İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-23.03.2014-MUSTAFA AKYOL VAKASI

İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-23.03.2014-MUSTAFA AKYOL VAKASI

Zaman gazetesinin 21.03.2014 tarihli nüshasında, Mustafa Akyol ile ilgili bir haber var. Haber, Mustafa Akyol’un, New York Times gazetesine yazdığı bir yazı… Haberin başlığı ise; “Seçimlerden sonra ‘cadı avı’ başlayabilir”… Mustafa Akyol’un Amerikan gazetesine yazdığı yazısının özeti, hükümetin doğru yolda olmadığı, seçimden sonra bir “cadı avı” başlatabileceği istikametinde şekillenmiş.

Malum olduğu üzere Mustafa Akyol Star gazetesi yazarıdır. Zaman gazetesinin haberinden anladığımıza göre bir de Hürriyet Daily News gazetesinde yazıyormuş.

Mustafa Akyol, fikir adamı değil, herhangi bir sahada kendinden faydalanabileceğimiz bir hususiyeti de yok. Gazetedeki köşesi kapatıldığında bir haftada unutulacak türden biridir. Varlığı ve kıymeti işgal ettiği gazete köşesinin ebadı kadar olan, tefekkür çapı ve mahareti, bir ihtiyacı karşılamayan, kendi kendine varoluşunu gerçekleştirme istidadı taşımayan bir figür. Bunları söyledikten sonra kendisiyle neden ilgilendiğimiz sorusunun cevabını vermemiz gerekiyor ki o cevap şudur; Mustafa Akyol, Türkiye’de bir “gazeteci figürüne” denk gelir. Meselemiz Mustafa Akyol’un kişiliği değil, prototipini oluşturduğu bu gazeteci figürüdür, konumuz da tam olarak bu figür.
Okumaya devam et “İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-23.03.2014-MUSTAFA AKYOL VAKASI”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.03.2014)-KONUŞTU…

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.03.2014)-KONUŞTU…

Fethullah Gülen konuştu… Zaman gazetesi ve Ekrem Dumanlı’nın, dünyayı kurtaracakmış gibi sunduğu röportaj başladı. Zaman gazetesi, adamı, dünyanın kurtarıcısı gibi sunmayı alışkanlık etti, nefes alışını bile, “aha nefes aldı, şimdi hapı yuttunuz” türünden bir komedi haline getirdi.

Tanıtım spotlarına bakınca, dostlarına kanat takacağı, düşmanlarını da bir nefeste kahredeceği vehmini oluşturuyorlar. Yeminli üyeleri, nefeslerini tutup beklemiş olmalılar, hasımları ise “yine ne saçmalayacak” diye hafif bir tecessüsle beklediler.

Nihayet konuştu…

Konuştu ama mülakatın bu günkü bölümünde ciddi bir şey söylemedi. Muhtemelen söyleyecekleri ileriki günlerde karşımıza çıkacak. Bu gün fazla saçmalamamış, sanırım giriş niteliğinde olmasından kaynaklanıyordur.
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(17.03.2014)-KONUŞTU…”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(15.02.2014)-TOPYEKUN SAVAŞ

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(15.02.2014)-TOPYEKUN SAVAŞ

Star Gazetesinde bugün (15.02.2014) yayınlanan bir haber, normal zamanlarda insanı çıldırtacak kadar dehşetengiz. Ama Fethullah Gülen örgütünün bugüne kadar yaptıklarını hatırlayınca, “hah işte, mesele buydu” dedirtecek cinsten…

Haberin başlığı; “Yüzde 65’le de gelseler dosyalarla götürelim”… Paralel örgüt üyelerinin aralarındaki konuşmaların deşifre olmasıyla hazırlanan haber, gerçekten normal zamanlarda olsa halkın yüzde doksanı “yargısız infaz” yapılmasını haklı ve gerekli görürdü.

