üç gündür devam ediyor. Biz de dikkatle takip ediyoruz.
Fikirteknesinde Şia ile ilgili çok sayıda yazı yazdığım için ayrıca dikkatimi çekiyor. Mustafa Beyin Şia ile ilgili tespitleri, temelde bizim bakışımızla mütenasip görünüyor. Ne var ki dil ve üslup münhasıran kendine ait, hal böyle olunca bakış açısı yer yer farklılaşıyor.
İnsanlar fikrin ehemmiyetini, dolayısıyla fikir dünyasının nizami bir yapıya sahip olması gerektiğini az çok bilirler fakat duygu dünyasının da belli bir tertibe sahip olması gerektiğini daha az insan bilir. İnsanların kahir ekseriyetinin fikir dünyasını duygu dünyası tayin eder, en azından etkiler. Fikir dünyasının duygu dünyasını etkilemesi için muhkem bir akl-ı selim gerekir ki buna sahip insan sayısı fazla değil. Bu nokta anlaşılmadığı için duygu dünyası kaos halinde olan insanların fikir dünyası da kaosa savruluyor.
Mustafa Beyin yazı serisinin ikincisi olan “Şia isimli melun inanç-2-Kızına tecavüz eden adam” başlıklı yazıyı okuduğumda duygu dünyam dağıldı. Şiilerin Müslüman olduklarını ve bu sebeple de Müslümanlarla “kardeş” olduklarını iddia etmeleri halinde, Suriye’de, babanın kızına, erkek kardeşin kız kardeşlerine tecavüz ettiği manasına bir mantık örgüsü kurması çok tuhaf. Yanlış deseniz yanlış değil ama doğru da diyemiyorsunuz. Bu o kadar dikkat çekici bir durum ki, nazari çerçeveden veya mantık örgüsü zaviyesinden bakıldığında “doğru” görünüyor ama insanın duygu dünyası o örgünün (formülün) neticesinin “yanlış” olması gerektiğini söylüyor. Okumaya devam et

Share Button

POLEMİKMEYDANI-4-DİKKAT ÇEKİCİ BİR YAZI SERİSİ

POLEMİKMEYDANI-4-DİKKAT ÇEKİCİ BİR YAZI SERİSİ
www.polemikmeydani.com sitesi yazarlarından MUSTAFA KARAŞAHİN’inin iki gündür yayınlanan “ŞİA İSİMLİ MELUN İNANÇ” yazı serisi mutlaka okunmalı. Ben fevkalade faydalandım, bu sebeple de duyurmak ihtiyacı hissettim.
Yazı serisinin birincisi, “Şia isimli melun inanç-1-Münafıklığın ideolojisi” başlığını taşıyor. Üzerinde düşünmediğimizden midir yoksa akletme istidadımızın kifayetsizliğinden midir bilinmez, Şia’nın bu tarafını farketmemiştik. Mustafa Bey, Şia’daki takiyye inancını işlediği bu yazısında, takiyye yoluyla yalan söylemeyi “inanç” haline getirdiğini, yalan söylemenin “münafıklık alametlerinden” olduğunu (tabii ki doğru) söylüyor ve yalan söylemeyi inanç haline getirenin, münafıklığın diğer alametleri olan “ahde vefasızlık” ve “emanete ihanet” bahislerini de zarureten gerektireceğini anlatıyor. Gerçekten çarpıcı bir bakış, herhangi bir insanın (veya Müslümanın) yalan söylemesinin çok ötesinde olan takiyye, yalan söylemeyi inanç haline getirdiği için, Şia’nın, münafıklığın ideolojisi olduğunu söylüyor.
Yazı serisinin ikincisi, “Şia isimli melun inanç-2- Kızına tecavüz eden adam” başlığını taşıyor. İnsan başlığa bakınca ürküyor önce, yazıyı okumayanlar ağır bir iftira ve hakaret zannına kapılır. Fakat yazıyı sabırla okuyunca ne kadar orijinal bir muhteva örgüsü olduğu görülüyor. Yazıyı biz anlatmayalım, kısa bir iktibasla iktifa edelim; Okumaya devam et

Share Button