Sevdan İçre Parantezler

Sevdan İçre Parantezler

Ellerinde ıssızlığım,
Dudakların… satırbaşı…
Gözlerinde sessizliğim,
Avuçlarımda gözyaşı…

Takvim takvim tükendiler,
Esmer çocuk… ve o genç kız…
Unutmayı öğrendiler,
Ayrılık vardı hesapsız…

Ellerinde beni buldum,
Dudaklarında pişmanlık.
Gözlerinde unutuldum,
Sebebi lüzumsuz artık…

Has bahçede dikendiler,
O genç kız… ve esmer çocuk…
Konuşmaktan çekindiler,
Bir hatıraydı mutluluk…

Ellerinde kalbim vardı,
Dudaklarında tuz tadı.
O çocuk burda yaşardı,
O genç kız hiç yaşamadı…

Ömer Karayılan

Görüş Günü

GÖRÜŞ GÜNÜ

"Anladım artık, beyaz bir vapurdur aşk,
Makine dairesinde söylemediğimiz sözler
Uyutmaz yolcuları sabaha kadar
Seni gördüm" *

Seni gördüm, Galata Köprüsü bu şehirden demir almak üzereydi. Martılar kimseden simit dilenmiyordu. Gökyüzündeki gri keder denize aksediyordu, o anda gördüm.
Herkesin ortasında, herkesin yalın griliğinin ortasında rengârenk bir çiçek gibi duruyordun. Rengârenk bir çiçek gibi… Edilgen.. Ama müdahil. Rengârenk bir çiçek gibi… Güzelliği zayıflığından…
Bir çiçek en çok nereye yakışır diye düşündüm o an; toprağa mı, vazoya mı? Beklenenin ellerine mi, bekleyenin yakasına mı? Bir çiçeğin ait olduğu yer neresi derken gördüm seni. Hüznün anayurdu neresidir derken.

"Seni mi gördüm,
Çözüldüm geçmiş gibi
Bir karanfil açmış gibi, yakamda." **

Seni gördüm evet. O anda duydum saatin tik taklarını. Yaşım on dokuzu vuruyordu, duydum. Dünyanın en orta yerinde bir sen, bir ben.. Bir de herkes.
Bir çiğdem incecik boynuyla kayaların arasında yol arıyordu gökyüzüne. Kayalarla mücadele ediyordu.. İncecik boynuyla. Benim mücadelem yoktu. On dokuz yaşım akıp gidiyordu, müdahalem yoktu, akıp gidiyordum. Yanlış bir cümle gibi yaşıyordum hayatın annacında. Seni gördüm, boynum ipince.
İşte tam orada gördüm; gazinoların, işportacıların, işe gidenlerin, işsizlerin, suçluların, suçsuzların, piyangolar ve tren biletlerinin, yaşını saklayan kadınların, yüzüğünü saklayan adamların, saklanan adamların, saklanamayan yalanların, söylenemeyen doğruların arasında bir yerlerde.
İşte orada duruyordum; tahliyesi gecikmiş bir mahkûm, terhis olmuş bir askerin kaybolmuş hatıra defteri, en çok annesini özleyen yatılı bir çocuk, tersyüz edilmiş bir aşk, anlaşılmamış bir söz gibi.
İşte oradaydın, ayakta duruyordun, yaşı büyüdükçe sesi kısalan bir kız çocuğu edasıyla, haritalarda olmayan bir ada, ipi kopmuş bir sandalın yolcusu gibi… Ne bileyim işte.. Senin gibi.. Yalnızca benim görebildiğim yüzünle. Oradaydın. Seni gördüm.
Ama sen görmedin geçip gittiğimi.

(*-**) Ezginin Günlüğü'nün "İlk Aşk" adlı şarkısından

Sana Benzer Biri

Sana Benzer Biri

Sana benzer birini tanıdım bir vakit,
Gülünce gün ışırdı.
Güzeldi,ne giyse yaraşırdı,
Aklım karışırdı.
Bakmaya doyamazdım,
Baksam içime sahipsizlik bulaşırdı.
Dokunmaya kıyamazdım,
Uzak diyarlardan gelmiş gibiydi,
Kaçtıkça yaklaşırdı.

Sana benzer birini gördüm bir vakit,
Korkunç güzel gözleri vardı,
Müthiş derin bakardı.
Yüzünde İstanbullu bir hüzün,
Koynunda resmim vardı.
Bir kavgayı tutmuştuk bir ucundan,
Elleri tütün,saçları deniz kokardı,
Tutsam kıvılcımlar çıkardı avcundan,
Ateşti,yakardı.

Sana benzer birini yaşadım bir vakit,
Bensiz bir dakka durmaz,
Benle olamazdı.
Ezan sesleriyle başlardı gün onunla,
Yıldızlarla sönerdi.
Gülümsese ağrılarım dinerdi,
Öpsem başım dönerdi.
Öfkesi delikanlıydı,
Delifişekti,heyecanlıydı.
Umudunu sevdamıza banardı,
Omuzuna güvercinler konardı.
İmkansızdı onu taşımak göğsümde,
Görmesem içim yanardı.

Sana benzer birini sevdim bir vakit,
Çocukça korkardı ölümden.
Bilmezdi,ertelenemezdi ölüm oysa.
Seni mi o sandım bilmem,
Onu mu sen.

Ona hiç benzemiyorsun..

Ömer Karayılan

PAZARTESİ YALNIZLARI



 


Biz ikimiz, pazartesi yalnızları,
Umutsuzluğun bordasında kedersiz,
Göz bebeklerimizde acı bir poyraz,
Hiç bir dakikamız birine uymaz.
Biz ikimiz, pazartesi yalnızları,
Yaşamayı her nedense sevmişiz .

Biz ikimiz, pazartesi yalnızları,
Hüzün gönlümüzde çalkanan deniz,
Hayat sırtımızda eski bir yama.
Yaldızsız bir ömrü taşıdık ama,
Biz ikimiz, pazartesi yalnızları,
İri bir yıldıza kenetlenmişiz.

Biz ikimiz, pazartesi yalnızları,
Bir parça serseri, az biraz işsiz,
Ölüm; sevgilinin diri busesi,
Şiir; göğsümüzde bir erkek sesi.
Biz ikimiz, pazartesi yalnızları,
Erdemin namusunu çiğnetmemişiz .

Biz ikimiz, pazartesi yalnızları,
Bir sevda, bir ağız, iki bet-beniz
Korku yüklemedik yüreğimize,
Bakılır hükmünce gereğimize,
Biz ikimiz,pazartesi yalnızları,
Meğerse adamakıllı deliymişiz…

Ömer Karayılan