İSLAM MAARİF ANLAYIŞI-12-İNSAN TELAKKİSİ-9-

Zevkte vahdeti gerçekleştirmek, İslam Maarifinin temel hedeflerinden biridir. Zevkte vahdeti gerçekleştirmek, sadece zevk alabilir hale gelmektir, bir taraftan zevk alırken, diğer taraftan ıstırap çekmemektir.
İnsan tabiatı düşünüldüğünde zevk vahdeti, fevkalade zordur. Nefs merkezinde “zevk vahdeti” gerçekleşmez. Ruh ne kadar köreltilirse köreltilsin, beka vasfını kaybetmeyeceği için, nefsin zevklerine mutlak manada iştirak etmez. Ruh ne kadar bedene, nefse, dünyaya meyledecek hale getirilse de (önündeki perdeler artırılsa da), hakikat bilgisi onu bekaya doğru çeker. Ruhun perdelenmesi mümkün fakat söndürülmesi, öldürülmesi, etkisizleştirilmesi imkansızdır. Nefs merkezinde yoğunlaşan zevk anlayışı, ruhu ne kadar perdelerse perdelesin, ne kadar baskı altına alırsa alsın, ruh bir şekilde tezahür eder ve kendine rağmen ve kendine aykırı kurulan insan iç dünyasını darmadağın eder. Bunlar ruh patlamalarıdır. Ruh, kendi tezahürlerine hiç itibar edilmeyen insan ve hayattan intikamını alır. Her arzuladığına sahip olan zengin insanların intihar etmelerinin sebebi, ruhun intikamıdır. Ruhun nefsten intikamı o kadar ağırdır ki, nefsi öldürür, insanı intihar ettirir. Nefs merkezli hayatın yoğunluğu bir noktayı aştığında, ruhun tezahürleri sıfır kıymetine indiği için, ruh varlığını, nefsi öldürerek gösterir.
Zevkte vahdet, “ruhi zevk” merkezinde gerçekleştirilebilir. Çünkü ruh, insanın nihai merkezi ve kaynağıdır. Nefs, ruha irca edilebilirse ve ruhun aldığı zevke iştirak edebilir hale getirilirse, zevk vahdeti gerçekleştirilir. Okumaya devam et

Share Button

İSLAM MAARİF ANLAYIŞI-11-İNSAN TELAKKİSİ-8-

İnsandaki temel tezatlardan biri de, zevk-ıstırap zıtlığıdır. Bu zıtlık, hissi kaynakla ilgili olduğu için doğrudan hayata dairdir. Hayatın her alanında, her anında kendini gösteren, insanın hayat ve faaliyetlerini etkileyen, istikametini tayin eden, zafiyetlerini tespit eden bir zıtlıktır.
İnsan, tabii olarak “zevk”in peşine gider, ıstıraptan uzaklaşır. Başka bir ifadeyle zevk de cazibe kudreti mevcutken, ıstırapta aksi mevcuttur. Hayat ıstıraptan hali değildir bu sebeple insan ıstıraptan müstağni olamaz. Tercih etmeksizin maruz kaldığı ıstırap, zevkin peşine gitme iştiyakını da artırır.
Hayatı zevkten uzak tutma çabalarının hiçbiri netice vermez. Zevkin aleyhine söylenecek sözü kimse dinlemez, dinleyenler anlamaz, anlayanlar gereğini hakkıyla yerine getiremez. Zevksiz bir hayat inşa edilemeyeceği için, zevksiz bir dünya görüşü örülemez, örülürse tatbik edilemez, tatbik edilirse mensubu, cemiyette istisna teşkil edecek kadar az olur. Okumaya devam et

Share Button