REKABETTEN UHUVVETE DÖNMEK İÇİN

REKABETTEN UHUVVETE DÖNMEK İÇİN

Meşhur hikâyedir; Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethine hazırlandığı günlerde bir sabah erkenden tebdil-i kıyafetle Edirne çarşısında alışverişe çıkar. Girdiği ilk dükkândan bir şey satın alır. İkinci bir şey daha satın almak istediğini söyleyince, dükkân sahibi, “Ben siftahımı yaptım; onu da yandaki dükkândan alınız.” diyerek komşusu esnafa yönlendirir Fatih’i. Genç padişah yandaki dükkânda da diğer dükkânlarda da aynı tavırla karşılaşır. Esnafın böylesine bir tok gözlülükle birbirini kollamasından pek memnun olmuştur. “Ben bu milletle değil İstanbul’u, dünyayı fethederim!” diyerek Allah’a hamd ü senada bulunur. Okumaya devam et

Share Button

DOST KAVGASI HAKİKAT KATİLİDİR

DOST KAVGASI HAKİKAT KATİLİDİR

Dost kavgası çok vahimdir, malzemesi dostluktaki sır birikimdir. Dostlar, aynı cephede mevzilenmiş kıtalar olduğu için, birbirinin kalbini bilir, birbirinin kalbine nişan alır. Düşman cephedeki askerlerin kalbini bulamazsınız, kalbini vuramazsınız, kendi cephenizdeki kıtaları ise tam kalbinden vurma imkanınız var. Cephe içi savaş ise düşmanla yapılan savaştan daha şiddetlidir çünkü her iki tarafta birbirinin kalbini (sırlarını) bildiği için, savaşı hızlı ve çabuk bitirmek ister. Hızlı ve kesin neticeli savaş olması kaçınılmaz hale gelince, şiddetini ayarlamak imkansızdır.

Düşmanla savaşta bile “ölçü”nün muhafaza edilmesi, savaş hukukuna ve ahlakına riayet edilmesi gerekir, dost savaşında ise ölçünün muhafazası elzemdir. Ne var ki tam aksine tecelli eder, dost savaşında ölçü imha edilir, hakikat katledilir. Bu netice, dost savaşının tabiatından kaynaklanır çünkü dostlar birbirinin fikri ve itikadi kaynaklarını, mevzilerini, mesnetlerini bilir. Savaş ise zaten bu noktalarda yürütülür. Bu mevzileri vurmaya başlayan bir savaşın ilk katlettiği kıymet, hakikattir.
Okumaya devam et

Share Button