Haberin girişi ve tabii ki özet sunumu şu şekilde;

“YARGI DARBESİNİN TALİMATLARI DEŞİFRE OLDU
Yargı darbesiyle AK Parti hükümetini devirmek için art arda operasyonlar yapan paralel yapının yüksek yargı üyesi hakim ve savcılara yönelik talimatlarını içeren ses kaydı ortaya çıktı. Ankara’daki hakim ve savcılara dinletildiği belirtilen kayıttaki ifadeler şok etkisi yarattı. 19 maddenin sıralandığı kayıtta “Hizmetin bekaası için Türkiye’nin feda edilebileceği”, “takiyye, inkar ile her yolun kullanılabileceği”, “insanların zaaflarıyla tehdit edileceği”, “Seçimlerde yüzde 65 ile bile gelseler dosyalarla götürüleceği” gibi dehşet ifadeler dikkat çekti. Başbakan Erdoğan’dan ‘Uzun’ diye sözedilen kayıtta “MOSSAD, CIA ve diğerleri Uzun’u götürmek istiyor” deniliyor.”
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(15.02.2014)-TOPYEKUN SAVAŞ”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(13.02.2014)-ŞEFKAT TEPE DİZİSİ HEZEYANLARI

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(13.02.2014)-ŞEFKAT TEPE DİZİSİ HEZEYANLARI

Cemaatin televizyonundaki diziler her bölümüyle felaket bir anlayış çarpıklığına işaret ediyor. Fazla izlenmiyor olmalı ki gerekli tepkileri almıyor, mesela biz kamuoyuna yansıyan sahnelerden haberdar oluyoruz. Genellikle umursanmayan bu diziler, takipçilerin akıl bünyelerini ve zihni evrenlerini ağır ve etkili şekilde zehirliyor. Bu sebeple takip ve tenkit edilmesinde fayda var.

Şefkat Tepe dizisindeki Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam ile ilgili sahneler, izleyicilerin zihinlerini zehirlemek için istismarın nerelere kadar varabileceğini göstermesi bakımından ipucu mahiyetinde. Fethullah Gülen örgütünün istismar etmeyeceği hiçbir kıymetin olmadığını böylece anlamış olduk.

Dizideki o sahneler, mütedeyyin basın yayın kuruluşlarında yoğun şekilde tenkit edildi. Bazı yazarlar müstakil yazılar yazdılar. Star Gazetesinde bu gün (13.02.2014) Ahmet Taşgetiren’in yazısı dikkat çekiciydi. Ahmet TAŞGETİREN, “Nasıl Yapabildiniz bunu?” başlıklı yazıda meseleyi tetkik ediyor. Ahmet Taşgetiren’in yazısındaki bazı bilgiler önemli, zira Taşgetiren daha önce cemaat medyasında (Bugün gazetesinde) uzun süre çalıştı. İçeriden bazı bilgileri var ki bunlar önemli…
Okumaya devam et “CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(13.02.2014)-ŞEFKAT TEPE DİZİSİ HEZEYANLARI”

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-9-MEHMET OCAKTAN, “KARŞI CEPHENİN NEFERİ”

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-9-MEHMET OCAKTAN, “KARŞI CEPHENİN NEFERİ”
Sık sık tekrar ediyoruz belki de ama gerçekten İslamcılık tartışması köşe yazarlarının ve fikir adamlarının hem kimliğini hem de seviyesini tespit bakımından harika oldu. Son zamanlardaki gelişmeler, kimlik ve seviyeye bir de “niyet”i ekledi. Fikir adamlarının ve köşe yazarlarının niyetini bu kadar “açık” eden başka bir tartışma hatırlamıyorum.
Mehmet Ocaktan, Star gazetesindeki köşesinde, 28.08.2012 tarih ve “Ali Bulaç’ın yazdıkları ‘Hızırla Kırk saat’in bir mısraı kadar etmez” başlıklı yazısında, herhangi bir fikir beyan etmekten ziyade “niyetini” beyan etme gayretinde görünüyor. Sözünü ettiğimiz, “gizli” niyeti… Kendinin beyan ettiği niyet bir perdeleme gayretidir. Hemen, “niyet okuyuculuktan” bahsetmeyin, sabredin, acemi yazarların, “şecaatini arzederken, sirkatini anlatmasının” orijinal bir misalini göreceksiniz.
Gerçekten de acemi yazarlar, fikir ile oynarken, acemiliklerinden dolayı gizli niyetlerini aşikar ederler. Bilgi ve fikri tertip etme çabaları, kafi derecede zekaya sahip olmadıkları için, su geçirmez bir kompozisyon meydana getiremez. Sığlıkları, bir yazıyı kompoze etmek için ihtiyaç duydukları mahareti onlara kazandırmaz. Fikir kompozisyonları delik deşiktir ve içerisi (gizli niyetleri) görünür. Okumaya devam et “İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-9-MEHMET OCAKTAN, “KARŞI CEPHENİN NEFERİ””