MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-33-TEŞKİLAT VE CEMAAT-2-

Cemaatlerin, teşkilatlarını kendi bünyelerinde kurmaları tabiidir. Ruhi ve ahlaki altyapısını hazırladıkları bünyeler, aynı zamanda teşkilatların kuluçka makinesidir. Tenkit edilecek husus, cemaatlerin teşkilatları kendi bünyelerinde kurmaları değil, cemaatler üstü şemsiye teşkilatlar veya müşterek teşkilatlar kurmamış olmalarıdır. Şemsiye teşkilatların “birliğe” doğru giden güzergah olması cihetinden ehemmiyeti büyük fakat kurulması da aynı nispette zordur. Lakin müşterek teşkilatların kurulmamasının mazereti yok. Son zamanlarda cemaatler arası müşterek teşkilatlar kurulduğunu, kurulmaya teşebbüs edildiğini görmek iste memnuniyet vericidir.
Cemaatlerden bir cemaat olmak ve böyle kalmak, başka bir ifadeyle tüm hayatı kuşatacak kadar genişleyememek ve derinleşememek, müşterek teşkilatlara ihtiyacımızı artırıyor. Bir cemaat büyüyüp diğerlerini şubeleri haline getiremediği müddetçe, müşterek teşkilat fikrinin geliştirilmesi gerekiyor. Doğru olan ise bir cemaatin diğerlerini yok etmesi değil, müşterek hayat ve faaliyet alanları oluşturmak, bunu mümkün kılacak müşterek teşkilatlar kurmaktır. Okumaya devam et

Share Button

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-32-TEŞKİLAT VE CEMAAT-1-

TEŞKİLAT VE CEMAAT-1-
Türkiye’de Müslümanların içtimai bünyeleşmeleri cemaat şeklinde zuhur etti, bu sebeple cemaat bahsini ayrıca tetkik etmek ehemmiyet arzediyor. Cemaat bir tarafından bakıldığında müthiş bir teşkilat numunesidir, başka bir tarafından bakıldığında teşkilat numunesi değil, teşkilatların kuluçka makinesi gibidir. Türkiye’de ve İslam coğrafyasında her fikir bünyeleşmek istediğinde önce cemaatleşiyor. Cemaat, kadimden beri kullanılan içtimai bünye numunesi olduğu için tecrübe müktesebatı da büyük, dolayısıyla içtimai oluşumlar tabii olarak bu havzaya akıyor.
İslam, modern zamanlardaki sivil toplum kuruluşlarına benzer teşkilatları arzu etmez. İslam, Müslümanları günde beş vakit bir araya getirecek kadar yoğun bir teşkilatlılık haline sahiptir, beş vakit bir araya getirme mekanı cami, bir araya getirme sebebi namaz, bir araya getirme şekli ise insanların tamamını, sınıf oluşturmadan yan yana ve aynı istikamete doğru dizmek şeklindedir. Diğer taraftan, herhangi bir iş için bir araya gelen iki kişinin birini diğerine (diğerlerine) imam, reis tayin eden bir içtimai yoğunluğa sahiptir. İslam, her an teşkilat kurmakta, her iş için teşkilat kurmakta, he alan için teşkilat kurmaktadır. Bu yoğunlukta “teşkilatlılık halini” taşıyabilecek bir teşkilat numunesi keşfedilmiş değil. Okumaya devam et

Share Button

YENİ BİR YAZI SERİSİ “MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI”

YENİ BİR YAZI SERİSİ, MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI
Sosyal muhalefet projeksiyonu ile ilgili çalışmamız gösterdi ki, halkın en zayıf tarafı, teşkilat anlayışı ve teşkilatlanma mahareti. Teşkilat (örgüt) dendiğinde illegalite akla geliyor ve terörist faaliyetler zihni işgal ediyor. Yıllardır sosyalistlerin teşkilat konusundaki yoğun çalışmaları bu kelimenin manasının kaymasına sebep olmuş ve illegaliteyi ihtiva eder hale gelmiş. Kelime ve mefhum üzerindeki sosyalist yığınak, Müslümanların teşkilat meselesine mesafeli durmasına sebep olmuş görünüyor.
Gerçekten yirminci asır, sosyalist mücadele asrıydı dünyada. Sosyalistler mecburen teşkilat konusunda ciddi mesafe almışlardı. Özellikle illegal teşkilatlanma hususunda yirminci asrın tecrübe birikiminin ciddi bir kısmını ürettiler. Bundan dolayı teşkilat denildiğinde (kendi dilleriyle örgüt) bir müddet insanların zihnine sosyalist anlamlar üşüştü. Sovyetlerin yıkılması, yirminci asrın sonlarına doğru dünyada Müslümanların ciddi mücadelelere girmesi, teşkilat mefhumu üzerindeki sosyalist anlam yığınağını azalttı. Ne var ki hala Müslümanların zihinlerinde bu türden bir işgal zayıf da olsa devam ediyor.
Teşkilat denilen yapı, fevkalade önemli… Müslüman’ın hayatında ise çok daha önemli. Çünkü İslam, bir araya gelen iki Müslüman’ın birini diğerine başkan tayin eder, birinin başkan seçilmesini ısrarla tavsiye eder. İslam’ın inşa etmek istediği hayat, teşkilatlı (dolayısıyla medeni) bir hayattır. Bu sebeple insanın Müslüman olması, teşkilatlanması demektir. Önce manevi (fikri) manada, sonra da fiili alanda…
İslam’ın teşkilata ve teşkilatlı hayata bu kadar ehemmiyet vermesine rağmen Müslümanların teşkilat konusunda çok geri olması anlaşılır gibi değil. Bu günkü birçok problemin kaynağında da, teşkilat anlayışının olmaması, teşkilatlanılamaması yatıyor.
Meselenin ehemmiyeti, ilgilenmeyi şart kılıyor. Mesele de uzun olduğu için, birkaç yazının işi değil. Bu sebeple yazı serisine başladık. Hayırlısı…
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Share Button