FETHULLAH GÜLEN, ALEMİ AHMAK YERİNE KOYMA

FETHULLAH GÜLEN, ALEMİ AHMAK YERİNE KOYMA

Zaman gazetesi, Fethullah Gülen’in, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfına gönderdiği mesajı, 04.07.2014 tarihli nüshasında (biz internet sitesinde gördük) yayınlamış. Fehmi Koru’nun bu mesaj ile ilgili tenkitleri, gazetenin mesajın tamamını yayınlamasında etkili olmuşa benziyor. O mesajı gazete yayınlamamıştı, Fehmi Koru başta olmak üzere, geniş bir çevre tarafından mesajın sansürlendiği iddia ve tenkidi menzilini bulmuş olmalı ki gazete yayınlamak durumunda kalmış.

Ne diyor Fethullah Gülen o mesajında?

Özet olarak arınmaktan bahsediyor, ramazan vesilesiyle de muhteva ile zamanlama birbirine uyuyor. Her ne kadar gazetenin yayını ve köşe yazarlarının yazıları, ramazanın geldiğine işaret etmiyorsa da, Fethullah Gülen’in mesajı, ramazan ile mütenasip bir muhteva taşıyor. Kullandığı dil ise ilginç, genel olarak birinci çoğul (biz) zamiri ile başlayan cümleler kuruyor. Hal böyle olunca “nefs muhasebesi” yaptığı zannını uyandırıyor. Ama yazının (mesajın) sonuna vardığınızda, biz zamiriyle başlayan cümlelerin aslında kendileri dışındakilere hitap eden birer tenkit cümlesine dönüştüğü görülüyor. Böylece Fethullah Gülen ve kurşun askerlerinin “samimi” beyanlarda bulunmadıkları, bulunmayacakları, çünkü takiyye yaptıkları kanaatimiz kökleşiyor.
Okumaya devam et

Share Button

SİNSİ İNTİHALCİLER

SİNSİ İNTİHALCİLER (SİNSİ FİKİR HIRSIZLARI)
İstanbul’da köşe başlarını tutmuş sinsi ve kifayetsiz insanlar var. Gazeteleri, dergileri, televizyonları, bazı mahfilleri tutmuşlar, bazıları bulundukları yerin hakkını veremediklerini biliyor bazıları ise burnundan kıl aldırmayacak kadar kibirli… Her iki cinsi de kifayetsiz fikir adamı müsveddesi… İslam’a dair üç beş ezberleri var ve onları tekrar etmekle meşguller. Bir kısmı tam bir ahmak şablonuna mahkum olmuş kifayetsizliğinin de farkında değil, hala ülkenin (yani Anadolu’nun) eskisi gibi ne verirse yiyeceğini zannedecek kadar geri kalmış durumda, kendilerine gösterilen itibarın, işgal ettikleri mevkii olduğunu bile farketmiyorlar. Bazıları ise bunu farketmiş fakat elinden bir şey gelmeyen çaresiz insanlar misali çırpınıp duruyor. İstanbul dışında, meşhur olmamış insanların fikirlerini sinsi şekilde çalmakla meşgul.
Fikir adamı olmak bambaşka bir şey… Olamayanların çırpınışları seyre değer bir komiklik sergiliyor. İşgal ettikleri mevkii, ciddi fikir keşiflerini gerektiriyor, bunu anlamayanlar tekrara boğuldular çoktan. Anlayanlar ise sinsi şekilde fikir hırsızlığı yapmaya yelteniyor.
Basılmış fakat piyasaya sürülememiş, tanınmamış, okuyucuya ulaşmamış kitaplar var. Bunlar, basanlar tarafından İstanbul’daki işgalcilere ulaştırılıyor veya işgalciler bunlardan bir şekilde haberdar oluyor. Hatta hiç basılamamış, internette “e-kitap” olarak yayınlanan kitaplar var ve işgalciler bunlardan haberdar. Kitapların dışında, internet sitelerinde yayınlanan, yüzbinlerce okuyucusu olmadığı için kamuoyunun önüne gelmeyen makaleler de mevcut. İstanbul’daki işgalciler, bunları okuyor, içlerinden orijinal olanları (fikri keşif mahiyetindekileri) alıyor, bazen dilini, bazen üslubunu değiştiriyor, bazen de hoyratça fazla değişiklik yapmadan kendi adına gazetelerde yayınlıyor, televizyonlarda konuşuyor. Okumaya devam et

Share Button